Egitim Bilimlerinin Önemi Hakkında

Egitim bilimlerinin önemi hakkında konuşmak istedim bu gün sizlerle. Aslında bunun çeşitli sebepleri var ama benim bahsetmek istediğim öğretmenlik mesleği hakkında oluşan yanlış yargılar.

Öğretmenlik eğitimi hakkında bilgilere geçmeden önce sizlere bir öğretmende olması gerektiğini düşündüğüm bir kaç önemli özelliği aktarmaya çalışacağım.

Özgüven : Bir öğretmen kendine güvenmelidir. Öğretmen rol modeldir. Öğrenciler öğretmenlerini taklit ederler. Özellikle küçük yaştaki çocuklar öğretmenlerini model alırlar. Lise çağındaki öğrencilerde ise rol modellik daha somut görülür. Örneğin konuşmanın taklidir veya kıyafet stilinin taklidi gibi.

Değer bilme ve gösterme : Öğretmen , öğrencisine değer vermeli ve değer verdiğini göstermelidir. Bu kural size basit görünmüş , eee tabiki demiş olabilirsiniz. Burada yüzeysel bir değerden ve “sizlere değer veriyorum” cümlesinin kurulmasında bahsetmiyorum elbette. Değer vermek davranışla gösterilmelidir.

Ne yapıp edip öğrencilerin güvenini kazanmalısınız. Öğrenciler sadece okulda ve sınıfın içinde öğrencileriniz değildir. Onlar çalıştığınız kurumlardan , beton binalardan bağımsız olarak , tanıştığınız andan itibaren artık yaşamınız veya yaşamları boyunca sizin öğrencilerini olacaktır. Öğrencilerle olan ilişkilerinin kurum ile sınırlı değil , kurum ötesidir. Mekanlar değişebilir ama yarattığınız değer yargıları bakîdir.

Öğrencilerinizle daha çok vakit geçirin. Onlarla sohbet edin ve onları dinleyin. Öğrenciler sizinle konuşmaya başladıkları anda öğrenmeye de açılmış olurlar . Bu sizin için fırsattır. Birşey söyleyip , sorup sustuklarında artık söyleyeceğiniz herşeyi can kulağı ile dinliyor olacaklar.

Sürekli güncel kalmalısınız . Üniversitede öğrendikleriniz, yaşamınız boyunca kullanacağınız bilgiler değildir.O bilgiler bir inşaatın tuğlaları ve kabası. Siz evinizi güzelleştirmek zorundasıdır. Ne kadar güncel kalırsanız o kadar otoriter ve bilgin olursunuz.

Multi disipliner bir yaklaşım sergileyin. Eğitim ve öğretim için sadece bir branş asla yeterli değildir. Hayatınız boyunca varolan tüm branşlarda öğrenebildiğiniz kadar bilgiye hakim olmalı ve disiplinler arası etkileşimin önemine dikkat çekmelisiniz. Bütün bilim dallarının anası felsefedir. Felsefe düşünmek ve doğru düşünmeyi öğrenmek demektir. Yani bir nevi “düşünmek üzerine” düşünmek demektir. Dünyadaki bütün bilimler , birbirleri ile doğrudan ve dolaylı etkileşim içerisindedir.

Teknolojiden yararlanın. Teknoloji çağımızın en büyük nimetlerinden bir tanesi ve öğrenciler bunu çok iyi kullanıyor. Teknoloji kullanmayan bir öğretemenin öğrencilerine hitap edebilmesi oldukça zor. İletişim kanallarınız sürekli açık olmalı ve öğrenciniz size her an ulaşabilmeli. Bazı geceler araştırmalarımın hayret verici noktalarını öğrencilerimle bir an önce paylaşmak isterim ve sabahı beklemedne gecenin 2 – 3 gibi saatlerinde Whatsapp gruplarına mesaj iletirim. Öğrencilerim bana ” geceleri neden uyumadığımı sorarlar.” Hayat uyumak için çok kısa. Ömrümüzün %40 gibi büyük bir bölümünü uyuyarak geçirdiğimizi varsayarsak bu büyük bir kayıptır. Son olarak şunu söylemek istiyorum ; öğretmen öğretmeyi sevmelidir. Bildiklerini paylaşmayan kişilerin öğretmen vasfını taşımaması gerekir. şimdi sözü fazla uzatmadan öğretmenlik eğitimine geçiyorum.

Egitim Bilimlerinin Önemi

Öğretmenlik Eğitimi

Öğretmenler, eğitim fakültelerinin 4 ya da 5 yıllık bölümlerinden mezun olurlar. Bu noktada alan derslerinin öğretmen olmak için yeterli olmadığını bilmenizi istiyorum. Öğretmenler branş ve sınıf öğretmenleri olarak ikiye ayrılırlar.

Branş öğretmenleri belirli konularda uzmanlaşarak sadece bu branşlarda eğitim alırlar. Sınıf öğretmenleri ise ilköğretim faaliyetlerini uygulamak için eğitim alırlar.

bu noktaya kadar anlattıklarımız işin bilgi kısmı. Peki öğretmenlik kısmı ? Bir öğretmenin esas özelliği aktarımdır. Bildiklerini aktarabilmekten bahsediyorum elbette. Şüphesiz dünyada herkes öyle ya da böyle bir şeyleri öğreniyor. Hatta bir çok insanda bilgi noktasında fazlaca bilgi yüklemesi bile görmek mümkündür. Ancak birşeyler bilmek öğretmenlik yapmak için yeterli midir ?

Öğretmen, bildiğini aktarabilendir. Bunu yaparken de karşısındaki öğrencinin yaş ve kişilik özelliklerine ve kabiliyetlerine dikkat eder. Öğretim metotlar oldukça çeşitlidir ve bir öğretmenin kendi branşıyla ilgili bütün aktarım yöntemlerini bilmesi gereklidir. Burada eğitim bilimleri devreye giriyor. Öğretmenler, eğitim fakültelerinden Öğretmenlik Alan Bilgisi eğitimi alarak mezun olurlar

Egitim Bilimlerinin Önemi
Egitim Bilimlerinin Önemi

Ülkemizde bu eğitim Pedagojik Formasyon olarak bilinmektedir. Normal şartlarda lisans eğitimi boyunca verilen bu eğitim son yıllarda 3-5 aylık periyotlarda gelişigüzel verilmekte ve tabiri caizse parasını ödeyen bu sertifikayı almaktadır. Oysa Egitim Bilimlerinin Önemi oldukça fazladır ve uygulamalı olarak öğrenilmesi gerekmektedir. Ayrıca öğrenilen bilgilerin hazmedilmesi için staj yapılması zorunludur.

Öğretmenler, eğitim süresi boyunca oldukça yüksek oranda sunum yaparlar. Bu sunumlar şüphesiz öğretmenlerin sunum kapasitelerini arttırmakta ve heyecanlarını ve acemiliklerini atmalarını sağlamaktadır.

Egitim Bilimlerinin Önemi ve Pedagojik Formasyonun İçeriği

Yazımızın bu kısmında öğretmenlik eğitimi hakkında kısa bilgiler verilicektir. Öğretmenlerin aldığı eğitimlerin sadece çok küçük bir kısmına tekabül etmektedir. Aslında bütün konuların bilimsel adları olsa da size özetlemek yoluna gideceğim.

Ders Planlama

Öğretmen dersini gelişigüzel anlatmaz. Anlatılacak olan konular genellikle kazanımlarla uyumludur. M.E.B Talim ve Terbiye kurulunun hazırladığı öğretim programlarını telkin eder ve uygulanmasını ister.

Ders içerikleri bu kazanımlara uygun olmalıdır. Bu kazanımların öğrencilere aktarılması amacıyla uygulanacak yöntemler belirlenir. Genellikle sunuş yoluyla öğretim tercih edilse de öğrencilerin sayısına bağlı olarak buluş yoluyla öğrenme metotları da uygulanabilir.

Sunuş yoluyla öğretim öğretmenin aktif rol oynadığı ve ders bilgisini aktardığı sunuş türüdür. Öğrenci alan , öğretmen bilgi veren konumundadır. Öğrenci genellikle dinleyici konumundadır.

Buluş yoluyla öğretimde ise öğretmen rehberdir. Bilgileri öğretmek için ortamlar ve deneyler oluşturur ve öğrenciye rehberlik ederek bilgiyi deneyimlemesine ve somut bir şekilde algılamasına yardım eder. Örnek vermek gerekirse Fen bilimleri dersinde kasaptan alınan gerçek bir koyun beyninin sınıf ortamında kesilerek incelenmesi gibi.

Su 100′ derecede kaynar bilgisini aktarmak için suyu kaynatmak da örnek verilebilir. Buluş yoluyla öğrenme metodunun en çok kullanıldığı dersler somut içerikli dersler olmakla beraber matematik dersinde de öğrenciler oldukça aktif çaba göstermek zorundadırlar.

Öğretim İlkeleri

Bir öğretmenin mutlaka bilmesi gereken ilkelerdir. bu ilkelerden en önemlileri şunlardır.

Öğrenciye görelik : Her insanın kendine has bir öğrenme hızı ve becerisi vardir.

Yakından uzağa ilkesi : Örnek ile açıklayalım. En yakın çevredeki ortamla ilgili bilgiler öğrencinin daha çok dikkatini çeker. Oyun oynadığı sokaklar , mahallesi, okulu ve ailesi hakkında bilgileri ilk öğrenir. Yaşadığı mahalleyi tanımadan ilçesini ; ilçesini bilmeden İlini ; ilini öğrenmeden ise Ülkedeki diğer illeri öğrenmez. Bu aşamaların gözetilmesi eğitim açısından daha uygundur.

Bilinenden Bilinmeyene : Öğrenciler bildiklerin bilgileri kullanarak çıkarımda bulunurlar. Yani eski bilgilerini , yeni bilgilerini öğrenirken kullanmaları gerekir. Bu noktada öğretmen gerekli ilişkileri kurdurmak için çaba harcamalıdır. Örnek verme gerekirse Osmanlı kuruluş devri bilinmeden , yükseliş devri anlatılmaz. Yükseliş devrindeki olayların kökeni ise kuruluş devrinde aranabilir.

Hayatilik veya Yaşama Uygunluk İlkesi : Öğrenciler öğrendikleri bilgilerin gerçek hayatta işlerine yarayıp yaramayacağını sorgularlar. Bilgilerin işe yaraması gerekir. Aksi taktirde öğrenme güdülenmesi azalacaktır.

Öğretmen öğrettiği bilgiyi hayata uyarlamak ZORUNDADIR.

Somuttan Soyuta : 0- 11 yaş aralığındaki herhangi bir çocuğa melek , cin, tanrı gibi , şeytan gibi kelimeleri anlatmak oldukça zordur. özellikle 7-11 yaş arasında somut işlem dönemidir ve öğrenciler duyu organları yoluyla öğrenirler. 12 + yaşlarda soyut kavramları algılama daha da güçlenir.

Öğrencilere önce somut , sonra da soyut kavramlar öğretilmelidir. Bu sıra gözetilmezse öğrenim oldukça güçleşir. Karşımızdaki çocuğun neden matematik öğrenemediğini anlıyor musunuz ? Çünkü henüz soyut bir kavram olan matematiğe hazır değil ?

Bütün bunların yanısıra öğrenci öğretmene saygı duymalı ve ona güvenmelidir. Eğer öğrenci öğretmenini sevmiyor ve ona , bilgisine güvenmiyorsa öğretmeninden alabileceği hiçbir şey yoktur.

Egitim Bilimlerinin Önemi – Öğretim Yöntemleri

Anlatım : Düzgün ve akıcı bir konuşma üslubu ile vurgu ve tonlamalara dikkat ederek bilgileri aktarmak . Önemli olan kelime yüksek sesle aktarılır. Önemi daha düşük kelimeler , daha alçak sesle ifade edilir. Öğrencilerin güdülenmesi azaldığı ve dikkatlerinin dağıldığı farkedilirse hemen müdahale etmek gereklidir.

Öğretmen oturuyor ise ayağa kalkmalı veya ayakta ise dolaşmaya başlamalıdır. Ses tonunu arttırmak dikkati üzerine çeker.

BİR ÖĞRETMENİN EN BÜYÜK SINIF YÖNETİMİ HAMLESİ BİLGİDİR.

Öğretmen sınıfta otoritesini kurmak için sesini değil, bilgisini kullanmalıdır. Öğrenci eğer öğrenebileceği birşeyelr olduğunu düşünüyorsa öğretmenini can kulağı ile dinleyecektir.