Ahilik Teşkilatı

Ahilik Teşkilatı

Ahilik Teşkilatı Anadolu Selçuklu devletinde karşılaştığımız bir topluluk. Günümüzde esnaflar odası olarak bildiğimiz kuruluşun tam karşılığı olmasa da benzeri bir oluşumdur. Ancak asla tam karşılığı değildir.

Ahilik Teşkilatı Anadolu Selçuklu devletinde karşılaştığımız bir topluluk. Günümüzde esnaflar odası olarak bildiğimiz kuruluşun tam karşılığı olmasa da benzeri bir oluşumdur. Ancak asla tam karşılığı değildir. Öncelikle Ahilik Teşkilatı ismindeki “Ahi” kelimesinin manasına bakalım. Arapça kardeş ve ağabey anlamına geliyor.

Evet şimdi biz bu teşkilatı kardeşlik teşkilatı olarak düşünebiliriz. Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lugat-ı Türk adlı eserinde “Akı” şeklinde geçen kelime, eli açık ve cömert gibi manalara da gelmektedir.

Ahilik Teşkilatı

Ahiler kendi aralarında dayanışma amacıyla kurulmuş bir teşkilattır. Esnaflar ya da o zamanki deyim ile zanaatkarlar kendi aralarında her türlü yardımlaşmayı bu kurum çatısı altında yaparlar. Bir fırıncı, bir fırıncıyı yetiştirmek için teşkilata alır. Bütün fırıncılar, ekmek fiyatını ahi teşkilatı normları içerisinde belirler.

Bu sebeple aşırı fiyat artışı da söz konusu olamaz, uyumsuz fiyatlarla da karşılaşılmaz. Sadece fırıncılar mı ? Tabiki hayır. Demirciler, Kasaplar, Terziler, Ayakkabı tamircileri, kuyumcular ve daha nice zanaatkar bu teşkilata bağlıdır.

Ahiler kendi içinde bir eğitim kurumudur. Usta – Çırak ilişkisi içerisinde faaliyetlerine devam ederler. Ahiler sadece ticaret işleri ile ilgilenmezler. Dini bir kurum olarak da görülen teşkilatın liderine “şeyh” denmektedir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda Osmangazi’nin desteğini aldığı Ahi Lideri Şeyh Edebali’nin kızı ile evlendiğini not düşelim.

Ahiler, ekonomik manada orduyu destekler, yeri geldiğinde savaşa dahi katılırlar. Selçuklu sosyal toplumununu temelinde sağlam bir yeri olan Ahilik Teşkilatı , yerini Osmanlı Devleti döneminde Lonca Teşkilatı isimli kuruluşa bırakmıştır. Esasen aynı prensibe dayanmaktadır. Lonca Teşkilatı Osmanlı Devletinin esnaf odasıdır.

Ahilik teşkilatı ve lonca sistemi Selçuklu , Osmanlı ve islam toplumunun temelidir. Ahiler ile ilgili şu hikayeyi hatırlayalım.

Fatih , tebdil-i kıyafet ile çarşı pazarı teftişe çıkar . Bir esnafın dükkanına uğrar ve ürün alır. İkinci ürünü almaya kalkışınca karşısındakinin padişah olduğunu bilmeyen esnaf ” Ben siftahımı yaptım , siz yan tarafta siftahını yapmayan komşuma gidin” der ve ikinci ürünü satmaz. Fatih, yan dükkan da ikinci ürünü almaya kalkışınca yine aynı cevap ile karşılaşır.

Bunun üzerine saraya döner ve secdeye kapanarak kendisine böyle bir halk nasib ettiği için rabbine şükreder. Bu meseleler osmanlı toplumunda oldukça yaygındır. Bir esnaf başka bir esnafı düşünmeden asla iş yapmaz ve iyi niyet ön plandadır.

Ahilik Teşkilatı ve Eğitim

Esnaflar arasındaki eğitim meselesine de gelince, gerçekten de usta çırak ilişkisinin insanlara en az 15 yıllık bir zaman kazandırdığı gerçeği var meslek kazandırma konusu ile ilgili. Malumunuz günümüzde bir meslek sahibi olmak için en az 12 sene okuyor ve üstüne 4 sene de üniversite eğitimi alıyoruz. Bu durumda bile işsiz güçsüz milyonlarca genç sokaklarda iş arıyor. Bir meslek sahibi olmak için 15 sene eğitime gerek olmadığı çok açıktır.

Mesleği ustasının yanında iş başında öğrenme elbette en etkili eğitim yönetimidir. Teorik eğitimin yanında pratik eğitim de söz konusudur. Lonca teşkilatı veya ahilik teşkilatı bu eksikliği öyle de güzel kapatıyor ki. Keşke günümüzde de bu eski sisteme dönülebilse ve ahlaklı bir zanaatkar sınıfı oluşturulabilse !

Ahi Ruhu Topluma Nasıl İşlenebilir ?

Ahi ruhu demek en başta iyi niyet demektir. Toplumumuzda insanların birbirine güveninin kalmadığını görmek ve anlamak hiç de zor değil. Oysaki durmadan ve örneklerini bilfiil gösterek çocuklarımıza bunu anlatmamız gerekir.

Ama görünen o ki ne öğretmenler ne de veliler arasında bunun uzun müddet yaygınlaşamayacağı çok açık . Peki neden böyle düşünüyoruz. Öğretmen öğrencisine sigara içme der, peki kendisi içerken çocuk öğretmeni dinler mi ?

Bir şeyhe bal yiyen ve balı çok seven bir çocuk getirmişler. Çocuğa artık bal yetiştiremeyen aile çareyi şeyhe başurmakta bulmuş. Şeyh çocuğa bakmış ve bu çocuğu götürün ve bana 40 gün sonra geri getirin demiş. Aile önce akıl sır erdirememiş. Çaresiz şeyhin dediğini yapmışlar ve 40 gün sonra yeniden gelmişler.

Şeyh çocuğa bakmış ve başını okşayarak “evladım bir daha bu kadar çok bal yeme “demiş. O günden sonra çocuk bir daha bal yememiş. Ailesi şeyhe bu işin hikmetini ve 40 günlük süreyi sorduğund şeyh ” Siz bana geldiğinizde ben de bal yiyordum ve balı çok severim ” der. ” 40 gün boyunca bal yemedim , çünkü ben bal yiyorken başka birine bal yeme dersem tesiri olmaz, bu sebeple 40 gün bal yemedim ” der.

Bu söz üzerine aile şeyhin ne demek istediğini çok iyi anlar. Peki ya siz ? Yaptığınız bir şeyi yapma dediğiniz de çocuğunuz ya da öğrenciniz sizi ne kadar dinleyecektir? Sözünüzün tesiri nedir ? Bir toplumun düzelmesi için ailelerin ve öğretmenlerin de aynı düzgün hayatı yaşaması gerekir. Ancak bu şekilde ilerleme kaydedilir.

Bir ahi bireyi, gece tekkede öğrendiğini gündüz uygulamak için can atar. Uygulanmadığı sürece bilginin ne ehmmiyeti var ki ? Sevgiyle kalın. . .

daha fazla bilgi için dia ahilik maddesi.

tesvak ahilik nedir ?

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsor