Connect with us

Tarih Konu Anlatımı

Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar

İlk uygarlıkların yaşantılarına baktığımızda neredeyse hepsinin su kenarlarında yerleşim kurduğunu görüyoruz. Uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar konusunun anlaşılması için bu noktanın iyi anlaşılması gerekmektedir. Su ve diğer besinler

Published

on

uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar

Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar Hakkında

“Paramın tamamını geri istiyorum. Bundan sonra senden kötü kalite bakır almayacağım” Bu sözler Bir Sümerli bireyin sözleri. Belki de dünyadaki ilk tüketici şikayeti mektubu. Kötü kalitede bir maden gönderen kişiye sitem ediyor arkadaş. Bu tablet tam 3800 yıllık. Yazının icad edildiği uygarlık olan Sümerlilere ait.

Chicago Üniversitesi, Akad dilinde yazılan tableti tercümesi edip sosyal paylaşım sitesi Reddit’te yayımladı.

‘PARAMIN TAMAMINI GERİ İSTİYORUM’

Bir ulakla gönderilen mektupta, Nanni adlı tüccar toptancı Ea-Nasir’e özetle şöyle diyor:

“Bana geldiğinde Gimil-sin’e iyi kalite külçeler vereceğini söylemiştin. Ama sözünü tutmadın.

uygarlığın doğuşu- Siirt'teki Başur Höyük kazı alanı
uygarlığın doğuşu

Ulağım Sit-Sin’i, kötü külçeler verip ‘Almak istiyorsan al, almayacaksan çek git’ deyip gönderdin.

‘BU NE SAYGISIZLIK?’

Benim gibi birine nasıl bu kadar saygısız davranırsın?

Sen beni ne sanıyorsun? Daha önce sana bizim gibi beyefendi ulaklarla birkaç kez para gönderdim.

Ama sen onları eli boş halde, hem de düşman topraklarından geri yolladın. Ulağıma saygısızlık ettin.

uygarlığın doğuşu - Antik stadyumda 'kombine' izleri

Paramın tamamını geri istiyorum. Şunu bil ki bundan sonra senden kötü kalite bakır almayacağım.

‘KÖTÜ MALI REDDETME HAKKIMI KULLANACAĞIM’

Külçeleri kendi iş yerimde tek tek ben seçeceğim. Kötü malı reddetme hakkımı kullanacağım.”

  • İlk uygarlıkların yaşantılarına baktığımızda neredeyse hepsinin sulamaya uygun yerlerde veya küçük su veya nehir kenarlarında yerleşim kurduğunu görüyoruz. Uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar konusunun anlaşılması için bu noktanın iyi anlaşılması gerekmektedir. Su ve besinler insanlar için temel besin kaynakları olduğundan ilk uygarlıklar özellikle nehir kenarlarına ve tarıma elverişli alanlarda kurulmuştur.
  • Uygarlıkların kurulduğu alanlara baktığımızda Çin Medeniyetinin Sarı Nehir , Hint Medeniyetinin İndus ve Ganj Nehirleri etrafına, Türk Medeniyetinin Aral Gölü ve Seyhun-Ceyhun Nehirleri ve Balkaş Gölü etrafına, Mısır Medeniyetinin Nil Nehri etrafına, Mezopotamya Uygarlıklarının ise Fırat ve Dicle nehirleri etrafına toplandığını görüyoruz. Bütün bu medeniyetlerin tarıma elverişli ve sulak arazilere yerleşmesinin mantıklı bir açıklaması yukarıda bahssettiklerimdir. Günümüzde ise bu durum elbette değişmemiştir. Su ve tarıma uzak arazilere ise teknoloji sayesinde yerleşim kurulabilmiş ve buralar bayındır hale getirlmiştir.

  • Uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar ile ilgili incelemelere başlayalım. Uygarlığın doğuşu ve İlk uygarlıklar arasında işleyeceğimiz en önemli uygarlık bölgesi Mezopotamya olsa gerek. Bu muazzam coğrafya ilk başlanmayı hakediyor zira. Şimdi gelin öncelikle bu bölgenin nasıl bir yer olduğu ve isminin kökenini irdeleyelim.

Uygarlığın doğuşu

uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar hakkında extra bilgiler

Merak edenler için

Mezopotamya Şarkısı – Ders ezberi için

Ekstra bilgi için  Mezopotamya maddesi

Dicle Nehri Hakkında  –  Fırat Nehri Hakkında

Uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar ile ilgili konu anlatım slaytına sitemizde bu linkten ulaşabilirsiniz. Sitemizde tarih konu anlatım bağlantılarını anasayfadan bulabilirsiniz.

Mezopotamya Uygarlıkları

  • Mezopotamya, (Arasında) Mesos-Potamos (Nehirler) kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bir kelime. Bu iki nehir Fırat ve Dicle nehirleridir. Bölgeyi sulayan bu nehirler Mezopotamya ‘ya hayat vermiştir. Mezopotamya ilk uygarlıklar beşiği olarak nitelendirilir. Burada Uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar tarafından tercih edilmesi bu bölgenin doğal şartları ile ilgilidir.

Mezopotamya Neden Önemli ?

  • Göç Yolları üzerinde olması : Asya’dan Avrupa’ya doğru yol üzerinde bulunması bir çok milletin bu bölgeye zorunlu uğramasına sebep olmuştur.
  • İklim Şartlarının Uygunluğu
  • Topraklarının verimli olması ve tarıma elverişliliği
  • Sulama imkanlarının fazla olması
  • Şartlara baktığımızda yaşam olanaklarının uygun olduğunu görüyoruz. Bölgedeki temel inşaat malzemesi toprak ve toprağın çamurlaştırılmasıyla elde edilen Kerpiçtir. Bölgede taş malzemeye çok az rastlanmaktadır.
  • Dolayısıyla Kerpiç malzeme kullanılarak yapılan eserler günümüze ulaşamamaktadır. Uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar ünitesindeki temel uygarlığımız ise Sümerliler. Yazımızda tarih konu anlatım dersimize Sümerliler ile devam ediyoruz.

Sümerliler

  • “Tarih Sümerle Başlar” meşhur bir söylemdir. Bu argümanda Tarih = Yazının icadı bağlantısından ileri gelir. Evet yazının mucidi Sümerliler’dir. Bu Mezopotamya uygarlığı, yazının icadı ile bilinir ve Tarihi Çağlar, Sümerliler ile başlar.
  • Bulunan yazı çivi yazısıdır. Çiviyi andırmasından dolayı böyle isimlendirilir.
  • Sümer ülkesinde okullar bulunur ve öğrenciler öğretmenleri ile olan münasebetlerini bile tabletlere kazımıştır. Bu gün elimizde tarihteki Tarihte İlk Yağcılık Örneği olarak nitelendirebileceğimiz bir tablet bulunmaktadır. Bu tablette öğrencimiz kendisine sert davranan öğretmenini eve çağırarak ona hediyeler vermeyi ailesinden istiyor ve neticede bu isteği gerçekleşiyor.

Sümer Okulları ve Tabletler

Sümer tabletlerinde neler yokki 🙂 Aşk mektuplarından tutun da mahkeme kayıtlarına, borç ilişkilerine bir çok şeye ulaşabiliyoruz. Sümer kanunları ise bunlar arasında en değerlileri. Sümer tabletleri günümüze 5000 küsür yıl geriden ışık tutuyor. Malesef bu tabletlere başka bir yazımızda değineceğiz. Şimdi dersimize geri dönmek zorundayız.

Sümerler’in Özellikleri

  • Sümer ülkesinde her şehir birbirinden bağımsız yapıda örgütlenmiştir. Bu bölünmüş şehir devletlerine “Site” denir.
  • Site devletleri arasında sık sık savaşlar görülüyordu. Bu şehir devletleri arasında siyasi bir birlik yoktur. Dolayısıyla Sümer Ülkesinde hiçbir zaman merkezi bir yönetim kurulmamıştır.
  • Site devletlerinden bazılar “Ur, Uruk,Lagaş” şehirleridir.
  • İpucu : Dikkat ! ! !
  • Bir ülkede başkent yok ise, merkezi yönetim yoktur. Dolayısıyla siyasi birlik bulunmaz. Merkezi bir yönetimden söz edilemez.
  • Site devletlerinin başında bulunan ve rahip-kral ünvanı taşıyan bu kişilere “patesi” veya “ensi” gibi ünvanlar verilmiştir.
  • Bu yöneticiler bir kaç siteye aynı anda hükmetmeye başladığında kral manasına gelen “Lugal” tüm ülkeye hakim olurlarsa “Lugal Kalma” ünvanı alırlar.
  • uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar – çivi yazısı
  • Tarihte ilk yazılı kanunları Lagaş kralı URUGAKİNA oluşturmuştur.
  • Sümerliler matematik ve astronomi alanında ilerlemiş, çalışmalarının neticesinde ilk ay yılı esaslı Takvimi icat etmişlerdir.
  • Tekerleğin mucidi olarak Sümerliler kabul edilmektedir.
  • Ziggurat adı verilen yapılar inşa etmişlerdir. Bu yapıların 3 katlı olduğu ve en üst katında gözlem evi olduğu bilinmektedir. Giriş katını depo olarak kullanan Sümerliler, orta katı ise okul olarak kullanmışlardır.

Sosyal ve Dini Yapıları

  • Köleler, Rahipler, Asiller gibi sosyal sınıf farkları görülen Sümer ülkesinde çok tanrılı
  • tekerlek Uygarlığın doğuşu
  • din görülmektedir. Yazımızda tarih konu anlatım ına devam ediyoruz.Bundan önce sağ taraftaki resimleri dikaktli incelemenizi istiyorum. tarih konu anlatımı ünitesini anlamanız için faydalı olacaktır.
  • sümer ziggurat yapısı Uygarlığın doğuşu

Akadlar

  • Uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar ünitesindeki en önemli uygarlıklardan biri de Sami kökenli bir topluluk olan Akadlar topluluğudur.
  • Akadlar Tarihte bilinen ilk merkezi imparatorluğu kurmayı başarmışlardır.
  • Kral Sargon döneminde gelişen Akad topluluğunda Başkent “Agade” şehridir.
  • Bir başkentin olması merkezi bir yapının olduğunu gösterir. Merkezi krallık kavramı başkentin olmadığı şehirlerde düşünülemez.
  • Tarihte bilinen ilk imparatorluğu kuran Akadlar, bunu yine tarihte kurulan ilk düzenli ordu ile başarmışlardır.
  • Akadlar çok tanrılı bir dini inanışı benimsemişlerdir.
  • NOT : Mezopotamya uygarlıklarının büyük bir kısmında ve neredeyse tamamında çok tanrılı dinler görülmektedir.
  • Kral Sargon’un ölümünden sonra bu devlet zayıflamış ve Sümerliler devleti bu devlete son vermiştir.

Elamlar

  • Elamlar sami kökenli bir devlettir. Başkentleri SUS şehridir.
  • Anadolu’da Lidya ülkesinden başlayan KRAL yolu burada SUS şehrinde sona ermektedir.
  • Elamlara Asurlular devleti son vermiştir.
  • Şüphesiz isimlerini günümüze kadar yaşatmış olmaları onların büyük bir devlet olabilme ihtimallerini diri tutar.
  • Ancak Elamlar ile ilgili bilgiler malesef ülkemiz sınırlarında oldukça sınırlıdır.

Babilliler

  • Babilliler devleti Sami kökenlidir. Samiler arasında Amurru kolu tarafından kurulmuştur. Bu sebeple Amurrular olarak da bilinirler.
  • Başkentleri ise Babil kentidir. Günümüzde bu şehir Irak sınırları içerisinde bulunmaktadır.
  • Temsili Babil Kulesi Uygarlığın doğuşu
  • Babil’in Asma Bahçeleri dünyanın 7 harikası içerisinde sayılmaktadır. Yine aynı listede Babil Kulesi’ni görmekteyiz. Bu yapılar günümüze ulaşamamıştır. Temel nedeni ise dayanıksız malzemeler ile yapılmış olmalarıdır.
  • Babil Kralı hammurabi, kısasa kısas esaslı sert kanunlar yaparak tarihe geçmiştir.” Hammurabi Kanunları”
  • Kanunları okumak için tıklayınız.
  • Göze göz, dişe diş şeklinde ifade edilen bu kanunlarda cezalar oldukça ağır ve işlenen suçun karşılığı aynî oluyordu.
  • Aslında içeriğe baktığımızda Sümer kanunlarının daha küçük bir ülke yönetimi için, Babil kanunlarının ise bir imparatorluk yönetimi için ortaya çıkartıldığını söylemek daha doğru olacaktır.
  • Babilliler ülkesinin akıbetinde ise Perslerin egemenliği ile tarih sahnesinden çekilmek kaçınılmaz olacaktır. 
  • Uygarlığın doğuşu ve ilk uygarlıklar ünitesinde Asurlular ile devam ediyoruz.

Asurlular

  • Asur imparatorluğu Mezopotamya’nın kuzeyinde yaşayan ve dolayısıyla anadoluya yakın bir halktır. Anadoluda kurdukları ticaret kolonileri tarihte önemli bir yere sahiptir.
  • Bu ticaret kolonilerine “KARUM” denmektedir. Bu KARUM denilen pazarlarda Mezopotamya’dan getirdikleri YAZIYI kullanmaları anadolu halkına yazı hakkında ipuçları verecektir. En meşhur  KARUM , Kayseri- Kültepe’de bulunmaktadır. (Kaniş)
  • Anadoluda Hititler , Asurlardan aldıkları yazıyı kullandılar ve Anadolu’da tarihi devirleri başlattılar.
  • NOT : Yazıyı Anadolu’ya Asurlar getirmiştir. Karum denilen pazar yerlerinde borç ilişkileri kil tabletlere yazılmıştır.
  • Düzenli orduları bulunmakta ve diğer Mezopotamya uygarlıkları gibi çok tanrılı dinlere inanmaktadırlar.
  • Mezopotamya uygarlıkları ile ilgili son bir genel bilgi : Bu uygarlıklar uzun ömürlü olabilecek eserler bırakamamışlardır. Bunun sebebi bölgenin ana malzemesi olan kerpiçtir. Bununla beraber göç yolları üzerinde olmaları sık sık istila edilmelerine sebebiyet vermiştir.
  • Bu uygarlıklar insanlık tarihinin en eski icatlarına ev sahipliği yapmış ve medeniyetler buradan dünyaya yayılmışlardır. Mezopotamya dendiğinde akla gelmese gereken iki kelime Fırat ve Dicle’dir. Bu iki nehir bölgeye can vermektedir. Yazımızda tarih konu anlatımı eylemine heyecanla devam ediyoruz. Sıradaki uygarlıklarımız Anadolu‘dan.

Uygarlığın doğuşu – Anadolu Uygarlıkları

  • Anadolu tarihin ilk devirlerinden itibaren bir çok uygarlığa ev sahipliği yapan bir coğrafyadır. Eski isimlerinden biri de Anatolia’dır. Anatolia güneşin doğduğu yer demektir.
  • Bizim tarihimizde anadolu için çeşitli rivayetler öne sürülmüştür. Ana dolu (analarla dolu coğrafya) veya askerlerin savaşa gittikeri sırada anadoludaki kadınların onlara ayran ikram etmesi ve askerlerin heyecanla ana doldur ! ana doldur diye haykırmaları neticesinde böyle bir adlandırmaya gidilmiştir. Tabiki adlandırmalar varsayımlardan ibarettir. En doğrusunu Hâkk Tealâ bilir.
  • Anadolunun özellikle göç yolları üzerinde bulunması, tarih boyunca kalabalık ve hareketli bir nüfusa sahip olmasında etkilidir. Ancak yine bu sebepledir ki anadolu tarih boyunca istila edilmiştir.

Hititler

Hitit uygarlığı Anadolu’nun en eski uygarlıklarından biridir. Hititlerin Kafkaslardan Hatti ülkesine gelerek onlarla birleşmesiyle Hitit Ülkesinin kurulduğu düşünülmektedir.

Hitit Güneş Kursu

Hititler’in başkenti Bugün ki Çorum-Boğazköy yakınlarında bulunmuş olan Hattuşaş şehridir. Başkenti bulunan bir ülkenin merkezi yönetimi olacağını unutmayalım.

Ülkenin kaynaklardan hareketle bilinen ilk Kralı Hattuşili’dir. (Labarna)

Hititliler ile Mısırlılar arasında yapılan KADEŞ SAVAŞI, dönemin en önemli gelişmesidir. Özellikle Kuzey Suriye üzerindeki hakimiyet mücadelesinden dolayı çıkan bir savaştır.

Bu savaştan sonra Dünya tarihindeki ilk yazılı anlaşma kabul edilen KADEŞ ANLAŞMASI imzalanır.

Kadeş Anlaşması

Bu anlaşma Mısır Firavunu II. Ramses ile Hitit Kralı III.Hattuşili arasında imzalanır. Anlaşma metninde Hitit Kraliçesi’nin de mührü bulunmaktadır. (Puda Hepa)

Hitit ülkesinin ilk yıllarında şehirleri prensler yönetmekteydi. Görünümde feodal (derebey) (Ağalık sistemi veya ayanlık) gibiydi. Bu Prensler savaş zamanı orduya askerlerini de alarak katılırlardı. Hitit ülkesi büyüdükçe bu şehirlere artık valiler atanmaya başlandı ve merkezi otorite arttırıldı.

Sınıf farklılıkları görülen Hitit ülkesinde köleler en alt katmanı oluştururdu ve bunların mülkiyet gibi hakları bulunmaktaydı.

İnsan haklarını gözeten Hititler’de aile hukuku gelişmiştir. Ancak köleler yarım insan sayıldıkları için kanunlardan yararlanma anlamında yarım hakka sahiptiler.

Cezaları yumuşak olmakla beraber krala karşı işlenen suçlar için ölüm cezası verilirdi.

NOT : Tarihteki ilk medeni hukuk kurallarını Hititler meydana getirmişlerdir.

Dini inanışları çok tanrılı sisteme dayanır.

Hititlerin Asurlular’dan alarak kullandıkları yazı Çivi yazısıdır. Bununla beraber  Hiyeroglif  adı verilen resim yazısını kullanmışlardır. Resim yazısı sembollerden oluşmaktadır.

Yazının anadoluda kullanılması ile beraber ” Anadoluda tarihi çağları Hititler başlatmış olur”

Gılgamış destanı , Sümer dilinden Hititçe’ye çevrilmiştir.

Hititlerin Güneş kursu anadolu medeniyeti sembolüdür. Bu kurs günümüzde ETİ markasının da sembolüdür. Hititlerin bir diğer ismi de ETİ uygarlığıdır.

İvriz ve Yazılıkaya kabartmaları günümüze kalan önemli eserlerdendir.

Hititlerde Krala Tabarna , Kraliçeye ise Tavananna yani anakraliçe denmektedir. Yöneticilerin içinde bulunduğu bir danışma meclisleri vardır.

Pankuş adı verilen  danışma meclisinde son söz Krala aitti.

ANAL adı verilen yıllıkları tanrıya hesap vermek amacıyla yazmışlardır. Bu yıllıklar yalan içermezler. Bu eserler tarafsız oldukları için objektif tarihçiliğin önemli metinlerinden kabul edilirler.

Tarihte atlı savaş araçlarını ve arabalarını ilk Hitit uygarlığı kullanmıştır.

Hitit Uygarlığı Perslerin etkisiyle tarih sahnesindeki yerini terketmiştir.

Frigyalılar

  • Frigyalılar , başkent gordion üzerinde kurulmuşlardır. Bugün Ankara yakınlarında 29 km uzaklıktaki Polatlı ilçesinde bulunmaktadır.
  • Friglerin bilinen ilk Kralı Gordios olarak isimlendiriliyor. Kral Midas, meşhur hükümdarlarıdır. Her tuttuğu altına dönüşsün diye dua eden ve bu başına bela olan Midas, daha sonra tekrar dua eder ve bir nehre ellerini sokar. Nehir elindeki büyüyü alıp götürür ve Midas kurtulur. Tarihe Eşşek kulaklı midas olarak geçmiştir.
  • Frigler özgün bir yazı sistemi kullanmışlardır. Kuyumculuk ve kaya oymacığı sanatlarında gelişme kaydetmişlerdir.
  • Tarım alanında oldukça sert cezalar koymuşlardır. Bunun sebebi tarımın önemli olmasıdır. Saban kırmak veya öküz öldürmek genellikle ölüm ile cezalandırılırdı.
  • Saban, tarlayı sürmeye yarayan tırnaklı çatallı alettir.
  • Kibele isimli ana tanrıçaları, bereket tanrısıdır. Midas Tümülüsü ise günümüze kalan önemli eserlerdendir. Tümülüs, kral mezarlarına denir. Tepelerin altı oyularak meydana getirilmişlerdir.
  • Dünyanın , kendi dönemindeki en meşhur halıları Frig ülkesinde dokunurdu. Bu halılara  TAPATES denmektedir.
  • Hitit ülkesinde ev tipleri Megaron olarak isimlendirilir. Doğulu tipte evlerdir. Girişte Büyük salon ve etrafında diğer odalar bulunmaktadır.

Lidyalılar

  • Lidya uygarlığı denince akla ilk şüphesiz PARANIN İCADI VE ÜCRETLİ ASKERLİK gelmektedir.
  • Lidyalıların kurucusu olarak Kral GİGES kabul edilir. M.Ö 7.YY’da kurulan bu uygarlık Kral yolu sayesinde oldukça zenginleşmiştir.
  • Başkentleri SARD şehridir. Bu şehir Manisa’da küçük Menderes ile Gediz nehri arasında kurulmuştur.
  • KRAL YOLU uygarlığın gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Ticaret için kullanılan bu yol Mezopotamya’da Elam SUS şehrinde sona ermektedir.
  • Para’nın icadı ile takas etkinliklerine son vermişlerdir. Tarihte ilk kez SİGORTA sistemi geliştirerek tüccarlara güvence vermişlerdir.
  • PARALI ORDU sistemi kurdukları için devlet uzun ömürlü olamamıştır. Burda sebep milli bir ordu olmamasından dolayı vatanseverlik kavramının azalmasıdır.
  • Çok tanrılı din sistemi görülmektedir.
  • Fenike alfabesini kullanmışlardır. 26 Harflik bir alfabedir.
  • Friglerin yıkılmasından sonra Frig egemenliğinden kurtulmuşlardır. Ancak Pers kralı tarafından son verilmiştir.

Urartular

  • Urartular Van yakınında bulunan TUŞPA şehrinde kurulmuştur. Özellikle tarıma oldukça önem vermişler ve mimaride gelişmişlerdir.
  • Devletin kurucu unsuru Hurriler’dir. Kurucusu 1.Sardurî’dir.
  • Ülke eyaletlere bölünerek yönetilmiştir ve eyalet valilerine “En-nam” denir. Ülke krallıkla yönetildiği için tüm yetki kraldadır. Merkezi bir devlettir.
  • Urartular’da kaya oymacılığı gelişmiştir ve mezarları oda şeklindedir. Bu durum öldükten sonra dirileceklerine inanmalarından kaynaklanmaktadır. Ahiret inancı olduğunu gösterir.
  • Çok tanrılı bir dini anlayışa sahiptirler.
  • Tarımda ileri düzeydedirler. Kral Şamran zamanında açılan Şamran sulama kanalı günümüzde Van halkı tarafından halâ kullanılmaktadır.
  • Kral Şamran’ın bu hizmeti için Van halkı minnettardır sanırım, tabi eğer biliyorlarsa ! 🙂
  • Van Kalesi, yine urartulardan günümüze kalan önemli eserlerden biridir.

İyonyalılar

  • İyonya ülkesi AKA topluluğu tarafından kurulmuştur.
  • Egemenlik kurdukları bölgeler özellikle Milet,Bergama,Foça,Efes ve İzmir’dir.
  • Akdeniz’de ticaret kolonileri kurmuşlardır.Bu noktada Fenikeliler’den etkilenmişlerdir. Ancak farkı İyonyalıarın buraları kendilerine yurt edinmiş olmalarıdır. Oysaki Fenikeliler, sömürge amacıyla buraları kurmuşlardır.
  • Ticaret yolları , İyonların gelişimini etkilemiştir. Felsefeci Diyogenes, Tıpçı Hipokrates, Matematikçi Tales ve Pisagor ve tarihçi Heredotes gibi çok önemli bilim adamlarına ev sahipliği yapmışlardır.
  • Fenike alfabesini kullanan İyonlar’ın edebiyatçı Homeros’u meşhurdur. (İlyada ve Odessia)
  • Mimari alanında İYON NİZAMI adı verilen bir teknik kullanmışlardır.
  • Efes Artemis Tapınağı ise Dünyanın 7 Harikası arasında yerini almıştır.
  • Mesela Pisagor ilk kez dünyanın yuvarlak olduğunu iddia etmiştir. İyonya’da bilimin gelişmesinin sebepleri şunlardır
  • Denizcilik yapmaları ve bundan dolayı zenginleşmeleri
  • Göç yolları üzerinde olmaları
  • Bilim adamlarının zenginler tarafından desteklenmesi. Not: Bu noktada Yeniçağ Avrupa Tarihinde Mesen sınıfını anmak yerinde olacaktır. Bilim adamı ve sanatkarları koruyan bir zengin sınıftır.
  • Düşünce özgürlüğünün olması ise en önemli etkenlerden biridir.
  • İyon şehirleri site devletlerine benzer. Aralarında siyasi birlik bulunmaz. Oligarşik (çoklu yönetim) yerini zamanla demokratik yönetime bırakmıştır.
  • Fenike alfabesini kullanan İyonlar’ın edebiyatçı Homeros’u meşhurdur. (İlyada ve Odessia)
  • Mimari alanında İYON NİZAMI adı verilen bir teknik kullanmışlardır.
  • Efes Artemis Tapınağı ise Dünyanın 7 Harikası arasında yerini almıştır.

Uygarlığın doğuşu – Doğu Akdeniz Uygarlıkları

  • Doğu akdeniz ülkemizin de sınırlarının bulunduğu en önemli deniz ticaretinin hüküm sürdüğü topraklardan biridir. Coğrafi keşifler gerçekleştirilene kadar bu coğrafya bütün toplumlar için önem arzetmiştir. Özellikle haçlı seferleri ile beraber canlanan akdeniz ticareti, coğrafi keşiflerle beraber önemini yitirmeye başlamıştır.

Fenikeliler

  • Fenike Uygarlığı Akdeniz’in en doğusunda, arap topraklarına uzanan coğrafyada canlanmıştır. Günümüzdeki Lübnan toprakları ve Akdeniz kıyılarında hüküm sürmüşlerdir.
  • Arazileri tarıma elverişli değildir ve bu durum onları denizciliğe, kıyı ticaretine itmiştir.
  • Bu uygarlık şehir devletleri halinde yaşamış ve siyasi birlik kuramamıştır. Bir başkentleri bulunmamaktadır.
  • Fenike Haritası Uygarlığın doğuşu
  • Deniz Koloniciliği yapan Fenike uygarlığı, kolonilerine sadece ticari amaçlı uğradığı için ve vatan olarak görmediği için  kolonilerini kısa sürede kaybetmiştir.
  • En önemli kolonicilik faaliyetlerini KARTACA’da Kuzey Afrika’da yürütmüşlerdir.
  • Doğudaki ve Asyadaki gelişmeleri batıya taşıdıkları için Fenike uygarlığı kültürlerin iletişimini güçlendirmiştir ve sentezlenmesini sağlamıştır.
  • Toplumlara ve günümüz dünyasına önemli bir katkıları Fenike Alfabesidir.
  • Mısırdan alınan bu alfabenin temelinde Hiyeroglifler vardır.
  • 22 Harften oluşan bu alfabe günümüze kadar geliştirilerek, LATİN ALFABESİ meydana gelmiştir.

İbraniler

  • İbraniler, Sami topluluğudur. Hz.İbrahim’in soyundan gelen topluluklardır. Hz. Musa’nın yaymış olduğu Musevilik(Yahudilik) dinini kabul ettikten sonra Yahudiliği bir devlet dini haline getirdiler.
  • En parlak dönemlerini Hz. Davud döneminde yaşadıklarıni biliyoruz.
  • M.ö 6 YY.da  devletsiz kaldılar ve Roma devletinin bu ülkeyi ele geçirmesiyle bölgeden uzaklaştılar. Bu tarihlerden itibaren Yahudiler, devletsiz kaldılar ve 1948 yılında İSRAİL devletini kurdular.
  • Tarihteki ilk tek tanrılı din olarak kabul edilen  Museviliği benimsediler.
  • Günümüze bıraktıkları en önemli eser Süleyman Mabedi’dir.
  • Museviler, dinlerini başka ülkelere yayma ihtiyacı duymamış, milli bir din olarak benimsemiş, Yahudiliği bir ırk olarak görmüşlerdir.

Mısır Uygarlığı

Mısır ülkesine hayat veren NİL nehridir.  Nil nehrinin olmadığı alanlarda Mısır çöllerle kaplıdır. Dolayısıyla Mısır ülkesi Nil Nehri sayesinde varolmuştur.

Mısr, olgunluk, gelişmişlik manalarına gelen arapça bir kelimedir.

Mısır’da ilk zamanlarda şehir devletleri bulunuyordu. Bunlara NOM adı verilirdi.

İlerleyen zamanlarda bu NOM adı verilen devletler bir FİRAVUN etrafında birleştiklerinde merkezi bir yönetim kurmaya başladılar.

Başlarında bulunan FİRAVUN’lar aynı zamanda TANRI-KRAL olarak görülürler.

İki vezir , firavunlara yardımcı olurdu. En yüksek rütbeli memurluk Katiplik olarak bilinirdi. Tapınak katipleri mısırda önemli bir konumdadır.

Toplumsal sınıf farklılıkları bulunmaktadır ve halk rahipler, köleler, askerler, şehirliler,köylüler olarak bölünmüştür.

Mısır halklarında çok tanrılı inançlar görülür. Tanrıların kendilerine hayvan şeklinde göründüklerine inanılır.

Güneş tanrısı olarak kabul ettikleri RA , büyük tanrılar kategorisindedir.

Mısırlılardan kalma piramitlerin yapısı çözülememiştir. Ancak kral mezarları olarak düşünülmektedir.

Not : Halkın Gömüldüğü Mezarlar – Uygarlığın Doğuşu

Halkın gömüldüğü mezarlara  Labirent denmektedir.

Mısırlıların ölülerini mumyaladıkları bilinmektedir. Mumyalama tekniği tıp biliminin geliştiğini göstermektedir.

Hiyeroglif yazısı mısıra özgü bir resim yazısıdır. Her ifade için bir sembol çizilir. Örneğin kuş, böcek , terazi, kova , akrep vs

Dünyadaki ilk yazılı anlaşma olarak kabul edilen KADEŞ anlaşması Mısır – Hitit uygarlıkları arasında yapılmıştır.

Genellikle katipler yazılarını PAPİRUS adı verilen bir kağıda yazarlar. Papirus kağıdı önemli bir icattır.

Firavunların ağzından çıkan sözlerin kanun kabul edilmesi sebebiyle hukuki bir gelişimden söz edilemez.

Nil nehrinin taşmaları, ekinlere zarar verdiği için yapılan araştırmalar sonucunda Güneş esaslı ilk takvimi mısırlılar icat etmiştir. Bununla beraber tarlaların Geometrik yapısı incelemeleri Geometriyi, Matematiği ve gökyüzünün incelenmesi ise Astronomiyi geliştirmiştir.

Pi sayısı 3,14 Mısır piramitlerinin yapımı esnasında keşfedilmiştir.

Orta Asya Uygarlığı

Orta Asya’da en eski kültür çevreleri ve Türk kültür çevreleri şu şekildedir.

Anav Kültür Çevresi : Anav şehri Türkmenistan’ın Aşkabat şehri yakınlarında bulunmaktadır. Burada ortaya çıkartılan buluntular 4500’lü yıllara uzanmaktadır. Seramik ve madenden eşyalara rastlanmıştır. Haycancılık ve dokuma ile ilgili buluntular da bulunan kültür çevresi Orta Asyadaki en eski kültür çevrelerinden kabul edilir.

Kelteminar Kültürü : Amuderya deltasında bulunan bu kültür çevresinde insanların yerleşik hayat sürdükleri düşünülmektedir.

Amuderya , Ceyhun Nehrinin diğer ismidir.

Balıkçı ağları ve iğneler, oltalar bulunan kültür çevresinde balıkçılık faaliyetleri yürütüldüğü düşünülür. Balıkçılık ve hayvancılık bu bölge insanının temel ekonomik uğraşlarıdır.

Afanesyevo Kültürü : Türklerin en eski kültür çevresi olarak kabul edilir. Bu Türk kültür çevreleri Altay dağları ve Sayan dağlarının kuzeyde , batısında gelişen bir bozkır kültürünün izlerini taşırlar. Bu kültürde insanlar avcılar ve koyun besliyorlar. Bakırı kullanıp işleyen bir topuluk sözkonusu.

Savaşçı bir topluluk olan Afanesyevo kültürüne sahip olan bu insanlar KARTAL hayvanını kutsal kabul ediyor ve bu ongunu mezar taşlarına işliyor ve mezarlara kartal pençeleri bırakıyorlardı.

NOT : İlk Uygarlıklar Orta Asya’da

  • Orta asya uygarlığının temelini Afanesyevo kültür çevresinde görmek mümkündür.
  • Andronova Kültürü : Kültür çevreleri içerisinde yayılım alanı en  büyük olan kültür çevresidir.
  • Altay dağlarından Ural dağ silsilesine kadar uzanan bu kültür çevresinde Türklerin ilk ataları olarak kabul edilen (ProtoTürk) toplulukların da yaşadığı kabul edilir.
  • Çeşitli hayvan figürlerini eşyaların üzerine işleyen bu insanlar, kendine has “hayvan üslûbu” geliştirmişlerdir.
  • NOT : At ilk defa bu kültür çevresinde evcilleştirilmiştir.
  • Karasuk Kültürü :  Demirin ilk defa işlenmeye başlandığı dönem olarak kabul edilir. Dört tekerlekli arabalar kullanılmıştır. Bu dönem toplulukları yün dokumayı öğrenmişlerdir.
  • Tagar Kültürü :  Kültür çevreleri arasında en gelişmiş ve en genç olanıdır. İki yüzü keskin hançerler,iğne, bilezik gibi eşyalar bulunmuştur.

Çin Uygarlığı – Uygarlığın doğuşu

  • Çin uygarlığında en eski yönetim şekilleri derebeylik olarak görülmektedir. Çinlilerde merkezi birlik bulunmamaktadır.
  • Dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir ve Çin hanedanlarının tarihi 4000 yıldan daha eskiye ulaşmaktadır.
  • Halk asiller ve köylüler olmakla beraber iki sınıftır.
  • Sarı Nehir Çin’e hayat veren bir akarsudur.
  • Kağıt,Pusula,Barut,Matbaa gibi çok önemli icatlar Çin’de ortaya çıkmıştır.
  • Türkler hakkındaki ilk yazılı kayıtlara Çin kaynaklarında ulaşılabilir.
  • M.ö 315 yılındaki Kuzey Sansi anlaşması Türklerle ilgili ilk kayıt olarak kabul edilir.

Hint Kültürü – Uygarlığın doğuşu

  • Hindistan’a hayat veren iki nehir İndus ve Ganj nehirleridir. Hintliler dünya tarihindeki ilginç toplumlardan biridir ve en farklı dinlerin görüldüğü topraklardır. Bir çok dine mensup insan bir arada yaşamaktadır.
  • Çok zengin bir ülke olması sebebiyle sık sık istila edilen Hindistan’a ilk gelen topluluk Ari ırkıdır.
  • Bu topluluk kendi kanını asilliğini korumak için toplumsal tabakaları kurmuş ve halkı ayırmıştır. Toplumsal tabakaların ara geçişleri yasaktır ve evlilik yasaklanmıştır. Bunun sebebi kendi asil ırklarını korumaktır.
  • Hindistan’da bulunan bu sosyal tabakalara KAST SİSTEMİ ismi verilir. Kast sisteminde geçiş kesinlikle yasaktır.
  • Kast sisteminde bulunan sosyal tabakalar şunlardır.
  • Brahmanlar: Din adamlarıdır. Entellektüel kesimdir ve toplumda önemli bir yere sahiptirler.
  • Kshatriyalar : Asiller sınıfı olarak da bilinen asker,memur ve prensler bu sınıfa dahildir.
  • Vaişyalar: Çiftçi ve tüccarlar bu sınıfa mensupturlar.
  • Sudra :  Köleler ve işçiler olarak bilinen bir sınıftır. Sosyal hakları çok azdır.
  • Parya : İnsan yerine bile konmayan ve hiç bir hakları bulunmayan köle sınıfıdır. Hani derler ya Hint Fakiri diye , tam da bu insanlar kastedilir.
  • Hindistan’da görülen dinler : Hinduizm , Budizm, Maniehizm , geç dönemlerde islam . . . Hindistan en çok din görülen Hinduizmdir dense yanlış olmaz.

Roma Uygarlığı

  • Roma uygarlığının temelleri bugünkü İtalya topraklarında, Latinler tarafından atılmıştır. Latinler , Etrüskler olarak da bilinmektedir. Güçlü bir imparatorluğun temellerini atmışlardır.
  • Sırasıyla baktığımızda tarih boyunca önce krallık , sonra cumhuriyet devrini yaşamış ve en son ise İmparatorluk dönemine girmişlerdir.
  • Roma’da toplumsa sınıf farklılıkları görülmekteydi. En üst tabakada Patricius’lar yer almaktaydı. Genellikle Patricius’ların yönetici ve zengin kesim olduklarını biliyoruz.
  • Bu sınıf dışında kalanlar ise Plep’ler yani orta sınıf halktır. Özellikle Cumhuriyet devrinde bu sınıflar arasında savaşlar yaşanmış ve sonucunda 12 LEVHA KANUNLARI  ortaya çıkmıştır. Bu kanunlar modern Avrupa hukukunun temellerini oluşturmaktadır.

Milano Fermanı

  • Roma’da m.s 313 senesinde  Milano fermanı ile Hristiyanlık serbest hale gelmiştir.
  • Roma’da paralı askeri birliklere LEJYON denir.
  • Kartacalılar ile Romalılar arasında yapılan PÖN savaşları sonucunda ROMA galip gelmiştir. Savaş sebebi ise Batı Adeniz egemenliğidir.
  • Romalılar Fenikelilerin kullandığı alfabeden latin alfabesini geliştirmişlerdir. Mısır’da ortaya çıkan Güneş takvimi ise Gregoryen ve Julyen takvimi olarak yeniden düzenlenmiş ve Miladi Takvimin temelini oluşturmuştur. Uygarlıklar ve dünya tarihine katkıları düşünüldüğünde şüphesiz Roma önemli bir konumdadır.
  • İlk çağ uygarlıkları arasında Roma uygarlığı Batı medeniyetinin temelini oluşturması bakımından önemli bir yere sahiptir.

Yunan Uygarlığı

  • Yunan uygarlığının temellerini Dor’lar Akalara son vererek atmışlardır. Dor’lar geldiklari Yunan şehir devletlerinde Polis denilen bağımsız yapılar şeklinde örgütlenmişlerdir.
  • Polis’ler, bağımsız şehir devletleridir. Polis’lerin  başında bulunan yöneticilere TİRAN adı verilir.
  • Peloponnesos savaşları ATİNA-SPARTA savaşları bir Yunan iç savaşıdır. Sparta galip gelse de asıl sorun Makedonya istilasına zemin hazırlamasıdır.
  • Drakon, Solon ve Klistenes isimli yüksek kademeli devlet memurları (ARHON) önemli kanunlara imza atmışlardır.
  • Özellikle Klistenes reformları Yunanistan’da demokrasiyi güçlendirmiştir. (ATİNA)
  • Bu kanunlarda kölelere af getirilmiş, borçları silinmiş ve köleliklerine bu sebeple gelen hacizlere son  verilmiştir. Genellikle sınıf farkını ortadan kaldırmaya yönelik kanunlardır.
  • Halk meclisleri açılarak halkın egemenlik üzerindeki etkisi artmıştır. Bu uygulamalar Yunanistan’da demokrasinin ortaya çıkışını hızlandırmıştır.
  • Socrates, Platon ve Aristoteles bilinen en önemli felsefecilerdir.

Helen Uygarlığı

  • Makedonya kralı Büyük İskender’in (Alexander) doğu seferi sonucunda ortaya çıkan bir sentez kültürdür.
  • Doğu ile Batı kültürünün karışması ile oluşmuştur. Bu kültüre Hellenizm denir.
  • İskenderiye ve Antakya önemli kültür merkezleridir.
  • Zeus Sunağı ve İskender Lahiti, önemli kalıntılardandır.
  • İskender’in ölümünden sonra krallığı üzerinde başka krallıklar kurulmuştur. Bunlar :
  • Mısır üzerinde Ptolemiler Krallığı (Tolemiler)
  • Trakya’dan Hint topraklarına kadar Seleukoslar (Yıkıldığında Bitinya, Bergama,Kapadokya,Pontus krallıkları kuruldu.)
  • Makedon Topraklarında  Antigonotlar (Milli bir Makedon devleti)
  • Bergama bu devirde parlak bir dönem yaşamıştır. Zeus tapınağı ve Asklepion Tıp Merkezi önemli noktalardır.
Continue Reading
Advertisement
4 Comments

4 Comments

  1. andromax l main mobile legend

    2 Ocak 2020 at 23:02

    Please let me know if you’re looking for a article writer for
    your weblog. You have some really great articles and I
    feel I would be a good asset. If you ever want to take some of the load off, I’d love to write some articles for your blog in exchange for a link back to mine.
    Please send me an e-mail if interested. Thanks!

  2. Rochel

    5 Ocak 2020 at 14:48

    best quality site for me , thanks for article

  3. Osman Sefer DURAN

    12 Ekim 2020 at 19:51

    Emeğiniz için teşekkürler

    • avicenna

      16 Ekim 2020 at 18:51

      Rica ederim ve ben teşekkür ediyorum. İyi okumalar diliyorum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tarih Konu Anlatımı

Osmanlı Adalet Sistemi

Published

on

Osmanlı Devleti’nde davalara devletin en yüksek dereceli hakimleri olan kazaskerler ile onların emrinde çalışan kadılar tarafından İslam hukukuna göre bakılırdı. Bu bakımdan osmanlı adalet sistemi İslam adliye teşkilatının bir numunesi idi. İslam adliye teşkilatının temelleri Peygamber Efendimiz zamanında atıldı.

İslâmiyetten önce adaleti temin edecek bir teşkilat mevcut değildi. Bu vazife kabileler arasında seçilen Hakemler tarafından yürütülürdü. Ancak bu hakemler verilen hükümleri tatbik etme gücünden mahrum olduklarından kuvvetlinin sözü geçerliydi.

osmanlı adalet sistemi
osmanlı adalet sistemi

İslamiyet’in gelişiyle fertlerin ve kabilelerin haklarını kendilerinin korumaları usulü kaldırılıp bu yetki merkezi bir otorite yani devlet başkanına verildi. Asr-ı Saadet’te davası olan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e müracaat ederek hallederdi. Bu sebeple islamiyette ihtilaflı meselelere ilk bakan Peygamber Efendimiz idi.

Peygamber Efendimizin,  Hz Ömer Hz Ali gibi Ashab-ı kiramın büyüklerini davaları bakmaları için Kadı olarak tayin ettiği de olmuştur. Ayrıca Yemen Umman gibi fethedilen yerlere tayin ettiği valiler idari işlerin yanında adli işleri de yürütmüşlerdir. Muaz bin Cebel Ebu Ubeyde Bin Cerrah böyle sahabelerdir.

Bunlara gittikleri yerde nasıl hükmedeceklerini öğreten Peygamber Efendimiz gerektiğinde son mercii ve temyiz makamı durumunda idi.

Resulullah sallâllahûhu aleyhi ve sellem den sonra Hulefayi Raşidin de Adalet işleri ile bizzat ilgilendikleri, baş hakim durumunda oldukları gibi muhtelif merkezlere görevli kadılar ve valiler de tayin ettiler. Zaman zaman onlara yazdıkları talimatnameler de muhakeme usulüne dair mühim kaideler koydular.

 Hz Ömer’in Basra Valisi Ebu Musa El Eş’ari ye gönderdiği talimatname Bu bakımdan ehemmiyet arz eder Besmele ile başlayan talimatnamenin bazı kısımları şöyledir. Müminlerin Emir’i Allahu Teala’nın kulu ömer’den Abdullah Bin Kays a Allah’ın selamı üzerine olsun kaza muhakkak ki muhkem bir vazife olarak sana getirilen davalar üzerinde iyice düşün.

Mesele senin yanında açıklığa kavuşunca hükmünü ver ve derhal icra et. İcra edilmeyen bir hakkın faydası yoktur. Duruşma sırasındaki bakışlarında ve bulunduğun yerlerde adaleti elden koma.

Böylece ne zengin ne fakir adaletsizliğe uğrayacaklarından korkmasınlar. Davayı delille ispat etmek davalıya yemin ,davayı red edene düşer. Davayı hükmü bağladıktan sonra ertesi gün yanlış hüküm verdiğini anlarsan seni hiçbir şey hakka dönmekten alıkoymasın. Hakka dönmek hatada devam etmekten hayırlıdır. Getirilen davanın hükmünü kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şerifte bulamazsan İçtihat et kıyas yoluyla Allahu Teala’nın rızasına uygun düşeceğini umduğun hükmü ver.

Beyyine yani delil getirirse hakkını alır . Bu mühlet içerisinde değil getiremeyen yahut getirmeyenin aleyhine hüküm ver. İftira cezasına çarpılan yalancı şahitlikle tanınan ve akraba olanlar müstesna.

Müslümanlar biri diğeri hakkında şahitlikte bulunabilirler muhakeme sırasında insanlara karşı gazap ve hiddetten bağırıp çağırmaktan ve işlerin çok da ondan sıkıntı duymaktan ve ekşi yüzlü olmaktan sakın Allahu Teala işlerinde rızasından ayrılmayan kadıyı insanlar tarafından gelecek tehlikelerden korur ve yaptığı işlere hile karıştıran, Hüsn- ü niyeti olmayan kadıyı Allahu Teala Halk içinde rezil eder. Allahu Teala İhlas ile yapılan amelleri kabul eder.

Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerden sonra bu talimatname ve benzerleri İslam muhakeme usulünün esasıdır. Ayrıca İslam Adliyesi’nde Kadı ve diğer hüküm verme mevkiinde olanların dünyevi ve uhrevi müeyyide ve sorumluluklarla murakabe altına alındığı görülür.

Nitekim birçok büyük alim kaza yani hüküm vermenin ağır mesuliyetinden dolayı kabul etmekten çekinmemiştir. Gerek Asr-ı saadet’te gerekse Hulefa-i Raşidin döneminde adliye alanında uygulanan tatbikatlardan sonra gelen İslam devletlerinde de kurulan teşkilatlara esas olmuştur.

Abbasiler devrinde Ayrıca sarayın teşkilatının büyümesi sebebiyle bugünkü Adalet Bakanlığına karşılık kadılkudatlık makamı kurulmuştur ilk defa imam-ı Ebu Yusuf halife Harun Reşit tarafından kadılkudat olarak tayin edildi.

Bundan sonra başka şehirlere kadıların tayin terfi ve vazifeden alınma işlemleri kadılkudat tarafından yapılmaya başlandı. İhtiyaç halinde büyükşehirlere birden fazla kadı tayin edildi bu usül Abbasiler de muasır ve daha sonraki İslam devletlerinde de uygulanmıştır.

Günümüzdeki Adalet Bakanlığı ile temyiz Mahkemesi ve Yüksek İdare Mahkemesi başkanlıkları gibi görevlere karşılık gelen bu makam artık kadıları tayin etmeye ve halifenin vergi etkisini onun adına kullanmaya başladı. İslam devletlerinde kadının idare ettiği mahkemelerden başka doğrudan veya kısmen adaleti temin ile vazifeli teşkilatlar da vardı.

Mezalim mahkemeleri

Mevki ve nüfus sahibi kimselerin haksızlıklarına mani olmak maksadıyla halife veya Vezir adına hüküm veren kadıların baktığı mahkemelerdir. Halife ve vezirin mahkemede bulundukları da olurdu . Bugünkü benzeri, idare mahkemeleridir.

Kadılcund ; Ordu Kadısı teşkilatı

Askeri davalara bakardı bugünkü askeri mahkemelerin yerini tutardı. Şurta Polis Teşkilatı mahkemelere yardımcılık yapan, verilen kararı infaz eden Şurta’nın zaman zaman hüküm verme durumunda bulunduğu olmuştur. Dini ve sosyal bir vazifesi olan polisin herhangi bir haksızlık ve zulme meydan vermemesi için alim, dindar ve erkek olmasına dikkat edilirdi.

Hisbe teşkilatı

Esas vazifesi Emri Bil Maruf ve Nehyi Anil Münker yani iyiliği emretmek kötülükten vazgeçirmek olup pek çok vazifesi yanında gerektiğinde kuvvet kullanarak meseleleri halleder. Ahlak ve asayiş ile ilgili davalara bakardı. Bugünkü belediye teşkilatının birçok işlerini Bu teşkilat yürütmekteydi. Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Devletleri ile İlhanlılarda ,Eyyübiler’de Memlüklüler’de hep Abbasi Adliyesi model alınmıştır .

Dört halife devrinden sonra İslam devletleri arasında müstesna bir yeri olan Osmanlı Devleti ise her konuda olduğu gibi Adliyesi’nde de İslam hukukunun en hassas uygulayıcısı olmuştur . Zulmün Payidar olmayacağının zulüm üzerine kurulan devletlerin ne kadar büyük olsalar da ömürlerinin kısa olacağının farkında olan Osmanlılar Adalet mülkün esasıdır kaidesini kendilerini prensip edinmişlerdi.

Bizzat padişahlar tebaasının karşısında adalet önünde boyun eğme büyüklüğünü gösterilmişlerdi . Nitekim seferden dönerken askerinin ekinlerin içinden geçmelerini şikayet eden köylüye Kanuni Sultan Süleyman peki bizi kime şikayet edersin deyince köylü “seni kanuna şikayet ederiz kanuna ” demiş bu cevaptan çok memnun olan Kanuni böyle bir tebaası olduğu için Allahu teâlâ’ya hamd etmiştir.

Yalnız insanlara değil hayvanlara eziyet bile cezai müeyyideleri bağlanmıştı. Nitekim osmanlı adalet sistemi hakkında , bir kuşa eziyet ettiği görülen bir kuyumcunun Amme suçu işlemekten tevkif edilip Kadı huzuruna sevk edildiğini , Almanya’nın Kanuni Sultan Süleyman nezdindeki fevkalâde büyük elçisi Busbecq hayretle nakleder.

Çünkü Avrupa’da böyle bir şey suç sayılmamaktadır. Osmanlı etrafındaki memleketlerin halkı arasında büyük bir itibar kazanmış, hatta Balkanlardaki Hristiyanlar ülkeye giren Osmanlı sultanları hakkında bu gelen padişah adildir demişlerdir. Böylece Osmanlı yüksek Adaleti ve müsamahası sayesinde farklı dinlere ve milletlere mensup insanlar Osmanlılık çatısı altında 600 sene gibi dünya tarihinde başka hiçbir devlete nasip olmayan uzun bir ömür yaşamıştır.

Adalet teşkilatını kurarken önceki İslam devletlerinden ve faydalanan Osmanlı Devleti daha kuruluş yıllarında

Osmanlı Devleti’nde davalara devletin en yüksek dereceli hakimleri olan kazaskerler ile onların emrinde çalışan kadılar tarafından İslam hukukuna göre bakılırdı. Bu bakımdan osmanlı adalet sistemi konusunda İslam adliye teşkilatının bir numunesi idi. İslam adliye teşkilatının temelleri Peygamber Efendimiz zamanında atıldı.

islam hukukuna göre bu işi sağlam esaslara bağladı. Monarşi ile yönetilen devletlerin hepsinde olduğu gibi yasama yürütme ve yargı fonksiyonları padişahın elindeydi ancak padişah bu fonksiyonlarını vekilleri vasıtasıyla kullanır yargı fonksiyonlu da padişah adına onun tayin ettiği kadınlar yerine getirirdi.

Osman ülkesi kaza adını taşıyan yargı çevrelerine taksim edilmişti bunların her birine medreselerin yüksek sınıflarından mezun olmuş üstün ahlak ve ilmi ehliyet sahibi kimselerden 2 yıllığına kadılar tayin edilirdi. Mekke Medine gibi yerlerde Bu süre bir yıldı günümüzde noterlikte olduğu gibi sırada bekleyen herkesin göreve tayin edilebilmesi ve kadıların gittikleri yerlerde halkla içli dışlı olmalarına yol açmamak için tespit edilen bu 1 veya 2 yıllık süre sonunda kadılar merkeze gelerek yeni bir göreve atanmalarını beklerlerdi. Bu bekleme süresinde de medreselerde müderrislik yaparak Nazari bilgilerini geliştirebilirlerdi

Continue Reading

Makale

Küçük Kaynarca Anlaşması

Published

on

küçük kaynarca antlaşması

Osmanlı Devletinin 623 yıllık hükümranlığında yediği en büyük darbelerden birisi 1768-1774 Osmanlı – Rus savaşı ve akabinde imzalanan Küçük Kaynarca anlaşmasıdır. Padişah 1.Abdülhamid döneminde imza edilen bu anlaşma ile beraber Osmanlı Devleti , ilk defa müslüman bir toprağını, hem de bu kadar büyük bir toprağını elden çıkarmak zorunda kalıyor. Kırım ! Karadeniz’in incisi, kapısı konumundaki bu cennet ülke bu anlaşmayla beraber özerk bir yapıya bürünüyor. Tabi ki bir süre kadar. Zaten Ruslar’ın asıl amacı Kırım’ı kendine bağlamak olduğu için elbette ilk aşama özerklik iken mütemadiyen yapılan mücadeleler neticesinde Rusya Kırım’ı ilhak edecektir.

Öncelikle sizlere bu sürecin nasıl başladığını ve nasıl sonuçlandığını anlatmak istiyorum. Devamında ise bu talihsiz anlaşmanın maddelerini ve kayıplarını konuşacağız. Ruslari Lehistan’da tahta geçecek olan Kral’ın seçimine karışması , Ruslar’ın Kırım Hanlığı ve Osmanlı topraklarına tecavüz etmeleri nedenleriyle savaş başlamıştır. Her ne kadar haklı sebeplerle başlamış olsa da savaşın ilanı hiçbir gerekli hazırlığı içermeden yapılmış idi. Padişah 3.Mustafa zamanına rastlayan bu gelişmeler , hükümdarın kahrından ölmesine sebebiyet vermiştir.

Ruslar, kısa sürede Kırım’ı işgal etmiş ve memleketeyn adını verdiğimiz Eflak – Boğdan da zaptedilmiştir. Bununla beraber Tuna nehrine kadar ilerlemişler ve Tuna’yı da aşarak osmanlı topraklarına büyük zararlar vermişlerdir.

Ruslar ayrıca İngilizler’in de desteğini alarak gemilerini Baltık Denizine sokmuş ve oradan da Akdeniz’e indirmişlerdir. Burada Çeşme limanı yakınlarında gerçekleşen savaştan sonra Çeşme Baskını adını verdiğimiz hadise gerçekleşmiş ve Osmanlı gemileri yakılmıştır. Tarihte 4 kez akılan Osmanlı donanması burada da imha edilmiştir. Esasen baktığımızda Rusların da pek iyi durumda olmadığını görüyoruz. Kendi topraklarında Ruslar “Pugaçef isyanı ” adı verilen bir iç isyan yaşıyorlardı. Osmanlı da bu isyanı büyük bir ilgi ve ümitle takip etmekteydi.

Büyük Frederich bu olaydan dolayı Osmanlı ve Ruslar arasında bu savaşa ” Körler ve tek gözlülerin savaşı” demektedir. Bunun neden şüphesiz iki devletin de zayıf durumda olmasıdır.

Hem Osmanlı devleti hem de Rusya bu savaşta aslında büyük kazanımlar elde etmenin peşinde değillerdir fakat Osmanlı’nın zayıf olması Rusya için büyük kazanımların kapısını araladı.

Küçük Kaynarca antlaşması çok kötü sonuçlar doğurdu ve Osmanlı açısından çok büyük bir toprak parçasının hem de halkı tamamen Müslüman olan bir toprak parçasının elden çıkması ile sonuçlandı. Küçük Kaynarca Antlaşması’nın kırım’ın elden çıkması ve bağımsız olması maddesinin haricinde çok kötü sonuçları var bu sonuçlardan bazıları şunlardır. Şimdi biz en önemli maddelerden daha az önemli maddeleri doğru sıralıyoruz

1.Kırım bağımsız olacaktır ancak Kırım halkı dini yönden Osmanlı halifesine bağlı kalacaktır.şüphesiz bu maddenin kırım’ın elden çıkması ile ilgisi var çünkü Osmanlı devleti kırım’ı geri almak istiyor ve bunu yapmak içinde Kırım halkı ile olan bağını koparmak istemiyor.

2. Rusya Karadeniz’de donanma bulundurma hakkına sahip olacaktır.dolayısıyla Rusya aslında asıl istediği sonuçlardan birine ulaşmış oldu Rusya Karadeniz’de ticaret yapabilecek ve bununla beraber karadeniz’den Akdeniz’e geçmek için çaba gösterecek asıl amacı sıcak denizlere inmek olan Rusya bu amaç doğrultusunda ilk kazanımını elde etmiş bulunuyor.

3. Ege Adaları Eflak ve Boğdan yani Romanya toprakları Osmanlı devleti’ne bırakılacaktır fakat buradaki halka serbestlik tanınacaktır.

4. Osmanlı devleti savaş tazminatı ödeyecektir ki baktığınızda bu Osmanlı tarihinde ilk defa görülen bir şeydir.

5. Rusya ortodoksların koruyuculuğunu üstlenmek istemektedir dolayısıyla da bu sebeple Fransa orijinal metnini böyle bir madde eklenmiştir orijinal metinde Rusya’nın ortodoksların koruyucusu olduğuna dair bir madde bulunmamaktadır.

6. Fransa’ya ve İngiltere’ye verilmiş olan kapitülasyonlardan Rusya da eşit oranda faydalanabilecektir.

7. Kerc , Azak , Kılburun , Yenikale , Kabartay ve Dinyeper arasında kalan bütün araziler Rusya’ya bırakılacaktır.

Küçük Kaynarca antlaşması Osmanlı Devleti’nin 18. Yüzyılda imzaladığı en ağır antlaşmadır. Bu cümle Osmanlı tarihinde Küçük Kaynarca Antlaşması’nın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Osmanlı devleti kırım’ı elinden çıkardıktan sonra ondan asla vazgeçmem iş ve savaşlar silsilesi devam etmiştir. Neticede Osmanlı devleti kırım’ı Rusya’ya bağlanmaktan Huriye olmamış hatta Rusya’nın kırım’ı aldığını onaylamak zorunda kalmıştır.

askeri gemiler bulundurmasına engel olmuştur.öte yandan Osmanlı toprakları özellikle Balkanlar’dan ve boğazlardan gelebilecek tehlikelere karşı açık duruma gelmiştir. Ayrıca Rusya’nın Ortodoks halklar üzerinde koruyuculuk gibi bir iddiası olması Osmanlı devleti’nde yaşayan Hristiyan halkın ayaklanması tehlikesini ortaya çıkarmıştır.

Osmanlı Devleti’nin kırım’ı elden çıkarması 1774 Küçük Kaynarca antlaşması ile olmuşsada Rusya’nın kırım’ı alması bir sürecin sonucunda gerçekleşmiştir. Rusya önce kendisine yanlı olarak gördüğü Kırım hanı Şahin Girayı seçilmiş olarak ilan etmiştir. Akabinde bunu Osmanlı devleti’ne aynalıkavak tenkitnamesi ile kabul ettirmistir. Devam eden süreçte Rusya’nın 1783 yılında kırım’ı topraklarına kattığını yani ilhak ettiğini duyması üzerine savaşlar tekrar başlamıştır. Osmanlı devleti sonuç olarak 1792 yılında savaşı kaybetmiş ve imzalanan Yeşilköy ayastefanos antlaşması ile kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul etmiştir.

bütün bu yönleriyle Küçük Kaynarca antlaşması Osmanlı tarihinde bir kara lekedir ve Osmanlı tarihinin en üzüntü verici en sıkıntılı olaylarından biridir. anlaşma imzalandığı sırada tahta bulunan 1. Abdülhamit 792 yılında özi kalesi’nin de ele geçirilmesi ve buradaki bütün halkın katledilmesi haberi üzerine felç geçirmiş ve hayatını kaybetmiştir.

kırım’ın elden çıkması tam manası ile Osmanlı devleti için bir dağılmadır. Özellikle bu toprakların geri alınamayacağının anlaşılmış olması Osmanlı için tam bir çöküş döneminin habercisiydi.

Continue Reading

Tarih Konu Anlatımı

İlk Çağ Uygarlıkları

Published

on

ilk çağ uygarlık

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI

Özellikleri

  • İklim koşullarının elverişli olduğu yerlerde kurulmuşlardır.
  • Günümüz toplum yaşantısının temelini, atmışlardır.
  • (Devlet örgütü, ordu memleket yönetimi, yazılı hukuk)

Çin Uygarlığı

  • Sarı ve Gökırmak vadisinde kurulmuştur.
  • Maden azlığı(Porselen ve ipek dokumacılığının gelişmesi)
  • Sınıflı toplum yapısı
  • Türk akınlarına karşı Çin Seddi’nin yapılması
  • Türkler hakkındaki ilk bilgiler Çin kaynaklarında bulunmaktadır.
  • Dünya kültürüne katkıları (Barut, pusula, mürekkep, kağıt, matbaa)

Hint Uygarlığı

  • İndus ve Ganj vadisinde kurulmuştur.
  • İklim koşullarının uygun olması istilaya açık olması
  • Kuzeyden gelen Arilerin etkisi(kast sisteminin doğması)
  • Kast Sistemi; ulusal, kültürel, siyasal, dinsel, dilsel birliği engellemiştir.
  • En eski din Veda dini (Brahman din adamı) (Brahmanizm)
  • Budizm Hindistan’da ortaya çıkmıştır. Ancak Kast sisteminden dolayı yayılmamıştır.
  • Gaznelilerin etkisi (Müslümanlık Hindistan’da yayılması)
  • Not: Kast sisteminin parçalanması
  • Coğrafi Keşifler Hıristiyanlığın yayılması

İskitler (Sakalar)

  • Bozkır yaşam tarzı vardır.
  • Kabileler halinde yaşamışlardır.
  • Devlet boyların oluşturduğu federasyondur.
  • Ailede kadına önem verilir.
  • Alper Tunga Destanı İskitlere aittir.
  • Amazon efsanesi İskitlere aittir.
  • Sanat eserleri taşınabilir malzemeden oluşur.
  • Öldükten sonra yaşama inanırlar.
  • Maden işlemeciliği gelişmiştir.

MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI

  • İki nehir (Fırat, Dicle) arasına Mezopotamya denir.
  • İklim koşullarının uygun olması; birçok kavmin buraya gelmesi
  • Siyasi tarihi Sümerlerle başlar.
  • Sanat eserleri tuğla ve kerpiçten yapılmıştır.
  • Mezopotamya Uygarlığı Anadolu ve Akdeniz uygarlığının temelini oluşturmuştur.

Sümerler

  • İlk siyasi örgütlenmeyi yapmışlardır.
  • Siyasi yapı (şehir devletler)
  • Patesi (Yönetici: rahip-kral)→Teokrasi
  • İlk yazıyı (Çivi yazısını) buldular.
  • İlk yazılı yasalar (Lagaş kralı Urgakina)
  • Not: Fidye esasına dayanır insancıldır.
  • İlk edebi eserler (Tufan, Yaradılış, Gılgamış)
  • Ziggurat (ibadethane, depo, gözlemevi)
  • Ayın ve Güneşin hareketlerinin tespiti (ilk ay yılı esaslı takvimi yaptılar)
  • Aritmetik ve geometrinin temelini atmışlardır.
  • Din dünyevidir.

Elamlar

  • Sümerlerin doğusunda yaşamışlardır.
  • Kalıcı eser bırakmamışlardır.
  • Çanak çömlek yapımında ileri gitmişlerdir.
  • Kral yolu ELAMLAR’ın SUSA şehrinden başlar.

Akadlar

  • Sami kökenlidirler.
  • Sümerlere son verdiler.
  • İlk merkezi krallık kurulmuştur.
  • İlk düzenli ordu (piyade) kurulmuştur.
  • Sümer Uygarlığını Ön Asya’da yaymışlardır.

Babiller

  • Sami kökenlidir. Siyasi yapı (mutlak monarşi)
  • İlk anayasa (Hammurabi Kanunları; kısas mantığına dayalı)
  • Dünyanın yedi harikasından biri olan Asma Bahçeleri Babil’e aittir.

Asurlular

  • Topraklarının verimsizliği; ticarete önem vermeleri
  • İlk kara ticareti ve kara koloniciliği yapmaları
  • Anadolu’da (Karum) koloni kurmaları
  • Not: Ticaret amaçlı yerleşme amacı taşımaz.
  • İlk atlı birlikleri kurdular.
  • Çivi yazısını Anadolu’ya taşımışlardır. (Kültepe tabletleri)
  • Not: Anadolu’nun tarihi devirlere geçmesi
  • Yasaları daha serttir.

İran Uygarlığı

  • Hint-Ari kökenli Medler ve Persler kurmuştur.
  • Medleri Persler ortadan kaldırdı.
  • Persler Anadolu’ya egemen olmuşlardır.
  • Satraplık (eyalet) satrap (vali)
  • İlk posta teşkilatını kurmuşlardır.
  • Persler Zerdüşt dinine inanmışlardır.
  • Ateş kutsaldır Ateşgede adı verilen tapınaklar yapmışlardır.
  • Ön Asya’da çivi yazısını kullanan son uygarlıktır.
  • Daha sonra Fars alfabesini kullanmışlardır.
  • Yolların yapılması (ticaret ve güvenlik amaçlı)

Fenikeliler

  • Lübnan’da kuruldu.
  • Siyasi yapı şehir devletleri
  • Toprakların verimsizliği; ticarete yönelmeleri
  • İlk deniz ticareti ve deniz koloniciliği yapmaları
  • Mısır yazısını alfabeye dönüştürmüşlerdir.
  • Alfabe Yunan, İyon ve Romalılar tarafından kullanılmıştır.
  • Not: Bugünkü Latin harfleri ortaya çıkmıştır.
  • Dini inançları Ön Asya inançlarının bir karışımıdır.

İbraniler

  • Siyasi birliği Hz. Musa kurmuştur.
  • Filistin’e yerleşmişlerdir.
  • İlk tek tanrılı dini benimseyen topluluktur.
  • Kutsal kitapları Tevrat’tır.
  • Halkın Musa’ya bağlı olması; bu dine Musevilik denmiştir.
  • En parlak dönem Hz. Davut ve Süleyman döneminde yaşandı.
  • Dinlerini uluslaştırmışlardır. (Dinlerini ve kültürlerini korumuşlardır.)
  • Babil ve Roma etkisiyle tüm dünyaya yayıldılar.
  • 1948’de İsrail Devletini kurdular.

Mısır Uygarlığı

  • Nil nehri çevresinde kurulmuştur.
  • Siyasi yapı Nom adı verilen şehir devletleridir.
  • Not: Siyasi birlik M.Ö. II. Bin başlarında kurulmuştur.
  • Hititlerle Kadeş Barış Ant. (M.Ö. 1280) yaptılar.
  • Mısır’ı Firavun adı verilen tanrı-krallar yönetmiştir
  • Not: Tanrı-kral anlayışı hukuksal gelişimi engellemiştir.
  • Coğrafi konumundan dolayı özgün bir uygarlıktır.
  • Mısır önce Perslerin sonra B. İskender’in egemenliğine girmiştir.
  • Dini inanç çok tanrılıdır. En büyük tanrı Amon Ra’dır.
  • Ölümden sonra yaşama inanmışlar; mumyacılık, tıp ve eczacılık gelişmiştir.
  • Firavunlar anıt mezarlara halk labirent adı verilen yer altı mezarlarına gömülmüştür.
  • Not: En önemli piramitler; Keops, Kefren, Mikerinos, Gizza ve Sakara’dır.
  • Hiyeroglif yazısını kullandılar. Yazıları Papirüslere yazdılar.
  • Not: Fenikeliler bu yazıyı alfabeye dönüştürdüler.
  • Ekonomi tarıma dayalıdır.
  • Güneş yılı esaslı takvimi buldular.
  • Not: Romalılar bu takvimi miladi takvime dönüştürdüler.
  • Nil taşkınları ile bozulan sınırları belirlemek için alan hesaplamaları yapmışlar, “pi” sayısını bulmuşlardır.
  • Geometriyi geliştirmişlerdir.

ANADOLU UYGARLIKLARI

  • Coğrafi konumu, iklim koşulları, göç ve ticaret yolları üzerinde bulunması Anadolu’da birçok uygarlığın kurulmasına neden olmuştur.
  • Anadolu uygarlığını Mezopotamya uygarlığı etkilemiştir.
  • Not: Mezopotamya Uygarlığı Anadolu üzerinden Ege ve Yunanistan’a geçmiştir.
  • Anadolu’da siyasi birliği M.Ö. III. Binde Hattiler kurmuştur.
  • Not: Hattilerin yarattığı kültür Hititlere öncülük etmiştir.
  • Kızılırmak çevresinde kuruldu.
  • ilk zamanlar feodal yönetim söz konusudur.
  • Daha sonra merkezi otorite sağlandı
  • Kral başrahip, baş yargıç, başkomutanlık görevlerini kendinde toplamıştır.
  • Kralın yanında Pankuş Meclisi vardır.
  • Not: Bu meclis kralın yetkilerini sınırlandırmıştır.
  • Kraliçe Tavananna yönetimde etkilidir.
  • Sınıflı toplum yapısı vardır.
  • Hitit yasaları Sümerlerden etkilenmiştir. İnsancıldır.
  • Bu yasalar aile, mülkiyet ve ticaret gibi hükümler içermektedir.
  • Not: Medeni hukukun temellerini Hititler atmışlardır.
  • Ekonomi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
  • Çok tanrılı dinsel bir inanç vardır. (Tanrılar insan şeklindedir.)
  • Tanrılara hesap vermek için Anallar yazmışlardır.
  • Not: Nesnel tarih yazıcılığının ilk örneğidir.
  • Asurlulardan aldıkları çivi yazısını kullanmışlardır.

Frigler

  • Sakarya çevresinde kurulmuştur.
  • Başkent Gordion’dur.
  • Tarımcı bir toplumdur.
  • Not: Yasaları buna göre şekillenmiştir.
  • Kilim dokumacılığı gelişmiştir. (Tapates)
  • Çak tanrılı inanç vardır. En büyüğü ana tanrıça Kibeledir.
  • En önemli hükümdarı Midas’tır.
  • Fenike alfabesini kullanmışlardır.
  • Hititler ve Yunan sanatından etkilenişlerdir.
  • Kimmerler tarafından yıkıldılar.

Lidyalılar

  • Gediz ve Küçük Menderes arasında kurulmuştur.
  • Başkenti Sard’dır.
  • Ticaret amaçlı Kral Yolunu yapmışlardır. (Efes’ten Ninova’ya kadar)
  • Parayı bulmuşlardır.
  • Not: Modern ekonominin temelini attılar.
  • Ordu ücretli askerlerden oluşur.
  • Çok tanrılı inanç vardır.
  • Ölülerini Tümülüslere gömmüşlerdir. (Öldükten sonra yaşama inanç)
  • Fenike alfabesini kullanmışlardır.
  • Dokumacılık kuyumculuk gelişmiştir.
  • Persler tarafından yıkılmıştır.

İyonyalılar

  • İzmir ve çevresinde kurulmuştur.
  • Yunanistan’dan göç eden Akalar tarafından kurulmuştur.
  • Şehir devletlerine polis denir.
  • Not: Siyasi birlik yoktur.
  • En önemli şehirleri; Efes, Symarna, Milet, Foça, Halikarnas
  • Şehirleri önce krallar sonra oligarşik hükümetler daha sonra da Aristokratik Cumhuriyetler yönetmiştir.
  • Lidyalıların engellemesi; Mısır, Güney Fransa ve İspanya’da koloniler kurdular.
  • Dinsel baskının olmamamsı, ticaretle zenginleşmeleri, değişik uygarlıkları tanımaları özgür düşüncenin doğmasını sağlamıştır.
  • Pozitif bilimler gelişmiştir. Matematik, geometri→Tales, Pisagor; Felsefe→Heraklit; Tıp→Hipokrat; Tarihte Heredot.
  • Çok tanrılı inanç vardır.
  • Not: Yöneticilerin seçimle belirlenmesinden dolayı dinsel baskı yoktur.
  • Mimaride İyon Nizamını oluşturmuşlardır.
  • Fenike alfabesini kullanmışlardır.
  • Artemis tapınağı İyonlara aittir.
  • Önce Lidyalıların sonra Perslerin egemenliğine girdiler.

Urartular

  • Van gölü çevresinde kurulmuştur. Başkent Tuşpa’dır.
  • Asya kökenli Huriler tarafından kurulmuştur.
  • Merkezi krallar taşrayı valiler yönetmiştir.
  • Ölümden sonra yaşama inanmışlardır. Merdivenle inilen mezarlar yapmışlardır.
  • Van’a su getirmek için su kanalları açmışlardır.
  • Asur çivi yazısını kullanmışlardır.
  • Medler tarafından yıkılmışlardır.

EGE UYGARLIĞI

  • Ege uygarlığını Mısır, Mezopotamya ve Anadolu Uygarlığı oluşturmuştur.
  • Ege Uygarlığı; Girit, Miken, Yunan, Helen, Roma, İyon’dan oluşur.
  • Not: İyon Uygarlığı hem Anadolu hem de ege uygarlığı sayılmaktadır.

Girit Uygarlığı

  • Ege’nin en eski uygarlığıdır.
  • Barışçı bir toplumdur.
  • Siyasi yapı şehir devletleri şeklindedir.
  • Şehrin etrafında surlar yoktur.
  • Güçlü donanmaya sahiptir.
  • Ticaretle Mısır ve Ön Asya uygarlığından etkilenmiştir.
  • Girit sanatının en önemli eseri Knossos sarayıdır.
  • Akalar son vermiştir.
  • Not: Grekçenin temellerini atmışlardır.

Miken Uygarlığı

  • Akalar kurmuştur (Mora’da)
  • siyasi yapı (kralların yönettiği şehir dev.)
  • En güçlü şehir devleti Miken’dir.
  • İtalya ve Suriye’yle ticaret yapmışlardır.
  • Boğazlara egemen olmak için Truvalılarla savaşmışlardır.
  • Dinde Girit’ten etkilenmişlerdir.
  • Öldükten sonra yaşam; kuyu mezarlar
  • Savaşçı bir toplumdur.
  • Dorlar son vermiştir.

Yunan Uygarlığı

  • Dorlar kurmuştur.
  • Siyasi yapı şehir devletleri (Atina, Isparta, Korint)
  • Yönetim; Krallık→Aristokratik cumhuriyet→Demokratik yönetim.
  • Not: İlk demokrasi hareketi.
  • Yönetici Arhon
  • Çok tanrılı inanç baş tanrı Zeus
  • Zeus adına olimpiyatlar düzenlenmesi (Kültürel birliği sağlanması)
  • Tanrıların eleştirilmesi (özgür düşüncenin doğması, bilimin gelişmesi)
  • Sınıflı toplum yapısı vardır.
  • Coğrafi etki ticaret kolonileri kurmaları.
  • Not: Kolonileri yerleşme amacı taşır.
  • Diyonizos adına şenlik edebiyatın gelişmesi.
  • Not: Tarih bir bilim olarak ilk defa Yunanistan’da ortaya çıkmıştır. (Tukidides)
  • Mimarlık ve heykeltıraşlık gelişmiştir.
  • Kanunlar:

Drakon: Asilleri koruyan kanunlar hazırladı.

Solon: Köleliği kaldırdı. Borcu yüzünden köle durumuna düşenlerin borçlarının ödedi. Halkı gelirlerine göre dörde ayırdı.

Klistenes: Sınıf farkını kaldırdı halkın yönetime katılmasını sağladı. (demokrasi)

Helen Uygarlığı

  • Makedonya’da kurulmuştur.
  • Yunan şehir devletlerine son verilmiş. (Helen birliği sağlanmıştır.)
  • İskender Persleri Anadolu’dan atmıştır.
  • Bilim ve sanat adamları ile sefer çıkan ilk komutandı.
  • Ege uygarlığını Hindistan’a kadar götürmüştür.
  • Not: Doğu-Batı sentezi (Helenizm’in doğması)
  • Bergama, Milet, Efes, Antakya önemli kültür merkezleridir.
  • Zeus tapınağı, İskenderiye Feneri, Rodos Heykeli, Apollon Tapınağı Helenlere aittir.
  • Romalılar son vermiştir.

Roma Uygarlığı

  • Roma uygarlığını Latinler, İtalikler ve Etrüskler belirlemiştir.
  • Batı Akdeniz’i, Mısır’ı, Suriye’yi ve Makedonya’yı ele geçirmişlerdir.
  • Yönetim; Krallık (Senato ve Halk meclisi)→ Asillerin oluşturduğu cumhuriyet→İmparatorluk
  • Not: İmparatorluk döneminde senato önemini kaybetmiştir.
  • Toplum yapısı; Partici, Plep, köleler
  • Not: Particiler her türlü siyasal ve sosyal haklara sahiptirler. Pleplerin siyasi hakları yoktur. Askerlik yapmazlardı.
  • Not: Sınıf çatışması 12 Levha Kanunlarının doğmasına neden olmuştur.
  • Not: Bu kanun modern hukukun temelini oluşturmuştur.
  • Çok tanrılı inanç vardır.
  • 313 Milano fermanı ile Hıristiyanlığın serbest bırakıldı.
  • Romalılar+Yunan→Helen→Hıristiyanlık)Avrupada yayılmasını sağladılar.
  • Fenike alfabesini Latin alfabesine dönüştürmüşlerdir.
  • Mısırdan alınan güneş takvimi Jülyen takvimi olarak düzenlenmiştir.
  • Edebiyat, hitabet ve tarih yazıcılığı gelişmiştir.
  • Mimari, saray, tiyatro, su kemeri, hamam
  • Anadolu’daki eserler; İst. Bozdoğan Kemeri, Ank. Ogüst Tapınağı, Antalya Aspendos tiyatrosu
  • 395’te Roma ikiye ayrıldı.
  • 476 Batı Roma 1453 Doğu Roma yıkılmıştır.
  • Not: Dünyanın en uzun ömürlü imparatorluğudur. Köleciliğin en yoğun olduğu imparatorluktur.
Continue Reading

Trend Gönderiler