Connect with us

Makale

Grafoloji ve Eğitim

Published

on

grafoloji

Grafoloji Nedir ?

Grafoloji nedir ? En basit tanımı ile grafoloji, el yazısından karakter analizidir. Evet , el yazısı karakterinizi ele veriyor. Tıpkı davranış şekilleriniz, el – kol hareketleriniz, jest ve mimikleriniz ve hatta ses tonunuz ve kullandığınız bütün kelimelerin ele verdiği gibi elbette. El yazısı , parmak izi gibidir.

Her insanın yazısı eşsizdir : İnsanın duruşu, kımıldanışı,  bakışı,  gülüşü, söyleyişi, yürüyüşü, hareket tarzı, şakaları, rüyaları hep kendinin, kendi fiziğinin, kendi  fizyolojisinin, kendi  psikolojisinin öz eseridir., Bu yeryüzünde kahve fincanını bile birebir biçimde tutan, ekmek lokmasını birebir biçimde çiğneyen  iki  insan bulunamaz.  Öyle ise, bütün yaptıklarımız yalnız bizimdir.

İşte bu bakımdan yazı,  insanı  incelemek  için  başvurulacak  olan  belgelerin en uygun, en kullanışlı  olanlarından  biridir. 

grafoloji
grafoloji

Her insanın elyazısı bir bütündür. Grafoloji biliminin en önemli ilkelerinden biri de şudur: yazı nokta, harf,  söz  dediğimiz  parçaların  toplamı değil ,bir sanat eseri gibi canlı  bir  bütündür. 

Her insanın yazısında değişmez karakterler vardır. İnsanın yazısı  kendisini anlatır.

İnsanlar yazı ile insan arasındaki bağlaşmayı ötedenberi görüp anlatmışlardır. İnsanlar  tanıdıkları  insanların  el yazılarını  da   onların  yüzlerini tanır  gibi  tanırlar.   El yazısını   tanıdıkları  bir  insandan   mektup   gelince, adresteki yazıya bakar bakmaz  kimden geldiğini  söyleyiverirler !

Aslında el yazısı çocukluğumuzda , gençlik döneminde ve olgunlukta ve hatta yaşlılık döneminde bile farklılıklar gösterebilir ve değişebilir. Peki kişilik değişmez mi ? Elbette kişilik de değişmektedir. Ana hatları istisna olmak üzere insanlar değişirler. . .

Grafoloji yazının bilimidir. Yazı ile yazarı arasındaki her türlü ilginin, ilintinin incelenmesi bu bilimin işidir.

Grafolog da insan ruhunun  katmanlarını  inceleyip  ne  olmakta  olduğunu  anlamaya  çabalar.   Kendinin  ne   olduğunu, ne olmadığını onun için öğrenmek isteyen bir insan da bir Grafolog’a  başvurabilir.

Hepimizin çocukluk veya ergenlik döneminde saçma diye nitelendirebileceğimiz hal, hareket ve davranışları olmuştur. Bu gün ise o anılarımızı tebessüm ederek anımsarız. Bu gün doğru kabul ettiğimizi yarın yalanlayabiliriz. Şu cümle oldukça doğrudur. ” Değişmeyen tek şey , değişimin kendisidir.” Felsefedeki ” Aynı nehirde iki kez yıkanamazsınız ” tezi, nehrin birebir aynı nehir olmadığı savını savunur.

Konumuza dönecek olursak grafoloji yazı üzerinden çok kesin olmamakla beraber karakter analizi yapma sanatıdır. Günümüzde kriminal daire başkanlığı gibi kurumlar ve bilirkişiler resmi davalarda el yazısı ve imza orijinalliğini çözümlemek üzere iş yürütürler. Özellikle Forensik Grafoloji sadece bu alanla ilgili çalışmalar yürütür. Ancak şunu belirteyim ki siz de bir kaç ipucu ile kolayca el yazısı yorumlayabilirsiniz.

grafoloji uzmanlarının meydana koyamayacağı yazı hırsızlığı yoktur.

Şimdi gelin bazı ipuçlarını beraber öğrenelim.

Grafolojik İpuçları ! Yorumlamayı Öğreniyoruz.

Sağa Doğru Eğik Yazan Kişi

İletişim becerisinin iyi olduğu manasına gelir. Aynı zamanda arkadaş canlısı görünmeye özen gösterirler. Otoriteye uyma eğilimleri yüksektir ve genellikle kabul edilmek için uyma eğilimi gösterirler. Çocukluk döneminde otorite figürleri babadır. Baba, anneden daha otoritedir onlar için. İster severek , ister korkarak itaat etsinler , sonuçta babaya otorite olarak bakarlar.

“Moretti, bu kişiler için dünyaya veya otoriteye kabul görmek için eğilirler” der. Özellikle eğim hafif ise kontrollü bir kabul edilme çabası olduğu düşünülebilir. Ancak eğim %40’üzerinde ise kişi egosunu alt etmiş, koşulsuz teslimiyet eğilimindedir.

Dik Yazan Kişi

Dik yazı karakter bağımsızlığına işarettir. Kişi ne annesini ne de babasını rol model almamıştır. Bu arkadaşlar oldukça akılcı ve kontrollüdür. Bağımsız ve kontrolcü kişiliği sayesinde hesapsız davranmamak gibi bir eğilimleri bulunur.

Gerektiğinde toplum içerisine karışmak ve sosyalleşmekten kaçınmazlar. Bu uğurda asla eğilmez ve dik dururlar, taviz vermezler. Duygularını kabul etseler bile ! yeri geldiğinde kendilerine bile karşı dururlar ve kendilerini bastırırlar.

Sola Doğru Eğik Yazan Kişi

Annecidirler. Babalarını bilinçaltında reddederler ve anneci bir tavır takınırlar. Duygusal baskınlık yüzünden kendilerini fazla ifade etmeyi sevmezler ve onlar için duygular acı vericidir. Bu sebeple de mantığı tercih ederler.

Eğer kadın ise ilişkilerinde sert , acımasız ve baskın kişi bu arkadaştır. Güçlü kadın imajını oluşturmaya çalışırlar.

Otoriteye karşıdırlar. Kendileri otorite olmayı seveler. Takip etme konusunda kötüdürler. Özellikle kurallara isyan etme eğilimleri bulunmaktadır.

Bir örnek vermek gerekirse John Steincback geriye dönük eğik yazar.

sola eğik yazı grafoloji
sola eğik yazı grafoloji

Karma Yazılar

Evet gelelim kararsızlara. Evet ne sağa ne sola ne de dik yazan , kafasına estiği gibi yazan arkadaşlar bunlar.

Çocukluk döneminde anne veya babayı memnun etmeye çalışan ama bir türlü karar veremeyen , ailede tutarsızlık yaşayan arkadaşlardır.

Benlik yapıları sağlam değildir ve ciddi bir şekilde hayata karşı suçluluk hissederler. Kafka’nın yazısı buna en güzel örnektir.

Kafka Grafoloji
Kafka Grafoloji
Grafoloji Diyagramı

Grafoloji Diyagramı ve Yorumu

Yukarıdaki diyagramda eğime göre kısa ve net yorumlar yer almaktadır. Çok çarpıcı yorumlar bunlar ve arkasından sizlere yazı türüne göre ünlülerin yorumlarını aktaracağım.

A : Duyguları konusunda oldukça rahatsız kişilik. Duygularını asla ifade etmeyen kişidir. Tabiri caizse kendi dünyasına kapanmıştır. Ulaşmak çok zordur hatta imkansızdır.

B : Duygular konusunda gizlilik esas, yansıtmayı sevmez. Anlaşmak zordur.

C : Gerçek duygularını saklayan bu kişi , çok diplomatik davranır ve gerektiğinde maskeler takar.

D : Duygularından çok zihnini dinler. Mantıklı ve oldukça dikkatlidir. Bağımsızdır.

E : Duygularını dışavurmakta kontrollü olmakla beraber sağlıklı düşünür. İletişim kurmakta zorlanmaz .

F : Duygularının kontrolündedir. Kişi mantığını kullanmakta zorlanmaktadır.

G : Duygular kişiyi ele geçirmiştir. Mantık tamamen devre dışıdır. Özellikle histerik duygu ve hareketler gösterir. Katil profilinin bu olduğu düşünülmektedir.

Karma Yazılar : Tahmin etmek çok güç , bu kişiler kararsız , disiplinsiz , kaprisli ve sağ duyudan yoksundur.

Yazının Büyüklüğü

Büyük Yazan Kişiler

Dost canlısı ve zararsız kişilerdir. Yabancı insanlara karşı daha mesafeli olmayı seçerler ama iletişim kurmaktan kaçınmazlar. Sevgi dolu kişilerdir. Mutludurlar.

Küçük Yazan Kişiler

Mantığı temsil eder ama karşıt görüşlü kişilere karşı sert ve acımasızdır. zihinsel uğraşları seven ve akademik düşünen kişiler genelde küçük yazarlar. Hem küçük hem de zarif yazan kişiler ise kendi düşünceleri dışında düşünen kişilerle iletişim kurmazlar. Bununla beraber sosyal normları yıkmazlar.

Kalemin Bastırılması ve Koyu Olması

Sözünün eri kişilerdir. Bir söz verirlerse mutlaka yaparlar. Hayata karşı öfkelidirler. Bununla beraber etrafında olan bitene karşı duyarlıdır.

Çok koyu harflerde ise hayata karşı öfke ve sürekli bir gerginlik söz konusudur. Küçük imalarda bile alınganlık gösterirler. Bir olaya karşı önce tepki gösterir , soruyu daha sonra sorarlar. Duygusal tepkilerini bastırmakta zorlanırlar ve süreklilik gösterirler.

Solgun ve Silik Harfler

Bu kişiler hayata karşı hassas kişilerdir. Öfke barındırmazlar. Genellikle mutlu kişilerdir ve çok kırılgandırlar. Bu kişilerin üstüne gidilmez. Genellikle tehlikeden uzak duran sönük bir yaşamı tercih eden kişilerdir.

Harflerdeki İpuçları L – t – h – y

Bu harflerin üst çizgisini uzun çizen arkadaşlar bir hedefe sahiptir ve bu yolda çaba gösterirler. Eğer bu harfler fazla uzunsa kişilerin beklentileriyle ilgili gerçekçi olmayan fikirleri olabilir. Bu noktada uyarmak gereklidir.

Y ve G harfindeki kuyruk kıvrımlı ve harfin altından çengele dönüşüp harfi sağdan aşıyor ise bu sanat eğilimi ve zeka belirtisidir. Genellikle zeki kişilerde görülmektedir.

Y harfi
Y Harfi

Kelime Boşlukları

Eğer kelimeler arasındaki mesafe fazla ise o kişiyi rahat bırakın çünkü nefes alacak zamana ihtiyaç duyuyor.

Kelimeler arasında daha az boşluk varsa kişi sıkı ilişkilerdne hoşlanmaktadır ve yalnız kalmaya ihtiyaç duymaz. Genellikle etrafı kalabalık biridir.

Ünlüler ve Grafoloji

Sola Yatık Yazan Ünlüler

Obama – Johnny Depp

Miley Cyrus – Bradd Pit – Eminem

Dik Yazan Ünlüler

Borges
J.K. Rowling
Justin Timberlake
Britney Spears
Shakira
Angelina Jolie
Beyonce

Sağa Yatık Yazan Ünlüler

Oprah
Albert Einstein
J.D. Salinger
Atatürk
Tesla

Continue Reading
Advertisement
4 Comments

4 Comments

  1. Kemale Şahbazi

    22 Ağustos 2020 at 15:17

    Azerbaycanda el yazısı yazıyoruz. Türkiyede herkes düz yazı yazdığı için ben ne yazacağımı şaşırdım.El yazısı yazsam okuyamıyorlar.Düz yazıyı da ben yazamıyorum. Düz yazı sanki bana ciddi gelmiyor gibi bir hiss oluyor. Çok güzel yazı, tebeikler!

    • avicenna

      7 Eylül 2020 at 02:56

      Teşekkür ederim. Türkiye çok şükür bu uygulamadan vazgeçildi 😀 Çünkü gerçek el yazısı kişinin kendi tercihine bırakılan el yazısıdır.

  2. Nil

    18 Ekim 2020 at 17:26

    Bu konuda eğitim veriyor musunuZ

    • avicenna

      24 Ekim 2020 at 23:13

      merhaba, bu konuda eğitim vermeyi hiç düşünmedim. Uzmanlık alanım değil fakat bilgi sahibiyim

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Makale

Retorik ve Hitabetle Konuşmanızı Nasıl İlginç ve Etkili Hale Getirebilirsiniz

Published

on

retorik ve hitabet

Topluluk önünde konuşma, sadece dili iyi bir şekilde konuşma yeteğine sahip olmak demek değildir. Retorik ve hitabet sanatına göre iyi bir konuşmacı, psikoloji ve oyunculuk, felsefe ve analitik konularında da temel bir anlayışa sahip olmalıdır. Temel amacı sadece muhataplara belirli bilgileri iletmek değil, aynı zamanda dinleyicilerin ilgisini uyandırmak, dinleyicileri belirli eylemlerde bulunmaya teşvik etmektir.

10 Temel Retorik Kuralı

Retorikte, konuşma kalitesini etkileyen ve hitabetin merkezinde yatan 10 bileşen vardır. Yazımızın pdf dosyasına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Nesnellik

Kendi inançlarınızı değişmez bir gerçek olarak sunmamalısınız. Konuşmacının konuşması tarafsız ve bilgi doğru olmalıdır;

Özlülük

Çok sayıda ikincil bilgi içeren uzun bir monolog, diğerlerinden rahatsızlık ve olumsuz tepkilere neden olur. Konuşma metni, anlamlı ve bilgilendirici kalırken yeterince kısa ve özlü olmalıdır;

Netlik

Açıklık, karmaşık şeyleri basit kelimelerle açıklama, bilgiyi muhatap tarafından anlaşılabilir bir biçimde sunma yeteneğidir;

Görüntüler – Retorik ve Hitabet

Örnek olarak gerçek yaşam durumlarının kullanılması, karşılaştırma ve yan yana koyma, dinleyicide tanıdık şeylerle çağrışımları çağırır. Ortaya çıkan hisler ve duygular, bilginin algılanmasını kolaylaştırır ve konuşmayı daha akılda kalıcı hale getirir;

Retorik ve Hitabet

Fayda İlkesi

Söylenenlere dair ana fikir kolay kavranmalı ve çabuk ezberlenmelidir;

Voltaj

Muhatap büyülenmeli, ilgilenmeli ve entrikayı korurken ve gerginliğin derecesini artırırken, onu yavaş yavaş anlatının doruk noktasına getirmelidir;

Sürpriz

Standart olmayan bir yaklaşım ve duruma yeni bir bakış, izleyicinin konuşmacıya ve konuşmasına olan ilgisini artırır;

Doyma

Dinleyiciyi anlaşılması zor terim ve formülasyonlarla aşırı yüklememelisiniz, bunlar basit ve anlaşılır bilgilerle değiştirilmelidir;

Komik efekt

Mizah keskin köşeleri yumuşatır, izleyicinin mizacını çağrıştırır ve iyi bir şaka veya uygun tanıkla seyreltilmiş konuşmalar daha iyi hatırlanır;

Tarzı – Retorik ve Hitabet

İddialı ve yüce konuşmalar yapmamalısınız, ama aynı zamanda söylenenler kaba görünmemelidir. Hikaye anlatma stilinin seçimi, içeriğine ve sunum için hedef kitleye bağlıdır.

Konuşmanızı nasıl ilginç ve etkili hale getirebilirsiniz – 7 ipucu

Mizah anlayışı, ilginç gerçekler

Kuru, tatsız ve karmaşık terimlerle dolu bir konuşmacının konuşmasını dinlemek sıkıcıdır. Halk, ironi ile seyreltilmiş basit ve ilginç bir metni kolayca algılar.

Duraklatmalar

Duraklama, topluluk önünde konuşmanın ciddi bir unsurudur. Parlak bir ifadeden sonra durun. Bu seyircinin zihninde güçlü bir tepki uyandırır, entrikalar, gerginlik, merak uyandırır. Duraklamalarda sessiz olmaya çalışın ve mırıldanmayın: “eeee” veya “bunun gibi başka ne söylenebilir …”.

Güven

Dinleyicilerin güvenini oluşturun. Bana gelişigüzel bir şekilde kaç müşteriniz olduğunu veya bir işletmeyi ne zamandır yönettiğinizi, ne tür bir deneyime sahip olduğunuzu söyleyin. Henüz yaygın bir itibar oluşturmadıysanız, izleyicinin sözleriniz hakkında şüpheleri olacaktır. Gerçek hayattan örnekler verin.

Alaka düzeyi

Güncel konular hakkında konuşmak gerekiyor. Alaka düzeyi şu anda konunun önemi ve güncelliği olarak anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, haberdar olun. Örnekler verirseniz, kontrol edin; güncel olmayabilir. Yeter ki alaka düzeyi retorik ile uyumlu ve hitabet açısından yeterli olsun.

Aksanlar

Önemli kısımları vurgulayın. Hızlıca söylenen duygusal ifadeler insanları sıkıyor.

Bir düşünceyi hız, ses gücü, jestle vurgulayın. Vurgulamanın önemli olduğu ifadeyi açıkça vurgulayın: camı kırın, masaya çarpın. Konuşmaları metaforlar, hikayeler ve ifadelerle dolu. Sadelikleri ve parlaklıkları nedeniyle halk arasında rezonansa girerler.

Hikayeler

Hikayeler şeklinde anlatın: Bir şeyi nasıl başardınız, belirli durumlarda ne kadar ilginç ve eğlenceli anlar vardı. Dinleyiciler sizin yerinizde kendilerini denerler, hikayenizi yaşamaya başlarlar. 2017’de Otli’den bir iş adamının konferansına katıldım. Bana hangi zorlukları aşması gerektiğini, başlangıçta siyahi bir iş olarak nasıl geçimini sağladığını anlattı. Bu arada, yüksek eğitimi yok. Her şeyi irade ve karizma ile başardı. Gibi

“Önce” ve “sonra” alımı

Bir ürünün reklamını yaparken, dinleyicinin hayatının ürünü kullanmaktan nasıl değişmesi gerektiğini örneklerle sunun. Zayıflama ürünü satmak mı istiyorsunuz? Kilo verdikten “önce” ve sonra “sonra” resimleri gösterin, örneğin Christina Aguilera veya Polina Gagarina.

Sunumunuzun sonunda özetleyin ve harekete geçirici mesaj verin. Parlak, şok edici, orijinal!

Topluluk önünde konuşmaktan nasıl korkmamalı

Potansiyel başarısızlık korkusu ve sahne korkusu tamamen doğaldır ve birçok insanda ortaktır. Konuşma korkusunun arkasında gerçekten ne olduğunu anlamamız bizim için önemlidir, böylece ona etkili bir şekilde karşı koyabiliriz.

Sahne korkusu ya da olası başarısızlık korkusu, geniş bir izleyici kitlesi önünde performans sergilemek üzere olan kişiyi saran sürekli bir endişe durumudur.

Aşağıdaki ipuçlarını dinleyin:

Konunuzu bilin

Performans korkusunu hiçbir şey hazırlıklı olmak kadar bastırmaz. Konuşmanızın konusunu ve metnini bilin. Ve en önemlisi, izleyicilerinizi tanıyın. Neyle ve kiminle konuştuğunuzu biliyorsanız, paniğe kapılmanıza gerek yok.

Konuyu bilmek, sunumunuzda daha doğal ve ikna edici olmanızı sağlayacaktır. Ve aniden herhangi bir teknik arıza meydana gelirse, sizi hiç utandırmayacaktır: sonuçta, bilginizden% 100 eminsiniz!

Sakin ol

Sahne korkusunun “sadece kafada” olduğu gerçeğine rağmen, korkunun kendine özgü fizyolojik tezahürleri vardır. Dinleyicileriniz bunu fark edebilir. Başa çıkmanın en iyi yöntemi, olumsuz beklentileri olumlu olanlarla değiştirmektir. Söylediklerinizi unutursanız ne olacağı konusunda endişelenmek yerine, bir seyirci önünde iyi performans gösterirseniz ne olacağını düşünün. Basit görünse de, olumlu onaylamalar, topluluk önünde konuşmadan önce stresi azaltmaya gerçekten yardımcı olabilir.

Olası en kötü senaryoyu hayal edin

Olumlu düşünceler size yardımcı olmuyorsa, en kötü durum senaryosunu düşünün. Bir kez hayal ettiğinizde, bu senaryonun o kadar da korkutucu olmadığını anlayacaksınız. Bu rahatlamana yardımcı olacak.

Sonuçları hayal edin

İstediğiniz gibi adlandırın: yansıtma, hayal gücü, meditasyon. Ona hangi adı verdiğiniz önemli değil – sadece yapın. İdeal performansınızı şevk, mizah, güven ve profesyonellikle parladığınız bir seyirci önünde hayal edin. Başarı hakkında ne kadar çok düşünürseniz, başarma olasılığınız o kadar artar.

Dünya senin etrafında dönmüyor

Herkesin sizinle alay etmeyi, eleştirmeyi veya kınamayı beklediğini hissedebilirsiniz. Ancak durum bu değil. Tüm hatalarınız için tüm dünyanın sizi suçlayacağı hissinden kurtulun.

Sunumunuza, izleyicilere ve onlara ne vermek istediğinize odaklanın. Bunu yaparak, içinizde zaten biriken gerilimi azaltacaksınız.

Bir şeyler ters gittiğinde

Er ya da geç bir şeyler ters gidecek. Mikrofon veya projektör çalışmayabilir. Raporunuzun konusuna ve içeriğine sahipseniz, sizi pek rahatsız etmeyecektir. Mikrofon çalışmıyor mu? Boşver, sesini yükselt ve konuşmaya devam et. Teknik personel muhtemelen zaten soruna bir çözüm bulmak için çalışıyor. Ve evet, endişelenmelerine izin ver, sen rahat ol

Sakin ol ve kendinin önüne geçme

Konuşmanızı mümkün olan en kısa sürede bitirmek için acele etmeyin. Performansınıza sakin ve yavaş başlayın. Bu, en uygun konuşma hızını seçmenize, dinleyicilere alışmanıza ve izleyicinin size alışmasına izin verecektir.

İlk beş dakikaya konsantre olun

Tüm konuşmanızın sadece beş dakika sürdüğünü hayal edin. Bu, performansı daha az stresli hale getirir. Sunumunuzun ilk beş dakikasını “tamamlamaya” odaklanın – bu, sizi sakinleştirmek ve sürece dahil olmak için yeterli olacaktır.

Heyecanınız için asla özür dileme

Konuşmanızın çoğunda sakin görünecek ve heyecanınıza ihanet etmeyeceksiniz. Öyleyse neden izleyiciye bundan bahsediyorsun? Dizleriniz titriyor gibi görünmesine izin verin – seyircilerden kimse bunu fark etmeyecek, inan bana. Bu yüzden sadece bahsetmeyin, yoksa izleyicileriniz kendilerini gerecek, onlara söylediklerinizi dinlemeyi bırakacak ve konuşma tarzınızı değerlendirmeye başlayacaktır.

Hataların hakkında konuşma

Performansınızı hazırladınız ve provasını yaptınız, harika hissediyorsunuz. Ancak, zaten sahnede olduğunuz için, birden kafanızın karıştığını veya önemli bir şey söylemeyi unuttuğunuzu fark edersiniz. Böyle zamanlarda, bu hatayı bilen tek kişinin siz olduğunu unutmayın. Dinleyicileriniz hiçbir şeyden şüphelenmiyor. Bu yüzden mutlu bir cehalet içinde kalsalar bile, onları bilgilendirmeye değmez. Hatalarınızı kabul ederseniz, bazı dinleyiciler kasıtlı olarak başka kusurları aramaya başlayacaktır. Seyircinin dikkatini sunumunuzun ana amacından başka yöne çevireceksiniz.

Erken gel

Geç kalmak sadece heyecanınızı artıracaktır. Önceden konuştuğunuz yere gelin, alışın. Hatta daha rahat hissetmek için sahneye çıkabilir veya koridorda dolaşabilirsiniz.

Isınmak

Gergin olduğunuzda vücudunuzdaki kaslar sertleşir. Gösterinizden on beş dakika önce biraz ısınma yapın. Bu, kas gerginliğini giderecek ve vücudunuzu rahatlatacaktır.

Nefes almak

Heyecana her zaman hızlı nefes alma eşlik eder, bu da oksijen eksikliğine ve rahatlama kaybına neden olur. Sahneye çıkmadan bir dakika önce kendinizi sakinleştirmek için birkaç derin nefes alın.

Her şeyi iki kez kontrol edin

Raporunuzda bir dizüstü bilgisayar veya herhangi bir not kullanmanız gerekiyor mu? Her şeyin çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Mikrofon başında durduğunuzda, unutulmuş kağıtların ve notların peşinden koşmak için çok geç olacaktır. Ve bu, güveninizi büyük ölçüde azaltacaktır. Konuşmanızın metnini o kadar iyi bilin ki, mücbir sebepler durumunda bile tereddüt etmeden konuşmaya devam edebilirsiniz.

Ana tavsiye

Performans korkunuzun üstesinden gelmeye çalışmayın. Onunla çalışın! Kendinizi hazırlamalı ve konuşmanızın ilk birkaç dakikasında son derece heyecanlanacağınızı kabul etmelisiniz. Kaygınızı ne kadar bastırmaya çalışırsanız, o kadar güçlenir. Bu yüzden sunumunuza odaklanın. Heyecan yavaş yavaş azalacaktır. Retorik ve Hitabet sanatının büyüsü sizi mükemmel bir konuşmacı yapabilir.

Continue Reading

Makale

Uzaktan Eğitim Ne Kadar Sürecek ?

Published

on

online eğitim

Uzaktan eğitim şüphesiz içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde en çok duyduğumuz kelimelerden bir tanesi. Peki bu kavram ne demek ? Gerçekten neyi ifade ediyor ? Eğitim konusunda ne kadar hazır olduğumuzu hiç irdeledik mi ? Uzaktan yapılan eğitimlerin ne kadar etkili olduğunu ölçebiliyor muyuz ? Gelin beraber bu soruların cevaplarını irdeleyelim.

Uzaktan eğitim aslında günümüzde yeni bir kavram değil. Uzun yıllardan beri gerek AÖF olsun gerekse AUZEF olsun, çeşitli şekillerde üniversiteler uzaktan eğitim noktasında çalışmalar yapıyor ve içeriklerini kullanıcı adı ve şifre girilmesi kaydıyla online ortamda yayınlıyorlar. Canlı ders dediğimiz sistemde de hocalar uzaktan bağlantılarla tecrübelerini öğrencilerle paylaşıyorlar.

online eğitim
online eğitim

MEB İÇİN PANDEMİ DÖNEMİNDE ZORUNLULUK – UZAKTAN EĞİTİM

Küresel bir salgın olan koronavirüsün bulaşıcı etkisi sebebiyle okullar maalesef tehlike arzetmeye başladı. Salgının her ne kadar gençler üzerinde büyük etkileri olmadığı bilinse de bu kitlenin virüsü taşıma tehlikesi evlerdeki milyonlarca yaşlı ve orta yaş ebeveynleri tehlikeye atıyor. Bu sebeple de okulların uzaktan eğitim sistemine geçmesi zorunluluğu ortaya çıkıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı ise altyapısı hazır olmadığı halde bu duruma hazırlıksız yakalanan taraf oldu. Ayrıca ülkenin her yerinde yeterli internet ve cihaz altyapısı hazır olmadığı için MEB kendi kabahati olmadığı halde bu durumdan etkilenen taraf oldu ve eğitim bir süre aksadı. Çareler arayan eğitimciler ise çareyi Zoom ve Google Meet gibi platformlarda ders vermekte buldular. Uzaktan eğitim platformları olmayan bu siteler bir şekilde uzaktan eğitime entegre edildi ve artık en yaygın kullanılan eğitim araçları haline geldiler. Özellikle Zoom dünya çapında ün kazandı.

MEB online eğitim sürecini eba üzerinden yürütüyor ve bunun için zoom entegrasyonu sağlayarak derslerin daha kolay işlenmesi için hızla teknik altyapısını tamamlamaya çalışıyor. Bu süreçte açtıkları portal üzerinden de süreci kontrol ediyorlar. Üzerine tıklayarak ulaşabileceğiniz bu portalda uzaktan eğitim araçları , bilgilendirme videoları , hazırlık dönemi programı, rehberler ve kitaplar yer alıyor.

İçerdikleri dahili araçlarla hem görüntülü hem de sesli bi şekilde eğitime olanak sağlayan bu siteler ve programlar online toplantıların da vazgeçilmezi haline geldi. Artık şirketler, okullar ve benzeri kurumlar virüs sebebiyle bir araya gelmekten çekindiği için bu platformları tercih ediyorlar.

Uzaktan Eğitim Başarılı Olabilir mi ?

Aslında bu sorunun cevabını vermek çok zor. Çünkü çok fazla değişken bulunuyor. Bu değişkenlerden bir kaçını saymakta fayda görüyorum. Ama şüphesiz en önemli değişken öğrencilerdeki içsel motivason elbette. Öğrencilerin öğrenme düzeyini belirleyen temel faktörlerin başında geliyor.

Öğrenciler online derslere katılmak istemiyor. Bunun bir çok sebebi var ancak en önemlisi ekranda bir noktaya uzun süre sabit bir şekilde odaklanmanın çok zor oluşu. Karşınızda bir görüntü ve ses var evet. Ancak etkileşim kurmak zorlaşıyor. Mesela iki tarafında kamerasının açık olması gerekiyor. Ancak taraflardan birinde kamera eksik ya da kusurlu olabiliyor.

uzaktan eğitim
uzaktan eğitim

Bunun yanında internet bağlantı problemlerinin yüksek olduğu bölgelerde görüntü aktarımı oldukça kalitesiz. Bu durumun özel sebebi ise upload hızı olarak vurgulanabilir. Ülkedeki en yaygın upload hızı 0,60 kbps yani 1 Mgbit bile değil. Bu durumda dosya indirme değil , dosya gönderme hızını etkiliyor. Ayrıca ping sürelerinin de çok yüksek olduğunu söylemekte fayda var. Bu sebeple dosyaların veya görüntünün aktarımı oldukça yavaş ve kalitesiz.

Tabi sınırlılıklar bununla da kısıtlı değil. Bilindiği üzere eğitimde fırsat eşitliği sağlanması gerekiyor. Peki kaç evde bilgisayari tablet veya akıllı cep telefonu var ? Bütün bunların tamamlanmadan uzaktan eğitim sürecinin ülke çapında eşit oranda sunulması nasıl mümkün olabilir ?

Her öğrenciye bir tablet ya da bilgisayar sunulduğunu varsayalım. Peki öğretmenler ? Öğretmenlerin bir bilgisayarı olmak zrounda mı ? Eğer maddi durumu el vermiyorsa meb öğretmenlere bilgisayar veriyor mu ? Sadece meb değil , aynı durum özel okullar için de geçerli elbette. Özel okullar da öğretmenlerine gereki imkanları sağlama noktasında yetersizler. Okuldan eğitim olanaklarının mümkün olmadığı zamanlarda evden ders yapmak zorunda kalan öğretmenler teknik yetersizliklerden dolayı sorunlar yaşıyorlar.

Uzaktan mı yoksa Yüz yüze mi ?

Şühesiz yüz yüze diye haykrdığınızı duyar gibiyim. Ancak burada da şu soruyu aklımıza getirmemiz gerekiyor. Günün belli saatlerinde uzaktan eğitim kapsamında yapılan derslerin kolaylıkları yok mu ? Şüphesiz teknik imkanlar sağlandığı taktirde zamandan ve mekandan tasarruf ettiren bu sitemin artıları oldukça fazla. Ancak eksileri ile kıyaslandığında malesef yüz yüze eğitimin daha başarılı olduğunu söylemek daha mümkün . Maalesef diyoruz çünkü bu süreçte bu pek de mümkün görünmüyor.

Yüz yüze eğitimin en temel artılarından bir tanesi göz teması ve direkt iletişim. Bu tabi sizlere doğrudan geri dönüt alabilme imkanı tanıyor. Ayrıca öğrencilerin oturduğu yerde sabit kalmasında sorun olmasa da öğretmen açısından hareket bir zorunluluk ve bu sadece yüz yüze eğitim sayesinde mümkün olabiliyor.

Uzaktan Eğitim Ne Kadar Sürer ?

Şüphesiz salgının yaza kadar bitmesine yönelik büyük bir beklenti var. Ancak Ülkeler genellikle DSÖ nün verdiği veriler kararlar dogrultusunda aksiyon alıyorlar. Dolayısıyla salgının dünyadaki seyri göz önünde tutulacaktır. Bu sebeple de kontrollü olarak mart ayından itibaren tüm kademelerde okulların açılacağı beklentisi güc kazanmaya başladı.

Evet beklentimiz mart sonu tüm okulların açılacağı yönündedir.

Continue Reading

Makale

Loci Hafıza Teknigi

Published

on

loci hafıza tekniği

Loci metodu

Loci metodu hafızayı güçlendiren bilinen en eski metod olarak adlandırılır. Loci, locus kelimesinin çoğul halidir ve anlamı yer ya da konum demektir. Aşina olduğunuz yerleri en iyi hatırlayabileceğiniz varsayımına dayanmaktadır. Yani hatırlamak istediğiniz bir şeyi çok iyi bildiğiniz bir yerle ilişkilendirirseniz, o konum size hatırlamanız için bir ipucu sağlayacaktır.

loci hafıza tekniği
loci hafıza tekniği

Roma imparatorluğu döneminde geliştirilen locus metodu bir çeşit düğüm metodudur. Cicero’ya göre bu yöntem akşam yemeği sırasında çöken binadan kurtulan tek kişi olan Ceous Sİdemer’in şairi tarafından geliştirilmiştir. Simonides misafirlerin nerede olduğunu hatırlayarak tanınmayacak kadar ezilmiş ölüleri teşhis edebilmiştir. Bu deneyimden sonra, herhangi bir şeyi bir konumun zihinsel imgesiyle ilişkilendirerek hatırlamanın mümkün olabileceğini fark etmiştir. Bu arada yazının pdf halini bu linkten indirebilirsiniz.

Loci sistemi hem yunanlı hem de Romalı konuşmacılar/hatipler tarafından bir hafıza aracı olarak kullanılmıştır. O dönemlerde notların yardımı olmadan yapılan konuşmalarda bu teknikten yararlanılmıştır. Yaklaşık M.Ö. 500 yılına kadar uzanan bu sistem, fonetik ve peg sistemlerinin tanıtıldığı 1600’lerin ortalarına kadar en popüler hafıza güçlendirici sistemdi. Bu metod özellikle, eğer görselleştirme yönünüz iyiyse işe yarar. metod şu şekilde çalışıyor:

loci Hafıza Tekniği nin  Uygulanışı

Kendi eviniz gibi iyi bildiğiniz bir yer düşünün. Bir dizi konumu mantıksal sırayla bir yerde görselleştirin.

Örneğin; normalde evinizde ön kapıdan arka kapıya doğru giden yolu zihninizde görselleştirin. Ön kapıdan başlayın, koridordan geçin, otuma odasına dönün, yemek odasından geçip mutfağa gidin ve böyle devam edin. Odanı n bir tarafından diğer tarafına giderken mantıksal ve tutarlı bir şekilde hareket edin. Ev eşyalarının her biri ek bir konum olarak görev alabilir. Hatırlamak istediğiniz her öğeyi konumlardan birine yerleştirin. Öğeleri hatırlamak istediğinizde evinizi gözünüzün önüne getirin. Zihninizde bir odadan diğerine geçin. Evinizde belirli bir yerle ilişkilendirdiğiniz her öğe, zihinsel olarak evinizde ilerlerken aklınıza gelmelidir.

Aşağıdaki alışveriş listesini hatırlamak isterseniz, metod şöyle çalışır;

Tıraş köpüğü

Şeftaliler

Sosisli

Ketçap

Dondurma

Evinizi hayal ederken ön kapının her tarafına tıraş köpüğü sıktığınızı hayal edin. Sadece ‘tıraş köpüğü’ kelimesini hayal etmeyin. Tıraş köpüğünün püskürtücüsüne bastığınızı ve köpüğü ön kapının her tarafına püskürttüğünüzü gerçekten hayal edin. Tıraş köpüğünün kokusunu da hayal etmeye çalışın aynı zamanda. Şimdi kapıyı açın, salona girin ve dev bir şeftalinin ön koridordaki basamaklardan aşağı yuvarlanıp size doğru geldiğini hayal edin. Şimdi oturma odasına girin ve 6 metre boyunda kovboy şapkası takmış ve şöminenin önüne uzanmış bir sosisli hayal edin. Yemek odasına girin ve eski moda bir hizmetçi kıyafeti giymiş bir şişe ketçapın masayı kurduğunu hayal edin. Son olarak mutfağa gidin ve sıcak sobanın üzerinde eriyen bir galon dondurma hayal edin.

Tüm listedeki öğeleri evin etrafına görsel olarak yerleştirdikten sonra alışveriş listenizi hatırlamaya çalıştığınızda tek yapmanız gereken ön kapınızı hayal etmek olacak. Tıraş köpüğünüzü anında göreceksiniz, salona girdiğinizde şeftali aklınıza gelecek ve böyle devam edecek.

Zihinsel görselleri ne kadar çirkin ve sıra dışı hale getirirseniz, onları hatırlamak da o kadar kolay olacaktır. Bu yöntemi, bir konuşmadaki önemli noktaları, bir etkinlik veya toplantıdaki kişilerin adlarını, yapmanız gereken şeyleri, hatta aklınızda tutmak istediğiniz bir düşünceyi bile hatırlamak için kullanabilirsiniz. Bu yöntem işe yarıyor gerçekten çünkü hatırlama biçiminizi değiştiriyor böylece bildiğiniz lokasyonları (yerleri) kullanarak kendinize ipucu verebiliyorsunuz. Lokasyonları iyi bildiğiniz bir sıralamaya göre düzenlerseniz, göreceksiniz ki daha kolay hatırlamak istediğiniz şeyi hatırlayacaksınız.

Çeviri için : Alev Yılmaz‘a teşekkür ederiz.

Continue Reading

Trend Gönderiler