Connect with us

Makale

Eğitim Tarihi ve Antik Çağda Eğitim

Published

on

education history

Eğitimin kendisi de tarihin kendisi kadar eskidir. Eğitim tarihi ni inceleyeceksek bunu ilk insanlara kadar indirgemek zorundayız. Bunun sebebi de elbette insanın eğitilmeye muhtaç olmasıdır. İlk insanlardan tutun da günümüze kadar insan oğlunun evrimi, eğitime muhtaç olduğu gerçeğini değiştirmemiştir.

Biz öğretmenlerin eğitim bilimlerine olan gereksiniminden dolayı, eğitim tarihi yani eğitimin bilgi birikimi oldukça önemlidir. Bir eğitim bilimcinin olmazsa olmazları, günümüze değin süregelen eğitim kuramlarıdır.

Antik dönemde eğitim dediğimizde yazının icadından sonraki dönem olmak üzere H.z İsa’nın doğumuna kadar olan süreyi kastediyoruz. Bu dönemde eğitimin öncüleri ise Mısır , Yunan, Sümer , Hint ve Çin medeniyetleri olmuştur.

Mısır’da Eğitim Nasıldı ?

Eğitim tarihinde Mısır’da eğitimin temelini sorgularken Nil nehrini pas geçmek olmaz. Nil Nehri, Mısır çöllerine hayat veren bir “ab-ı hayattır.” Nil nehrinin taşmalarını hesaplamak zorunda olan halk takvimi ve geometriyi geliştirme noktasında ilimle uğraşan kişileri zorlamıştır. Ayrıca Topografya ve mühendislik biliminin de geliştiği açıktır. Kanallar, kanalların açılacağı yerlerin belirlenmesi, taşma zamanı. . .

Mısırlılar takvimi üç ana döneme ayırmışlardı. Ekme , Biçme ve Taşma. Güneşin hareketlerini incelemelerinin ve bunun sonucunda güneş takvimi yapmalarının temelinde bu gereksinim olduğu düşünülse de esasında Güneş tanrısı Ra faktörünü de düşünmek gerekir.

Amon Ra Eğitim tarihi

Tanrılıkla ilgili savları bulunan Firavunların mumyalanması ve bunun gelişim sürecinde de tıp biliminin geliştiğini farzediyoruz. Kalıntılar üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki Mısırlılar arasında beyin ameliyatı bile gerçekleştirilmiş.

Mısır’da okul teşkilatı kurulmuş ve üç ana temele oturtulmuştu. Bunlar ilkokul , ortaokul ve yüksekokul (lise) olarak düşünülebilir.Şunu belirtmekte fayda görüyorum. Mısır’da yalnızca zengin çocukları okula gidebilirdi. Daha sonraki dönemlerde okulların sayısı artmış ve halkın diğer kesimleri de öğretime dahil edilmiştir.

Din ekseninde gelişen ve yürütülen eğitim faaliyetlerini yürütenler ise rahiplerdir. Öğrenciler önce taşa yazarak öğrenir, daha sonra da bu yazıklarını papirüs kağıdına geçirirlerdi. Günümüzde öğretmenlerin kırmızı kalemle düzeltme geleneğinin Mısır’daki öğretmenlerden geldiğini biliyor muydunuz ? Eğitim tarihi bunun gibi nice ilginçliklerle dolu elbette. Ama bunlara başka bir yazımda değineceğimi umuyorum.

Ayrıca tapınak okulları bulunur ve bunlar bir külliye gibi ilk orta ve yüksek eğitimi aynı kurumda barındırırdı ve mezunları yazıcı ünvanı ile çeşitli memuriyetlere tayin edilirdi. Yazıcıların yanısıra din adamları da bu hakka sahipti. Mısır’da alt tabakadan sıyrılarak yükselmenin tek yolu yazıcı olmaktan geçmekteydi.

Tapınak Okulu – Sanat – Eğitim tarihi

İlginç bir anekdot daha. Mısır’da yüksekokulu bitiren kişi , vazifeye başlatılmazsa , bütün masraflarının karşılanması gerekiyor. Masrafları karşılanan yazıcılar kendini bilime adayarak çalışmalar yürütüyorlar. Bu bir nevi bursluluk sistemine benzetilse de tam olarak bu şekilde ilerlemiyor . Zira devletin desteği şahsa değil bilime. Tapınak okullarının gündüzlü versiyonları olduğu gibi yatılı versiyonları da bulunmaktadır ve zengin olsun olmasın bütün çocuklar aynı şartlarda beraber eğitim görürler.

Ptah-Hotep oğluna öğüt verirken didaktik eserinde eğitsel değerlere ilişkin şu öğütlere yer vermiştir: “Herkese gönül alçaklığı lazımdır. Herkesin ve bilhassa zenginlerin akıllarını geliştirmeye önem vermeleri lazımdır. Kibirli olmamalı, herkesin iyilik yapmaktan hoşlanması gerektir. Hayatta en şerefli şey bilim sevgisi ve bilimle uğraşmaktır…”

Çin’de Eğitim Nasıldı ?

Çin’in yazılı tarihi M.Ö 1600 ile 1100’lü yıllardan başlamakta ve günümüze değin süregelmektedir. Çin dünyanın en esk kavimlerinden biridir ve bu köklü medeniyet, eğitim tarihinin de temelini oluşturmaktadır. Zaten bilindiği üzere de kağıt, barut, pusula ve matbaa gibi çok temel icatlar Çin’de ortaya çıkmıştır. Ancak Çin toplumu bilgi noktasında da muhafazakar davranmakta ve icatlarını sıkı sıkıya saklamaktadır. Savaşlar da olmasa Çin icatlarından haberdar olmak imkansıza yakındı. Gel gelelim bazı icatların saklanması mümkün değildir.

Çin Tapınak Okulu - eğitim tarihi
Çin Tapınak Okulu – eğitim tarihi

Çin öğretilerinde ve okul sisteminde Konfüçyüs’ün çok özel bir yeri vardır. Halkı kırmadan , dini inaçlara saygı göstererek eğitimin önemine değinmiş ve fikirlerini bu doğrultuda benimsetmiştir. Ona göre eğitimin amacı “erdemli insan yetiştirmektir.” Ona göre zorlukları yenmek için çabalamak birinci vazifedir. Ödül elbette sonra gelmektedir.

Çinlilerin kutsal kitapları olan ŞAKİNG’ de yazdığına göre “insanlar küçük yaştan, öldüğü güne kadar eğitilmelidir.” Aynı kitabın içerisinde eğitim kurumu için bir Bakanlık kurulduğu da yazmaktadır. Çin’de de soyluların okuyacağı saray okulu bulunkaktadır. Çin’li prensler 8 yaşında, saray katiplerinin çocukları ise 13 yaşında bu okullara kabul edilmektedir.

Çin ulusu için öğretmen çok saygın bir kişidir ve bu saygı ölünceye kadar asla azalmaz. Çinliler bayramlarında en yaşlı öğretmen için kurban kesmeyi ihmal etmezler. Çin ulusunun önemli eğitimcilerinden biri kabul edilen Laotze ” insanlar arasında iyilik ve erdemi yayacak kişi öğretmendir.” demektedir. Öğretmen iyi kalpli, şefkatli, aydın olmalıdır. Öğreteceği şeyden emin değilse, başarısızlık doğurur ve fikirlerde karışıklık meydana getirir. Çinde eğitim ciddi bir meseledir.

Hintliler’de Eğitim Nasıldı ?

Hindistan da kadim kavimler arasında şüphesiz en eski ve köklü kavimlerden bir tanesidir. Eğitim tarihinde Hindistan’da en etkili iki din olan Brahmanizm ve Budizm, çok büyük etkiye sahiptir elbette.

Özellikle Brahmanizm, Kast sisteminin temelinde bulunmaktadır. Din adamı olan Brahmanlar eğitimin asıl unsurlarıdır. Kast sisteminde toplumsal tabakalar bulunmaktadır. Paryalar ise bu sistemin dışında tutulan köle sınıfıdır. Bu sınıf insan yerine bile konmadığı için eğitimin de dışında tutulmuştur.

Hindistan Okulları – eğitim tarihi

Brahmanlar kutsal kabul edildiği için öğrenciler tarafından otoriteleri yüksek kabul edilip, saygıda asla kusur edilmezdi. Hatta öyle ki öğretmen babadan bile üstün kabul edilirdi. Hintlilerde Brahmanizmin egemen olduğu yıllarda eğitimin amacı Brahma’ya ulaşmaktı ve bu uğurda erdemli olmak için çabalamak asıl uğraştı. Bunun için irade kuvvetlendirme çalışmaları yapılırdı. M.Ö 7 yy’da yaşayan ve asıl adı Sitharta olan namı- diğer Buda, Brahmanizm’i biraz yumuşatmak istemiş ve bu amaçla da kast sistemini ortadan kaldırmak için mücadele vermiştir.

Buda kelimesi esasen nurlu, gerçeğe ulaşmış gibi manalara gelmektedir. Eğitimin amacı da Nirvana’ya ulaşmaktır. Burada Nirvana, allah’a ulaşmak ve ondan bir olmak veya yokluğa ulaşmak olarak düşünülebilir. Eğitimde tutku dediğimiz duygulara sahip çıkmak ve onları dizginlemek esastır. Eğitim tarihi hakkındaki yazımın devamı gelecek.

Takipte kalın

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Makale

Retorik ve Hitabetle Konuşmanızı Nasıl İlginç ve Etkili Hale Getirebilirsiniz

Published

on

retorik ve hitabet

Topluluk önünde konuşma, sadece dili iyi bir şekilde konuşma yeteğine sahip olmak demek değildir. Retorik ve hitabet sanatına göre iyi bir konuşmacı, psikoloji ve oyunculuk, felsefe ve analitik konularında da temel bir anlayışa sahip olmalıdır. Temel amacı sadece muhataplara belirli bilgileri iletmek değil, aynı zamanda dinleyicilerin ilgisini uyandırmak, dinleyicileri belirli eylemlerde bulunmaya teşvik etmektir.

10 Temel Retorik Kuralı

Retorikte, konuşma kalitesini etkileyen ve hitabetin merkezinde yatan 10 bileşen vardır. Yazımızın pdf dosyasına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Nesnellik

Kendi inançlarınızı değişmez bir gerçek olarak sunmamalısınız. Konuşmacının konuşması tarafsız ve bilgi doğru olmalıdır;

Özlülük

Çok sayıda ikincil bilgi içeren uzun bir monolog, diğerlerinden rahatsızlık ve olumsuz tepkilere neden olur. Konuşma metni, anlamlı ve bilgilendirici kalırken yeterince kısa ve özlü olmalıdır;

Netlik

Açıklık, karmaşık şeyleri basit kelimelerle açıklama, bilgiyi muhatap tarafından anlaşılabilir bir biçimde sunma yeteneğidir;

Görüntüler – Retorik ve Hitabet

Örnek olarak gerçek yaşam durumlarının kullanılması, karşılaştırma ve yan yana koyma, dinleyicide tanıdık şeylerle çağrışımları çağırır. Ortaya çıkan hisler ve duygular, bilginin algılanmasını kolaylaştırır ve konuşmayı daha akılda kalıcı hale getirir;

Retorik ve Hitabet

Fayda İlkesi

Söylenenlere dair ana fikir kolay kavranmalı ve çabuk ezberlenmelidir;

Voltaj

Muhatap büyülenmeli, ilgilenmeli ve entrikayı korurken ve gerginliğin derecesini artırırken, onu yavaş yavaş anlatının doruk noktasına getirmelidir;

Sürpriz

Standart olmayan bir yaklaşım ve duruma yeni bir bakış, izleyicinin konuşmacıya ve konuşmasına olan ilgisini artırır;

Doyma

Dinleyiciyi anlaşılması zor terim ve formülasyonlarla aşırı yüklememelisiniz, bunlar basit ve anlaşılır bilgilerle değiştirilmelidir;

Komik efekt

Mizah keskin köşeleri yumuşatır, izleyicinin mizacını çağrıştırır ve iyi bir şaka veya uygun tanıkla seyreltilmiş konuşmalar daha iyi hatırlanır;

Tarzı – Retorik ve Hitabet

İddialı ve yüce konuşmalar yapmamalısınız, ama aynı zamanda söylenenler kaba görünmemelidir. Hikaye anlatma stilinin seçimi, içeriğine ve sunum için hedef kitleye bağlıdır.

Konuşmanızı nasıl ilginç ve etkili hale getirebilirsiniz – 7 ipucu

Mizah anlayışı, ilginç gerçekler

Kuru, tatsız ve karmaşık terimlerle dolu bir konuşmacının konuşmasını dinlemek sıkıcıdır. Halk, ironi ile seyreltilmiş basit ve ilginç bir metni kolayca algılar.

Duraklatmalar

Duraklama, topluluk önünde konuşmanın ciddi bir unsurudur. Parlak bir ifadeden sonra durun. Bu seyircinin zihninde güçlü bir tepki uyandırır, entrikalar, gerginlik, merak uyandırır. Duraklamalarda sessiz olmaya çalışın ve mırıldanmayın: “eeee” veya “bunun gibi başka ne söylenebilir …”.

Güven

Dinleyicilerin güvenini oluşturun. Bana gelişigüzel bir şekilde kaç müşteriniz olduğunu veya bir işletmeyi ne zamandır yönettiğinizi, ne tür bir deneyime sahip olduğunuzu söyleyin. Henüz yaygın bir itibar oluşturmadıysanız, izleyicinin sözleriniz hakkında şüpheleri olacaktır. Gerçek hayattan örnekler verin.

Alaka düzeyi

Güncel konular hakkında konuşmak gerekiyor. Alaka düzeyi şu anda konunun önemi ve güncelliği olarak anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, haberdar olun. Örnekler verirseniz, kontrol edin; güncel olmayabilir. Yeter ki alaka düzeyi retorik ile uyumlu ve hitabet açısından yeterli olsun.

Aksanlar

Önemli kısımları vurgulayın. Hızlıca söylenen duygusal ifadeler insanları sıkıyor.

Bir düşünceyi hız, ses gücü, jestle vurgulayın. Vurgulamanın önemli olduğu ifadeyi açıkça vurgulayın: camı kırın, masaya çarpın. Konuşmaları metaforlar, hikayeler ve ifadelerle dolu. Sadelikleri ve parlaklıkları nedeniyle halk arasında rezonansa girerler.

Hikayeler

Hikayeler şeklinde anlatın: Bir şeyi nasıl başardınız, belirli durumlarda ne kadar ilginç ve eğlenceli anlar vardı. Dinleyiciler sizin yerinizde kendilerini denerler, hikayenizi yaşamaya başlarlar. 2017’de Otli’den bir iş adamının konferansına katıldım. Bana hangi zorlukları aşması gerektiğini, başlangıçta siyahi bir iş olarak nasıl geçimini sağladığını anlattı. Bu arada, yüksek eğitimi yok. Her şeyi irade ve karizma ile başardı. Gibi

“Önce” ve “sonra” alımı

Bir ürünün reklamını yaparken, dinleyicinin hayatının ürünü kullanmaktan nasıl değişmesi gerektiğini örneklerle sunun. Zayıflama ürünü satmak mı istiyorsunuz? Kilo verdikten “önce” ve sonra “sonra” resimleri gösterin, örneğin Christina Aguilera veya Polina Gagarina.

Sunumunuzun sonunda özetleyin ve harekete geçirici mesaj verin. Parlak, şok edici, orijinal!

Topluluk önünde konuşmaktan nasıl korkmamalı

Potansiyel başarısızlık korkusu ve sahne korkusu tamamen doğaldır ve birçok insanda ortaktır. Konuşma korkusunun arkasında gerçekten ne olduğunu anlamamız bizim için önemlidir, böylece ona etkili bir şekilde karşı koyabiliriz.

Sahne korkusu ya da olası başarısızlık korkusu, geniş bir izleyici kitlesi önünde performans sergilemek üzere olan kişiyi saran sürekli bir endişe durumudur.

Aşağıdaki ipuçlarını dinleyin:

Konunuzu bilin

Performans korkusunu hiçbir şey hazırlıklı olmak kadar bastırmaz. Konuşmanızın konusunu ve metnini bilin. Ve en önemlisi, izleyicilerinizi tanıyın. Neyle ve kiminle konuştuğunuzu biliyorsanız, paniğe kapılmanıza gerek yok.

Konuyu bilmek, sunumunuzda daha doğal ve ikna edici olmanızı sağlayacaktır. Ve aniden herhangi bir teknik arıza meydana gelirse, sizi hiç utandırmayacaktır: sonuçta, bilginizden% 100 eminsiniz!

Sakin ol

Sahne korkusunun “sadece kafada” olduğu gerçeğine rağmen, korkunun kendine özgü fizyolojik tezahürleri vardır. Dinleyicileriniz bunu fark edebilir. Başa çıkmanın en iyi yöntemi, olumsuz beklentileri olumlu olanlarla değiştirmektir. Söylediklerinizi unutursanız ne olacağı konusunda endişelenmek yerine, bir seyirci önünde iyi performans gösterirseniz ne olacağını düşünün. Basit görünse de, olumlu onaylamalar, topluluk önünde konuşmadan önce stresi azaltmaya gerçekten yardımcı olabilir.

Olası en kötü senaryoyu hayal edin

Olumlu düşünceler size yardımcı olmuyorsa, en kötü durum senaryosunu düşünün. Bir kez hayal ettiğinizde, bu senaryonun o kadar da korkutucu olmadığını anlayacaksınız. Bu rahatlamana yardımcı olacak.

Sonuçları hayal edin

İstediğiniz gibi adlandırın: yansıtma, hayal gücü, meditasyon. Ona hangi adı verdiğiniz önemli değil – sadece yapın. İdeal performansınızı şevk, mizah, güven ve profesyonellikle parladığınız bir seyirci önünde hayal edin. Başarı hakkında ne kadar çok düşünürseniz, başarma olasılığınız o kadar artar.

Dünya senin etrafında dönmüyor

Herkesin sizinle alay etmeyi, eleştirmeyi veya kınamayı beklediğini hissedebilirsiniz. Ancak durum bu değil. Tüm hatalarınız için tüm dünyanın sizi suçlayacağı hissinden kurtulun.

Sunumunuza, izleyicilere ve onlara ne vermek istediğinize odaklanın. Bunu yaparak, içinizde zaten biriken gerilimi azaltacaksınız.

Bir şeyler ters gittiğinde

Er ya da geç bir şeyler ters gidecek. Mikrofon veya projektör çalışmayabilir. Raporunuzun konusuna ve içeriğine sahipseniz, sizi pek rahatsız etmeyecektir. Mikrofon çalışmıyor mu? Boşver, sesini yükselt ve konuşmaya devam et. Teknik personel muhtemelen zaten soruna bir çözüm bulmak için çalışıyor. Ve evet, endişelenmelerine izin ver, sen rahat ol

Sakin ol ve kendinin önüne geçme

Konuşmanızı mümkün olan en kısa sürede bitirmek için acele etmeyin. Performansınıza sakin ve yavaş başlayın. Bu, en uygun konuşma hızını seçmenize, dinleyicilere alışmanıza ve izleyicinin size alışmasına izin verecektir.

İlk beş dakikaya konsantre olun

Tüm konuşmanızın sadece beş dakika sürdüğünü hayal edin. Bu, performansı daha az stresli hale getirir. Sunumunuzun ilk beş dakikasını “tamamlamaya” odaklanın – bu, sizi sakinleştirmek ve sürece dahil olmak için yeterli olacaktır.

Heyecanınız için asla özür dileme

Konuşmanızın çoğunda sakin görünecek ve heyecanınıza ihanet etmeyeceksiniz. Öyleyse neden izleyiciye bundan bahsediyorsun? Dizleriniz titriyor gibi görünmesine izin verin – seyircilerden kimse bunu fark etmeyecek, inan bana. Bu yüzden sadece bahsetmeyin, yoksa izleyicileriniz kendilerini gerecek, onlara söylediklerinizi dinlemeyi bırakacak ve konuşma tarzınızı değerlendirmeye başlayacaktır.

Hataların hakkında konuşma

Performansınızı hazırladınız ve provasını yaptınız, harika hissediyorsunuz. Ancak, zaten sahnede olduğunuz için, birden kafanızın karıştığını veya önemli bir şey söylemeyi unuttuğunuzu fark edersiniz. Böyle zamanlarda, bu hatayı bilen tek kişinin siz olduğunu unutmayın. Dinleyicileriniz hiçbir şeyden şüphelenmiyor. Bu yüzden mutlu bir cehalet içinde kalsalar bile, onları bilgilendirmeye değmez. Hatalarınızı kabul ederseniz, bazı dinleyiciler kasıtlı olarak başka kusurları aramaya başlayacaktır. Seyircinin dikkatini sunumunuzun ana amacından başka yöne çevireceksiniz.

Erken gel

Geç kalmak sadece heyecanınızı artıracaktır. Önceden konuştuğunuz yere gelin, alışın. Hatta daha rahat hissetmek için sahneye çıkabilir veya koridorda dolaşabilirsiniz.

Isınmak

Gergin olduğunuzda vücudunuzdaki kaslar sertleşir. Gösterinizden on beş dakika önce biraz ısınma yapın. Bu, kas gerginliğini giderecek ve vücudunuzu rahatlatacaktır.

Nefes almak

Heyecana her zaman hızlı nefes alma eşlik eder, bu da oksijen eksikliğine ve rahatlama kaybına neden olur. Sahneye çıkmadan bir dakika önce kendinizi sakinleştirmek için birkaç derin nefes alın.

Her şeyi iki kez kontrol edin

Raporunuzda bir dizüstü bilgisayar veya herhangi bir not kullanmanız gerekiyor mu? Her şeyin çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Mikrofon başında durduğunuzda, unutulmuş kağıtların ve notların peşinden koşmak için çok geç olacaktır. Ve bu, güveninizi büyük ölçüde azaltacaktır. Konuşmanızın metnini o kadar iyi bilin ki, mücbir sebepler durumunda bile tereddüt etmeden konuşmaya devam edebilirsiniz.

Ana tavsiye

Performans korkunuzun üstesinden gelmeye çalışmayın. Onunla çalışın! Kendinizi hazırlamalı ve konuşmanızın ilk birkaç dakikasında son derece heyecanlanacağınızı kabul etmelisiniz. Kaygınızı ne kadar bastırmaya çalışırsanız, o kadar güçlenir. Bu yüzden sunumunuza odaklanın. Heyecan yavaş yavaş azalacaktır. Retorik ve Hitabet sanatının büyüsü sizi mükemmel bir konuşmacı yapabilir.

Continue Reading

Makale

Uzaktan Eğitim Ne Kadar Sürecek ?

Published

on

online eğitim

Uzaktan eğitim şüphesiz içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde en çok duyduğumuz kelimelerden bir tanesi. Peki bu kavram ne demek ? Gerçekten neyi ifade ediyor ? Eğitim konusunda ne kadar hazır olduğumuzu hiç irdeledik mi ? Uzaktan yapılan eğitimlerin ne kadar etkili olduğunu ölçebiliyor muyuz ? Gelin beraber bu soruların cevaplarını irdeleyelim.

Uzaktan eğitim aslında günümüzde yeni bir kavram değil. Uzun yıllardan beri gerek AÖF olsun gerekse AUZEF olsun, çeşitli şekillerde üniversiteler uzaktan eğitim noktasında çalışmalar yapıyor ve içeriklerini kullanıcı adı ve şifre girilmesi kaydıyla online ortamda yayınlıyorlar. Canlı ders dediğimiz sistemde de hocalar uzaktan bağlantılarla tecrübelerini öğrencilerle paylaşıyorlar.

online eğitim
online eğitim

MEB İÇİN PANDEMİ DÖNEMİNDE ZORUNLULUK – UZAKTAN EĞİTİM

Küresel bir salgın olan koronavirüsün bulaşıcı etkisi sebebiyle okullar maalesef tehlike arzetmeye başladı. Salgının her ne kadar gençler üzerinde büyük etkileri olmadığı bilinse de bu kitlenin virüsü taşıma tehlikesi evlerdeki milyonlarca yaşlı ve orta yaş ebeveynleri tehlikeye atıyor. Bu sebeple de okulların uzaktan eğitim sistemine geçmesi zorunluluğu ortaya çıkıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı ise altyapısı hazır olmadığı halde bu duruma hazırlıksız yakalanan taraf oldu. Ayrıca ülkenin her yerinde yeterli internet ve cihaz altyapısı hazır olmadığı için MEB kendi kabahati olmadığı halde bu durumdan etkilenen taraf oldu ve eğitim bir süre aksadı. Çareler arayan eğitimciler ise çareyi Zoom ve Google Meet gibi platformlarda ders vermekte buldular. Uzaktan eğitim platformları olmayan bu siteler bir şekilde uzaktan eğitime entegre edildi ve artık en yaygın kullanılan eğitim araçları haline geldiler. Özellikle Zoom dünya çapında ün kazandı.

MEB online eğitim sürecini eba üzerinden yürütüyor ve bunun için zoom entegrasyonu sağlayarak derslerin daha kolay işlenmesi için hızla teknik altyapısını tamamlamaya çalışıyor. Bu süreçte açtıkları portal üzerinden de süreci kontrol ediyorlar. Üzerine tıklayarak ulaşabileceğiniz bu portalda uzaktan eğitim araçları , bilgilendirme videoları , hazırlık dönemi programı, rehberler ve kitaplar yer alıyor.

İçerdikleri dahili araçlarla hem görüntülü hem de sesli bi şekilde eğitime olanak sağlayan bu siteler ve programlar online toplantıların da vazgeçilmezi haline geldi. Artık şirketler, okullar ve benzeri kurumlar virüs sebebiyle bir araya gelmekten çekindiği için bu platformları tercih ediyorlar.

Uzaktan Eğitim Başarılı Olabilir mi ?

Aslında bu sorunun cevabını vermek çok zor. Çünkü çok fazla değişken bulunuyor. Bu değişkenlerden bir kaçını saymakta fayda görüyorum. Ama şüphesiz en önemli değişken öğrencilerdeki içsel motivason elbette. Öğrencilerin öğrenme düzeyini belirleyen temel faktörlerin başında geliyor.

Öğrenciler online derslere katılmak istemiyor. Bunun bir çok sebebi var ancak en önemlisi ekranda bir noktaya uzun süre sabit bir şekilde odaklanmanın çok zor oluşu. Karşınızda bir görüntü ve ses var evet. Ancak etkileşim kurmak zorlaşıyor. Mesela iki tarafında kamerasının açık olması gerekiyor. Ancak taraflardan birinde kamera eksik ya da kusurlu olabiliyor.

uzaktan eğitim
uzaktan eğitim

Bunun yanında internet bağlantı problemlerinin yüksek olduğu bölgelerde görüntü aktarımı oldukça kalitesiz. Bu durumun özel sebebi ise upload hızı olarak vurgulanabilir. Ülkedeki en yaygın upload hızı 0,60 kbps yani 1 Mgbit bile değil. Bu durumda dosya indirme değil , dosya gönderme hızını etkiliyor. Ayrıca ping sürelerinin de çok yüksek olduğunu söylemekte fayda var. Bu sebeple dosyaların veya görüntünün aktarımı oldukça yavaş ve kalitesiz.

Tabi sınırlılıklar bununla da kısıtlı değil. Bilindiği üzere eğitimde fırsat eşitliği sağlanması gerekiyor. Peki kaç evde bilgisayari tablet veya akıllı cep telefonu var ? Bütün bunların tamamlanmadan uzaktan eğitim sürecinin ülke çapında eşit oranda sunulması nasıl mümkün olabilir ?

Her öğrenciye bir tablet ya da bilgisayar sunulduğunu varsayalım. Peki öğretmenler ? Öğretmenlerin bir bilgisayarı olmak zrounda mı ? Eğer maddi durumu el vermiyorsa meb öğretmenlere bilgisayar veriyor mu ? Sadece meb değil , aynı durum özel okullar için de geçerli elbette. Özel okullar da öğretmenlerine gereki imkanları sağlama noktasında yetersizler. Okuldan eğitim olanaklarının mümkün olmadığı zamanlarda evden ders yapmak zorunda kalan öğretmenler teknik yetersizliklerden dolayı sorunlar yaşıyorlar.

Uzaktan mı yoksa Yüz yüze mi ?

Şühesiz yüz yüze diye haykrdığınızı duyar gibiyim. Ancak burada da şu soruyu aklımıza getirmemiz gerekiyor. Günün belli saatlerinde uzaktan eğitim kapsamında yapılan derslerin kolaylıkları yok mu ? Şüphesiz teknik imkanlar sağlandığı taktirde zamandan ve mekandan tasarruf ettiren bu sitemin artıları oldukça fazla. Ancak eksileri ile kıyaslandığında malesef yüz yüze eğitimin daha başarılı olduğunu söylemek daha mümkün . Maalesef diyoruz çünkü bu süreçte bu pek de mümkün görünmüyor.

Yüz yüze eğitimin en temel artılarından bir tanesi göz teması ve direkt iletişim. Bu tabi sizlere doğrudan geri dönüt alabilme imkanı tanıyor. Ayrıca öğrencilerin oturduğu yerde sabit kalmasında sorun olmasa da öğretmen açısından hareket bir zorunluluk ve bu sadece yüz yüze eğitim sayesinde mümkün olabiliyor.

Uzaktan Eğitim Ne Kadar Sürer ?

Şüphesiz salgının yaza kadar bitmesine yönelik büyük bir beklenti var. Ancak Ülkeler genellikle DSÖ nün verdiği veriler kararlar dogrultusunda aksiyon alıyorlar. Dolayısıyla salgının dünyadaki seyri göz önünde tutulacaktır. Bu sebeple de kontrollü olarak mart ayından itibaren tüm kademelerde okulların açılacağı beklentisi güc kazanmaya başladı.

Evet beklentimiz mart sonu tüm okulların açılacağı yönündedir.

Continue Reading

Makale

Loci Hafıza Teknigi

Published

on

loci hafıza tekniği

Loci metodu

Loci metodu hafızayı güçlendiren bilinen en eski metod olarak adlandırılır. Loci, locus kelimesinin çoğul halidir ve anlamı yer ya da konum demektir. Aşina olduğunuz yerleri en iyi hatırlayabileceğiniz varsayımına dayanmaktadır. Yani hatırlamak istediğiniz bir şeyi çok iyi bildiğiniz bir yerle ilişkilendirirseniz, o konum size hatırlamanız için bir ipucu sağlayacaktır.

loci hafıza tekniği
loci hafıza tekniği

Roma imparatorluğu döneminde geliştirilen locus metodu bir çeşit düğüm metodudur. Cicero’ya göre bu yöntem akşam yemeği sırasında çöken binadan kurtulan tek kişi olan Ceous Sİdemer’in şairi tarafından geliştirilmiştir. Simonides misafirlerin nerede olduğunu hatırlayarak tanınmayacak kadar ezilmiş ölüleri teşhis edebilmiştir. Bu deneyimden sonra, herhangi bir şeyi bir konumun zihinsel imgesiyle ilişkilendirerek hatırlamanın mümkün olabileceğini fark etmiştir. Bu arada yazının pdf halini bu linkten indirebilirsiniz.

Loci sistemi hem yunanlı hem de Romalı konuşmacılar/hatipler tarafından bir hafıza aracı olarak kullanılmıştır. O dönemlerde notların yardımı olmadan yapılan konuşmalarda bu teknikten yararlanılmıştır. Yaklaşık M.Ö. 500 yılına kadar uzanan bu sistem, fonetik ve peg sistemlerinin tanıtıldığı 1600’lerin ortalarına kadar en popüler hafıza güçlendirici sistemdi. Bu metod özellikle, eğer görselleştirme yönünüz iyiyse işe yarar. metod şu şekilde çalışıyor:

loci Hafıza Tekniği nin  Uygulanışı

Kendi eviniz gibi iyi bildiğiniz bir yer düşünün. Bir dizi konumu mantıksal sırayla bir yerde görselleştirin.

Örneğin; normalde evinizde ön kapıdan arka kapıya doğru giden yolu zihninizde görselleştirin. Ön kapıdan başlayın, koridordan geçin, otuma odasına dönün, yemek odasından geçip mutfağa gidin ve böyle devam edin. Odanı n bir tarafından diğer tarafına giderken mantıksal ve tutarlı bir şekilde hareket edin. Ev eşyalarının her biri ek bir konum olarak görev alabilir. Hatırlamak istediğiniz her öğeyi konumlardan birine yerleştirin. Öğeleri hatırlamak istediğinizde evinizi gözünüzün önüne getirin. Zihninizde bir odadan diğerine geçin. Evinizde belirli bir yerle ilişkilendirdiğiniz her öğe, zihinsel olarak evinizde ilerlerken aklınıza gelmelidir.

Aşağıdaki alışveriş listesini hatırlamak isterseniz, metod şöyle çalışır;

Tıraş köpüğü

Şeftaliler

Sosisli

Ketçap

Dondurma

Evinizi hayal ederken ön kapının her tarafına tıraş köpüğü sıktığınızı hayal edin. Sadece ‘tıraş köpüğü’ kelimesini hayal etmeyin. Tıraş köpüğünün püskürtücüsüne bastığınızı ve köpüğü ön kapının her tarafına püskürttüğünüzü gerçekten hayal edin. Tıraş köpüğünün kokusunu da hayal etmeye çalışın aynı zamanda. Şimdi kapıyı açın, salona girin ve dev bir şeftalinin ön koridordaki basamaklardan aşağı yuvarlanıp size doğru geldiğini hayal edin. Şimdi oturma odasına girin ve 6 metre boyunda kovboy şapkası takmış ve şöminenin önüne uzanmış bir sosisli hayal edin. Yemek odasına girin ve eski moda bir hizmetçi kıyafeti giymiş bir şişe ketçapın masayı kurduğunu hayal edin. Son olarak mutfağa gidin ve sıcak sobanın üzerinde eriyen bir galon dondurma hayal edin.

Tüm listedeki öğeleri evin etrafına görsel olarak yerleştirdikten sonra alışveriş listenizi hatırlamaya çalıştığınızda tek yapmanız gereken ön kapınızı hayal etmek olacak. Tıraş köpüğünüzü anında göreceksiniz, salona girdiğinizde şeftali aklınıza gelecek ve böyle devam edecek.

Zihinsel görselleri ne kadar çirkin ve sıra dışı hale getirirseniz, onları hatırlamak da o kadar kolay olacaktır. Bu yöntemi, bir konuşmadaki önemli noktaları, bir etkinlik veya toplantıdaki kişilerin adlarını, yapmanız gereken şeyleri, hatta aklınızda tutmak istediğiniz bir düşünceyi bile hatırlamak için kullanabilirsiniz. Bu yöntem işe yarıyor gerçekten çünkü hatırlama biçiminizi değiştiriyor böylece bildiğiniz lokasyonları (yerleri) kullanarak kendinize ipucu verebiliyorsunuz. Lokasyonları iyi bildiğiniz bir sıralamaya göre düzenlerseniz, göreceksiniz ki daha kolay hatırlamak istediğiniz şeyi hatırlayacaksınız.

Çeviri için : Alev Yılmaz‘a teşekkür ederiz.

Continue Reading

Trend Gönderiler