Connect with us

Makale

Uzaktan Eğitim Ne Kadar Sürecek ?

Published

on

online eğitim

Uzaktan eğitim şüphesiz içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde en çok duyduğumuz kelimelerden bir tanesi. Peki bu kavram ne demek ? Gerçekten neyi ifade ediyor ? Eğitim konusunda ne kadar hazır olduğumuzu hiç irdeledik mi ? Uzaktan yapılan eğitimlerin ne kadar etkili olduğunu ölçebiliyor muyuz ? Gelin beraber bu soruların cevaplarını irdeleyelim.

Uzaktan eğitim aslında günümüzde yeni bir kavram değil. Uzun yıllardan beri gerek AÖF olsun gerekse AUZEF olsun, çeşitli şekillerde üniversiteler uzaktan eğitim noktasında çalışmalar yapıyor ve içeriklerini kullanıcı adı ve şifre girilmesi kaydıyla online ortamda yayınlıyorlar. Canlı ders dediğimiz sistemde de hocalar uzaktan bağlantılarla tecrübelerini öğrencilerle paylaşıyorlar.

online eğitim
online eğitim

MEB İÇİN PANDEMİ DÖNEMİNDE ZORUNLULUK – UZAKTAN EĞİTİM

Küresel bir salgın olan koronavirüsün bulaşıcı etkisi sebebiyle okullar maalesef tehlike arzetmeye başladı. Salgının her ne kadar gençler üzerinde büyük etkileri olmadığı bilinse de bu kitlenin virüsü taşıma tehlikesi evlerdeki milyonlarca yaşlı ve orta yaş ebeveynleri tehlikeye atıyor. Bu sebeple de okulların uzaktan eğitim sistemine geçmesi zorunluluğu ortaya çıkıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı ise altyapısı hazır olmadığı halde bu duruma hazırlıksız yakalanan taraf oldu. Ayrıca ülkenin her yerinde yeterli internet ve cihaz altyapısı hazır olmadığı için MEB kendi kabahati olmadığı halde bu durumdan etkilenen taraf oldu ve eğitim bir süre aksadı. Çareler arayan eğitimciler ise çareyi Zoom ve Google Meet gibi platformlarda ders vermekte buldular. Uzaktan eğitim platformları olmayan bu siteler bir şekilde uzaktan eğitime entegre edildi ve artık en yaygın kullanılan eğitim araçları haline geldiler. Özellikle Zoom dünya çapında ün kazandı.

MEB online eğitim sürecini eba üzerinden yürütüyor ve bunun için zoom entegrasyonu sağlayarak derslerin daha kolay işlenmesi için hızla teknik altyapısını tamamlamaya çalışıyor. Bu süreçte açtıkları portal üzerinden de süreci kontrol ediyorlar. Üzerine tıklayarak ulaşabileceğiniz bu portalda uzaktan eğitim araçları , bilgilendirme videoları , hazırlık dönemi programı, rehberler ve kitaplar yer alıyor.

İçerdikleri dahili araçlarla hem görüntülü hem de sesli bi şekilde eğitime olanak sağlayan bu siteler ve programlar online toplantıların da vazgeçilmezi haline geldi. Artık şirketler, okullar ve benzeri kurumlar virüs sebebiyle bir araya gelmekten çekindiği için bu platformları tercih ediyorlar.

Uzaktan Eğitim Başarılı Olabilir mi ?

Aslında bu sorunun cevabını vermek çok zor. Çünkü çok fazla değişken bulunuyor. Bu değişkenlerden bir kaçını saymakta fayda görüyorum. Ama şüphesiz en önemli değişken öğrencilerdeki içsel motivason elbette. Öğrencilerin öğrenme düzeyini belirleyen temel faktörlerin başında geliyor.

Öğrenciler online derslere katılmak istemiyor. Bunun bir çok sebebi var ancak en önemlisi ekranda bir noktaya uzun süre sabit bir şekilde odaklanmanın çok zor oluşu. Karşınızda bir görüntü ve ses var evet. Ancak etkileşim kurmak zorlaşıyor. Mesela iki tarafında kamerasının açık olması gerekiyor. Ancak taraflardan birinde kamera eksik ya da kusurlu olabiliyor.

uzaktan eğitim
uzaktan eğitim

Bunun yanında internet bağlantı problemlerinin yüksek olduğu bölgelerde görüntü aktarımı oldukça kalitesiz. Bu durumun özel sebebi ise upload hızı olarak vurgulanabilir. Ülkedeki en yaygın upload hızı 0,60 kbps yani 1 Mgbit bile değil. Bu durumda dosya indirme değil , dosya gönderme hızını etkiliyor. Ayrıca ping sürelerinin de çok yüksek olduğunu söylemekte fayda var. Bu sebeple dosyaların veya görüntünün aktarımı oldukça yavaş ve kalitesiz.

Tabi sınırlılıklar bununla da kısıtlı değil. Bilindiği üzere eğitimde fırsat eşitliği sağlanması gerekiyor. Peki kaç evde bilgisayari tablet veya akıllı cep telefonu var ? Bütün bunların tamamlanmadan uzaktan eğitim sürecinin ülke çapında eşit oranda sunulması nasıl mümkün olabilir ?

Her öğrenciye bir tablet ya da bilgisayar sunulduğunu varsayalım. Peki öğretmenler ? Öğretmenlerin bir bilgisayarı olmak zrounda mı ? Eğer maddi durumu el vermiyorsa meb öğretmenlere bilgisayar veriyor mu ? Sadece meb değil , aynı durum özel okullar için de geçerli elbette. Özel okullar da öğretmenlerine gereki imkanları sağlama noktasında yetersizler. Okuldan eğitim olanaklarının mümkün olmadığı zamanlarda evden ders yapmak zorunda kalan öğretmenler teknik yetersizliklerden dolayı sorunlar yaşıyorlar.

Uzaktan mı yoksa Yüz yüze mi ?

Şühesiz yüz yüze diye haykrdığınızı duyar gibiyim. Ancak burada da şu soruyu aklımıza getirmemiz gerekiyor. Günün belli saatlerinde uzaktan eğitim kapsamında yapılan derslerin kolaylıkları yok mu ? Şüphesiz teknik imkanlar sağlandığı taktirde zamandan ve mekandan tasarruf ettiren bu sitemin artıları oldukça fazla. Ancak eksileri ile kıyaslandığında malesef yüz yüze eğitimin daha başarılı olduğunu söylemek daha mümkün . Maalesef diyoruz çünkü bu süreçte bu pek de mümkün görünmüyor.

Yüz yüze eğitimin en temel artılarından bir tanesi göz teması ve direkt iletişim. Bu tabi sizlere doğrudan geri dönüt alabilme imkanı tanıyor. Ayrıca öğrencilerin oturduğu yerde sabit kalmasında sorun olmasa da öğretmen açısından hareket bir zorunluluk ve bu sadece yüz yüze eğitim sayesinde mümkün olabiliyor.

Uzaktan Eğitim Ne Kadar Sürer ?

Şüphesiz salgının yaza kadar bitmesine yönelik büyük bir beklenti var. Ancak Ülkeler genellikle DSÖ nün verdiği veriler kararlar dogrultusunda aksiyon alıyorlar. Dolayısıyla salgının dünyadaki seyri göz önünde tutulacaktır. Bu sebeple de kontrollü olarak mart ayından itibaren tüm kademelerde okulların açılacağı beklentisi güc kazanmaya başladı.

Evet beklentimiz mart sonu tüm okulların açılacağı yönündedir.

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Makale

Retorik ve Hitabetle Konuşmanızı Nasıl İlginç ve Etkili Hale Getirebilirsiniz

Published

on

retorik ve hitabet

Topluluk önünde konuşma, sadece dili iyi bir şekilde konuşma yeteğine sahip olmak demek değildir. Retorik ve hitabet sanatına göre iyi bir konuşmacı, psikoloji ve oyunculuk, felsefe ve analitik konularında da temel bir anlayışa sahip olmalıdır. Temel amacı sadece muhataplara belirli bilgileri iletmek değil, aynı zamanda dinleyicilerin ilgisini uyandırmak, dinleyicileri belirli eylemlerde bulunmaya teşvik etmektir.

10 Temel Retorik Kuralı

Retorikte, konuşma kalitesini etkileyen ve hitabetin merkezinde yatan 10 bileşen vardır. Yazımızın pdf dosyasına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Nesnellik

Kendi inançlarınızı değişmez bir gerçek olarak sunmamalısınız. Konuşmacının konuşması tarafsız ve bilgi doğru olmalıdır;

Özlülük

Çok sayıda ikincil bilgi içeren uzun bir monolog, diğerlerinden rahatsızlık ve olumsuz tepkilere neden olur. Konuşma metni, anlamlı ve bilgilendirici kalırken yeterince kısa ve özlü olmalıdır;

Netlik

Açıklık, karmaşık şeyleri basit kelimelerle açıklama, bilgiyi muhatap tarafından anlaşılabilir bir biçimde sunma yeteneğidir;

Görüntüler – Retorik ve Hitabet

Örnek olarak gerçek yaşam durumlarının kullanılması, karşılaştırma ve yan yana koyma, dinleyicide tanıdık şeylerle çağrışımları çağırır. Ortaya çıkan hisler ve duygular, bilginin algılanmasını kolaylaştırır ve konuşmayı daha akılda kalıcı hale getirir;

Retorik ve Hitabet

Fayda İlkesi

Söylenenlere dair ana fikir kolay kavranmalı ve çabuk ezberlenmelidir;

Voltaj

Muhatap büyülenmeli, ilgilenmeli ve entrikayı korurken ve gerginliğin derecesini artırırken, onu yavaş yavaş anlatının doruk noktasına getirmelidir;

Sürpriz

Standart olmayan bir yaklaşım ve duruma yeni bir bakış, izleyicinin konuşmacıya ve konuşmasına olan ilgisini artırır;

Doyma

Dinleyiciyi anlaşılması zor terim ve formülasyonlarla aşırı yüklememelisiniz, bunlar basit ve anlaşılır bilgilerle değiştirilmelidir;

Komik efekt

Mizah keskin köşeleri yumuşatır, izleyicinin mizacını çağrıştırır ve iyi bir şaka veya uygun tanıkla seyreltilmiş konuşmalar daha iyi hatırlanır;

Tarzı – Retorik ve Hitabet

İddialı ve yüce konuşmalar yapmamalısınız, ama aynı zamanda söylenenler kaba görünmemelidir. Hikaye anlatma stilinin seçimi, içeriğine ve sunum için hedef kitleye bağlıdır.

Konuşmanızı nasıl ilginç ve etkili hale getirebilirsiniz – 7 ipucu

Mizah anlayışı, ilginç gerçekler

Kuru, tatsız ve karmaşık terimlerle dolu bir konuşmacının konuşmasını dinlemek sıkıcıdır. Halk, ironi ile seyreltilmiş basit ve ilginç bir metni kolayca algılar.

Duraklatmalar

Duraklama, topluluk önünde konuşmanın ciddi bir unsurudur. Parlak bir ifadeden sonra durun. Bu seyircinin zihninde güçlü bir tepki uyandırır, entrikalar, gerginlik, merak uyandırır. Duraklamalarda sessiz olmaya çalışın ve mırıldanmayın: “eeee” veya “bunun gibi başka ne söylenebilir …”.

Güven

Dinleyicilerin güvenini oluşturun. Bana gelişigüzel bir şekilde kaç müşteriniz olduğunu veya bir işletmeyi ne zamandır yönettiğinizi, ne tür bir deneyime sahip olduğunuzu söyleyin. Henüz yaygın bir itibar oluşturmadıysanız, izleyicinin sözleriniz hakkında şüpheleri olacaktır. Gerçek hayattan örnekler verin.

Alaka düzeyi

Güncel konular hakkında konuşmak gerekiyor. Alaka düzeyi şu anda konunun önemi ve güncelliği olarak anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, haberdar olun. Örnekler verirseniz, kontrol edin; güncel olmayabilir. Yeter ki alaka düzeyi retorik ile uyumlu ve hitabet açısından yeterli olsun.

Aksanlar

Önemli kısımları vurgulayın. Hızlıca söylenen duygusal ifadeler insanları sıkıyor.

Bir düşünceyi hız, ses gücü, jestle vurgulayın. Vurgulamanın önemli olduğu ifadeyi açıkça vurgulayın: camı kırın, masaya çarpın. Konuşmaları metaforlar, hikayeler ve ifadelerle dolu. Sadelikleri ve parlaklıkları nedeniyle halk arasında rezonansa girerler.

Hikayeler

Hikayeler şeklinde anlatın: Bir şeyi nasıl başardınız, belirli durumlarda ne kadar ilginç ve eğlenceli anlar vardı. Dinleyiciler sizin yerinizde kendilerini denerler, hikayenizi yaşamaya başlarlar. 2017’de Otli’den bir iş adamının konferansına katıldım. Bana hangi zorlukları aşması gerektiğini, başlangıçta siyahi bir iş olarak nasıl geçimini sağladığını anlattı. Bu arada, yüksek eğitimi yok. Her şeyi irade ve karizma ile başardı. Gibi

“Önce” ve “sonra” alımı

Bir ürünün reklamını yaparken, dinleyicinin hayatının ürünü kullanmaktan nasıl değişmesi gerektiğini örneklerle sunun. Zayıflama ürünü satmak mı istiyorsunuz? Kilo verdikten “önce” ve sonra “sonra” resimleri gösterin, örneğin Christina Aguilera veya Polina Gagarina.

Sunumunuzun sonunda özetleyin ve harekete geçirici mesaj verin. Parlak, şok edici, orijinal!

Topluluk önünde konuşmaktan nasıl korkmamalı

Potansiyel başarısızlık korkusu ve sahne korkusu tamamen doğaldır ve birçok insanda ortaktır. Konuşma korkusunun arkasında gerçekten ne olduğunu anlamamız bizim için önemlidir, böylece ona etkili bir şekilde karşı koyabiliriz.

Sahne korkusu ya da olası başarısızlık korkusu, geniş bir izleyici kitlesi önünde performans sergilemek üzere olan kişiyi saran sürekli bir endişe durumudur.

Aşağıdaki ipuçlarını dinleyin:

Konunuzu bilin

Performans korkusunu hiçbir şey hazırlıklı olmak kadar bastırmaz. Konuşmanızın konusunu ve metnini bilin. Ve en önemlisi, izleyicilerinizi tanıyın. Neyle ve kiminle konuştuğunuzu biliyorsanız, paniğe kapılmanıza gerek yok.

Konuyu bilmek, sunumunuzda daha doğal ve ikna edici olmanızı sağlayacaktır. Ve aniden herhangi bir teknik arıza meydana gelirse, sizi hiç utandırmayacaktır: sonuçta, bilginizden% 100 eminsiniz!

Sakin ol

Sahne korkusunun “sadece kafada” olduğu gerçeğine rağmen, korkunun kendine özgü fizyolojik tezahürleri vardır. Dinleyicileriniz bunu fark edebilir. Başa çıkmanın en iyi yöntemi, olumsuz beklentileri olumlu olanlarla değiştirmektir. Söylediklerinizi unutursanız ne olacağı konusunda endişelenmek yerine, bir seyirci önünde iyi performans gösterirseniz ne olacağını düşünün. Basit görünse de, olumlu onaylamalar, topluluk önünde konuşmadan önce stresi azaltmaya gerçekten yardımcı olabilir.

Olası en kötü senaryoyu hayal edin

Olumlu düşünceler size yardımcı olmuyorsa, en kötü durum senaryosunu düşünün. Bir kez hayal ettiğinizde, bu senaryonun o kadar da korkutucu olmadığını anlayacaksınız. Bu rahatlamana yardımcı olacak.

Sonuçları hayal edin

İstediğiniz gibi adlandırın: yansıtma, hayal gücü, meditasyon. Ona hangi adı verdiğiniz önemli değil – sadece yapın. İdeal performansınızı şevk, mizah, güven ve profesyonellikle parladığınız bir seyirci önünde hayal edin. Başarı hakkında ne kadar çok düşünürseniz, başarma olasılığınız o kadar artar.

Dünya senin etrafında dönmüyor

Herkesin sizinle alay etmeyi, eleştirmeyi veya kınamayı beklediğini hissedebilirsiniz. Ancak durum bu değil. Tüm hatalarınız için tüm dünyanın sizi suçlayacağı hissinden kurtulun.

Sunumunuza, izleyicilere ve onlara ne vermek istediğinize odaklanın. Bunu yaparak, içinizde zaten biriken gerilimi azaltacaksınız.

Bir şeyler ters gittiğinde

Er ya da geç bir şeyler ters gidecek. Mikrofon veya projektör çalışmayabilir. Raporunuzun konusuna ve içeriğine sahipseniz, sizi pek rahatsız etmeyecektir. Mikrofon çalışmıyor mu? Boşver, sesini yükselt ve konuşmaya devam et. Teknik personel muhtemelen zaten soruna bir çözüm bulmak için çalışıyor. Ve evet, endişelenmelerine izin ver, sen rahat ol

Sakin ol ve kendinin önüne geçme

Konuşmanızı mümkün olan en kısa sürede bitirmek için acele etmeyin. Performansınıza sakin ve yavaş başlayın. Bu, en uygun konuşma hızını seçmenize, dinleyicilere alışmanıza ve izleyicinin size alışmasına izin verecektir.

İlk beş dakikaya konsantre olun

Tüm konuşmanızın sadece beş dakika sürdüğünü hayal edin. Bu, performansı daha az stresli hale getirir. Sunumunuzun ilk beş dakikasını “tamamlamaya” odaklanın – bu, sizi sakinleştirmek ve sürece dahil olmak için yeterli olacaktır.

Heyecanınız için asla özür dileme

Konuşmanızın çoğunda sakin görünecek ve heyecanınıza ihanet etmeyeceksiniz. Öyleyse neden izleyiciye bundan bahsediyorsun? Dizleriniz titriyor gibi görünmesine izin verin – seyircilerden kimse bunu fark etmeyecek, inan bana. Bu yüzden sadece bahsetmeyin, yoksa izleyicileriniz kendilerini gerecek, onlara söylediklerinizi dinlemeyi bırakacak ve konuşma tarzınızı değerlendirmeye başlayacaktır.

Hataların hakkında konuşma

Performansınızı hazırladınız ve provasını yaptınız, harika hissediyorsunuz. Ancak, zaten sahnede olduğunuz için, birden kafanızın karıştığını veya önemli bir şey söylemeyi unuttuğunuzu fark edersiniz. Böyle zamanlarda, bu hatayı bilen tek kişinin siz olduğunu unutmayın. Dinleyicileriniz hiçbir şeyden şüphelenmiyor. Bu yüzden mutlu bir cehalet içinde kalsalar bile, onları bilgilendirmeye değmez. Hatalarınızı kabul ederseniz, bazı dinleyiciler kasıtlı olarak başka kusurları aramaya başlayacaktır. Seyircinin dikkatini sunumunuzun ana amacından başka yöne çevireceksiniz.

Erken gel

Geç kalmak sadece heyecanınızı artıracaktır. Önceden konuştuğunuz yere gelin, alışın. Hatta daha rahat hissetmek için sahneye çıkabilir veya koridorda dolaşabilirsiniz.

Isınmak

Gergin olduğunuzda vücudunuzdaki kaslar sertleşir. Gösterinizden on beş dakika önce biraz ısınma yapın. Bu, kas gerginliğini giderecek ve vücudunuzu rahatlatacaktır.

Nefes almak

Heyecana her zaman hızlı nefes alma eşlik eder, bu da oksijen eksikliğine ve rahatlama kaybına neden olur. Sahneye çıkmadan bir dakika önce kendinizi sakinleştirmek için birkaç derin nefes alın.

Her şeyi iki kez kontrol edin

Raporunuzda bir dizüstü bilgisayar veya herhangi bir not kullanmanız gerekiyor mu? Her şeyin çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Mikrofon başında durduğunuzda, unutulmuş kağıtların ve notların peşinden koşmak için çok geç olacaktır. Ve bu, güveninizi büyük ölçüde azaltacaktır. Konuşmanızın metnini o kadar iyi bilin ki, mücbir sebepler durumunda bile tereddüt etmeden konuşmaya devam edebilirsiniz.

Ana tavsiye

Performans korkunuzun üstesinden gelmeye çalışmayın. Onunla çalışın! Kendinizi hazırlamalı ve konuşmanızın ilk birkaç dakikasında son derece heyecanlanacağınızı kabul etmelisiniz. Kaygınızı ne kadar bastırmaya çalışırsanız, o kadar güçlenir. Bu yüzden sunumunuza odaklanın. Heyecan yavaş yavaş azalacaktır. Retorik ve Hitabet sanatının büyüsü sizi mükemmel bir konuşmacı yapabilir.

Continue Reading

Makale

Loci Hafıza Teknigi

Published

on

loci hafıza tekniği

Loci metodu

Loci metodu hafızayı güçlendiren bilinen en eski metod olarak adlandırılır. Loci, locus kelimesinin çoğul halidir ve anlamı yer ya da konum demektir. Aşina olduğunuz yerleri en iyi hatırlayabileceğiniz varsayımına dayanmaktadır. Yani hatırlamak istediğiniz bir şeyi çok iyi bildiğiniz bir yerle ilişkilendirirseniz, o konum size hatırlamanız için bir ipucu sağlayacaktır.

loci hafıza tekniği
loci hafıza tekniği

Roma imparatorluğu döneminde geliştirilen locus metodu bir çeşit düğüm metodudur. Cicero’ya göre bu yöntem akşam yemeği sırasında çöken binadan kurtulan tek kişi olan Ceous Sİdemer’in şairi tarafından geliştirilmiştir. Simonides misafirlerin nerede olduğunu hatırlayarak tanınmayacak kadar ezilmiş ölüleri teşhis edebilmiştir. Bu deneyimden sonra, herhangi bir şeyi bir konumun zihinsel imgesiyle ilişkilendirerek hatırlamanın mümkün olabileceğini fark etmiştir. Bu arada yazının pdf halini bu linkten indirebilirsiniz.

Loci sistemi hem yunanlı hem de Romalı konuşmacılar/hatipler tarafından bir hafıza aracı olarak kullanılmıştır. O dönemlerde notların yardımı olmadan yapılan konuşmalarda bu teknikten yararlanılmıştır. Yaklaşık M.Ö. 500 yılına kadar uzanan bu sistem, fonetik ve peg sistemlerinin tanıtıldığı 1600’lerin ortalarına kadar en popüler hafıza güçlendirici sistemdi. Bu metod özellikle, eğer görselleştirme yönünüz iyiyse işe yarar. metod şu şekilde çalışıyor:

loci Hafıza Tekniği nin  Uygulanışı

Kendi eviniz gibi iyi bildiğiniz bir yer düşünün. Bir dizi konumu mantıksal sırayla bir yerde görselleştirin.

Örneğin; normalde evinizde ön kapıdan arka kapıya doğru giden yolu zihninizde görselleştirin. Ön kapıdan başlayın, koridordan geçin, otuma odasına dönün, yemek odasından geçip mutfağa gidin ve böyle devam edin. Odanı n bir tarafından diğer tarafına giderken mantıksal ve tutarlı bir şekilde hareket edin. Ev eşyalarının her biri ek bir konum olarak görev alabilir. Hatırlamak istediğiniz her öğeyi konumlardan birine yerleştirin. Öğeleri hatırlamak istediğinizde evinizi gözünüzün önüne getirin. Zihninizde bir odadan diğerine geçin. Evinizde belirli bir yerle ilişkilendirdiğiniz her öğe, zihinsel olarak evinizde ilerlerken aklınıza gelmelidir.

Aşağıdaki alışveriş listesini hatırlamak isterseniz, metod şöyle çalışır;

Tıraş köpüğü

Şeftaliler

Sosisli

Ketçap

Dondurma

Evinizi hayal ederken ön kapının her tarafına tıraş köpüğü sıktığınızı hayal edin. Sadece ‘tıraş köpüğü’ kelimesini hayal etmeyin. Tıraş köpüğünün püskürtücüsüne bastığınızı ve köpüğü ön kapının her tarafına püskürttüğünüzü gerçekten hayal edin. Tıraş köpüğünün kokusunu da hayal etmeye çalışın aynı zamanda. Şimdi kapıyı açın, salona girin ve dev bir şeftalinin ön koridordaki basamaklardan aşağı yuvarlanıp size doğru geldiğini hayal edin. Şimdi oturma odasına girin ve 6 metre boyunda kovboy şapkası takmış ve şöminenin önüne uzanmış bir sosisli hayal edin. Yemek odasına girin ve eski moda bir hizmetçi kıyafeti giymiş bir şişe ketçapın masayı kurduğunu hayal edin. Son olarak mutfağa gidin ve sıcak sobanın üzerinde eriyen bir galon dondurma hayal edin.

Tüm listedeki öğeleri evin etrafına görsel olarak yerleştirdikten sonra alışveriş listenizi hatırlamaya çalıştığınızda tek yapmanız gereken ön kapınızı hayal etmek olacak. Tıraş köpüğünüzü anında göreceksiniz, salona girdiğinizde şeftali aklınıza gelecek ve böyle devam edecek.

Zihinsel görselleri ne kadar çirkin ve sıra dışı hale getirirseniz, onları hatırlamak da o kadar kolay olacaktır. Bu yöntemi, bir konuşmadaki önemli noktaları, bir etkinlik veya toplantıdaki kişilerin adlarını, yapmanız gereken şeyleri, hatta aklınızda tutmak istediğiniz bir düşünceyi bile hatırlamak için kullanabilirsiniz. Bu yöntem işe yarıyor gerçekten çünkü hatırlama biçiminizi değiştiriyor böylece bildiğiniz lokasyonları (yerleri) kullanarak kendinize ipucu verebiliyorsunuz. Lokasyonları iyi bildiğiniz bir sıralamaya göre düzenlerseniz, göreceksiniz ki daha kolay hatırlamak istediğiniz şeyi hatırlayacaksınız.

Çeviri için : Alev Yılmaz‘a teşekkür ederiz.

Continue Reading

Makale

10 En Eski Uygarlık

Published

on

stone abidesi

10. İnka Medeniyeti

Medeniyet Adı: İnka uygarlığı
Dönem: 1438 AD – 1532 AD
Orijinal Yeri: Günümüz Peru
Şimdiki Konumu: Ekvador, Peru ve Şili
Başlıca Özellikler: Cristof Kolomb’tan önceki dönemde Güney Amerika’nın en büyük imparatorluğu olarak nam saldı. En eski uygarlık listesinde 10.cu sırada.

İnka uygarlığı
İnka Medeniyeti eski uygarlık

İnka medeniyeti, köklü ve gelişen bir toplumdu. İnkalar, güneş tanrısı Inti’nin dindar takipçileriydi .Kralları, güneşin çocuğu anlamına gelen “Sapa Inca” olarak anılıyordu. İlk İnka imparatoru Pachacuti, başkenti mütevazı bir köyden puma şeklinde düzenlenmiş büyük bir şehre dönüştürdü. Atalara tapınma geleneğini genişletmeye devam etti. Kral öldüğünde, oğlu tüm gücü alacaktı, ancak serveti diğer akrabalarına dağıtılacak ve karşılığında mumyasını koruyacak ve siyasi nüfuzunu koruyacaktı. 

Bu durum , büyük inşaatçılar haline gelen İnkaların gücünde önemli bir artışa yol açtı, Machu Picchu ve Cusco şehri gibi bugün hala ayakta olan kaleler ve siteler inşa ettiler.

9. Aztek Medeniyeti

Medeniyet Adı: Aztek uygarlığı
Dönem: 1345 AD – 1521 AD
Orijinal Yer: Kolomb öncesi Meksika’nın güney merkezi bölgesi
Şu anki konumu: Meksika
Önemli Özellikler: Nahuatl ana dil oldu. En eski uygarlık listesinde 9. sırada

Aztek Piramidi
Aztek Medeniyeti Aztek piramidi – eski uygarlık

Aztekler, İnkaların Güney Amerika’da güçlü rakipler olarak ortaya çıktığı sıralarda sahneye çıktılar. 1200’lerde ve 1300’lerin başlarında, günümüz Meksika’sındaki insanlar üç büyük rakip şehirde – Tenochtitlan, Texcoco ve Tlacopan’da yaşıyordu. 1325 civarında, bu rakipler bir ittifak oluşturdu ve yeni devlet Meksika Vadisi’ne hakim oldu. O zamanlar insanlar Meksika adını Azteklere tercih ediyordu. Azteklerin yükselişi, Meksika ve Orta Amerika’da başka bir etkili medeniyet olan Mayaların düşüşünün yüzyılı içindeydi.

Tenochtitlan şehri askeri güç üssüydü ve yeni toprakların fethi için öncü oldu, ancak Aztek imparatoru her şehri veya bölgeyi doğrudan yönetmedi. Yerel yönetimler yerinde kaldı ve Üçlü İttifak’a çeşitli miktarlarda haraç ödemeye zorlandı. 1500’lerin başında, Aztek uygarlığı gerçekten gücünün zirvesindeydi. Ama sonra İspanyollar geldi. Bu, İnkalar ve İspanyol fatihler ile 1521’de ünlü (ya da daha ziyade kötü şöhretli) Hernan Cortes önderliğinde bir araya getirdikleri yerli müttefikler arasında büyük bir savaşa yol açtı. Bu kararlı savaştaki bir yenilgi, sonunda bir zamanlar ünlü olanların , Aztek İmparatorluğunun düşüşüne yol açtı.

8. Roma Medeniyeti

Uygarlık Adı: Roma uygarlığı
Dönem: MÖ 550 – MS 465
Orijinal Yer: Latini Köyü
Bulunduğu Yer: Roma
Başlıca Önemli Noktalar: En güçlü antik uygarlık. En eski uygarlık listesinde 8.sırada

Roma medeniyeti, MÖ altıncı yüzyılda ortaya çıktı. Antik Roma’nın kuruluşunun ardındaki hikaye bile efsane malzemesidir. Gücünün doruğunda, Roma İmparatorluğu muazzam bir toprak parçasına hükmetti ve günümüzün tüm Akdeniz ülkeleri antik Roma’nın bir parçasıydı.

Erken Roma krallar tarafından yönetiliyordu, ancak yalnızca yedisi hüküm sürdükten sonra insanlar kendi şehirlerinin kontrolünü ele geçirdi ve kendilerini yönetti. Kendilerini yöneten Senato olarak bilinen bir konsey kurdular. Bu noktadan itibaren Roma, Roma Cumhuriyeti olarak anıldı.

Roma ayrıca , Jül Sezar, Trajan ve Augustus gibi insanlık tarihinin en büyük imparatorluklarından bazılarının yükselişini ve düşüşünü gördü . Ama sonunda imparatorluk o kadar genişledi ki, onu tek bir çatı altına almak mümkün olmadı. Sonunda, Roma İmparatorluğu Avrupa’nın kuzeyinden ve doğusundan milyonlarca barbar tarafından istila edildi.

7. Pers Medeniyeti

Medeniyet Adı: Pers uygarlığı
Dönem: MÖ 550 – MÖ 331
Orijinal Konum: Batıda Mısır, kuzeyde Türkiye ve Mezopotamya yoluyla doğuda İndus nehrine
Şimdiki Konum: Modern İran
Başlıca Özellikler: Kraliyet yolu. En eski uygarlık listesinde 7.sırada

Eski Pers uygarlığının aslında dünyadaki en güçlü imparatorluk olduğu bir dönem vardı. Persler, sadece 200 yıldan biraz fazla bir süredir iktidarda olsalar da, iki milyon mil kareyi kaplayan toprakları fethettiler. Pers İmparatorluğu, Mısır’ın güney bölgelerinden Yunanistan’ın bazı bölgelerine ve doğudan Hindistan’ın bazı bölgelerine kadar askeri gücü ve bilge yöneticileriyle biliniyordu.

Sadece 200 yıl içinde böylesine geniş bir imparatorluk yaratmadan önce, MÖ 550’den önce, Pers (veya o zamanlar adıyla Persler) birkaç lider arasında hiziplere bölünmüştü. Ancak daha sonra Büyük Cyrus olarak bilinen Kral Cyrus II iktidara geldi ve eski Babil’i fethetmeden önce tüm Pers krallığını birleştirdi. Aslında fethi o kadar hızlıydı ki, MÖ 533’ün sonunda, çok doğuda Hindistan’ı işgal etmişti. Cyrus’un ölümünden sonra bile, torunları bu acımasız genişlemeye devam etti ve hatta şimdi efsanevi savaşta cesur Spartalılarla savaştı. İlk dönemlerinde, eski Pers, tüm Orta Asya ve Mısır’a hükmetti. Ancak efsanevi Makedon askeri Büyük İskender tüm Pers İmparatorluğu’nu dize getirdiğinde ve MÖ 330’da medeniyeti fiilen sona erdirdiğinde tüm bunlar değişti.

6. Antik Yunan Medeniyeti

Medeniyet Adı: Yunan uygarlığı
Dönem: MÖ 2700 – MÖ 479
Orijinal Yeri: İtalya, Sicilya, Kuzey Afrika ve Fransa kadar batıda
Bulunduğu Yer: Yunanistan
Başlıca Özellikler: Demokrasi ve Senato kavramları, Olimpiyatlar. En eski uygarlık listesinde 6.sırada

Eski Yunanlılar en eski uygarlık olmayabilir, ancak şüphesiz en etkili olanlardan biridir. Antik Yunanistan’ın yükselişi Kiklad ve Minos uygarlıklarından gelse de (MÖ 2700 – MÖ 1500), Yunanistan’ın Argolid kentindeki Franchthi Mağarası’nda MÖ 7250 yıllarına tarihlenen gömülere dair kanıtlar var. Bu medeniyetin tarihi o kadar uzun bir zaman dilimine yayılmıştır ki tarihçiler onu farklı dönemlere ayırmıştır, bunların en popülerleri Arkaik, Klasik ve Helenistik dönemlerdir. Bu dönemler, birçoğu dünyayı sonsuza dek değiştiren ve bugün hala konuşulmakta olan bir dizi antik Yunan’ın ilgi odağı haline geldiğini gördü.

Diğer şeylerin yanı sıra, Yunanlılar eski Olimpiyatları icat ettiler ve demokrasi ve Senato kavramını oluşturdular. Modern geometri, biyoloji ve fiziğin temellerini attılar. Tarih kitapları, icatları, teorileri, inançları ve kahramanlıkları sonraki medeniyetler üzerinde önemli bir etkiye sahip olan bu isimlerle doludur.

5. Çin Medeniyeti

Uygarlık Adı: Çin uygarlığı
Dönem: MÖ 1600 – MÖ 1046
Orijinal Yeri: Sarı Nehir ve Yangtze bölgesi
Şimdiki Konumu: Çin Ülkesi
Başlıca Özellikler: Kağıt ve ipek icadı . En eski uygarlık listesinde 5.sırada

Eski Çin uygarlığı Çin Medeniyeti
Çin Medeniyeti – eski uygarlık

Han Hanedanlığı olarak da bilinen antik Çin, beşinci sırada yer alıyor ve şüphesiz en çeşitli tarihlerden birine sahip. Aslında, Çin’de hüküm süren ilk hanedanlardan sonuncusuna kadar tüm hanedanları düşünürseniz, çok büyük bir zaman diliminin kapsanması gerekir.

Sarı Nehir medeniyetinin, ilk hanedanların dayandığı yer olduğu için tüm Çin medeniyetinin başlangıcı olduğu söyleniyor. MÖ 2700’lerde efsanevi Sarı İmparatorun hükümdarlığı başladı ve daha sonra Çin anakarasını yönetmeye devam eden birçok hanedanın doğmasına yol açtı.

MÖ 2070’de Xia hanedanı, eski tarihi tarihçelerde anlatıldığı gibi tüm Çin’i yöneten ilk hanedandır. O andan itibaren, Xinhai Devrimi ile MS 1912’de Qing hanedanlığının sonuna kadar farklı dönemlerde kontrolü elinde tutan bir dizi hanedan vardı. Bu, dört bin yıldan fazla eski Çin medeniyetinin sonunu işaret ediyordu. Ancak bu zamana kadar Çin, dünyaya barut, kağıt, matbaa, pusula, alkol, toplar ve daha fazlası gibi en yararlı icatlarından ve ürünlerinden bazılarını verdiler.

4. Maya Medeniyeti

Medeniyet Adı: Maya uygarlığı
Dönem: MÖ 2600 – MS 900
Orijinal Yeri: Günümüz Yucatan civarında
Şimdiki Konumu: Yucatan, Quintana Roo, Campeche, Tabasco ve Chiapas, Meksika’da ve güneyde Guatemala, Belize, El Salvador ve Honduras’ta
Başlıca Önemli Noktalar : Karmaşık astronomi anlayışı. En eski uygarlık listesinde 4.sırada

Maya uygarlığı, MÖ 2600
Maya Uygarlığı – eski uygarlık

Antik Maya uygarlığı, Orta Amerika’da yaklaşık MÖ 2600’den itibaren gelişti ve tanıttığı takvim nedeniyle çok konuşuldu. Bir kez kurulduktan sonra, Maya medeniyeti gelişmeye ve zirvede yaklaşık 19 milyonluk patlayan bir nüfusla son derece sofistike hale geldi. MÖ 700’de Mayalar, taşa oyulmuş güneş takvimleri oluşturmak için kullandıkları kendi yazı sistemlerini çoktan tasarlamışlardı. Onlara göre dünya, takvimlerinin başladığı tarih olan MÖ 11 Ağustos 3114’te yaratıldı. Tahmini bitiş tarihi 21 Aralık 2012 idi.

Eski Mayalar, çağdaş uygarlıklarının çoğuna kıyasla kültürel açıdan zengindi ve Mayalar ve Aztekler, çoğu Mısır’dakilerden daha büyük olan piramitler inşa ettiler. Ancak Mayaların ani düşüşü ve ani sonu, uzun zamandır antik tarihin en ilgi çekici gizemlerinden biri olmuştur: Neden 19 milyondan fazla insandan oluşan son derece sofistike bir medeniyet olan Mayalar, sekizinci veya dokuzuncu yüzyılda bir anda aniden çöktü? Ancak Maya halkı tamamen ortadan kaybolmadı; torunları hala Orta Amerika’nın bazı bölgelerinde yaşıyor.

3. Eski Mısır Medeniyeti

Medeniyet Adı: Mısır uygarlığı
Dönemi: MÖ 3150 – MÖ 30
Orijinal Yeri: Nil
Kıyısı Bulunduğu Yer: Mısır
Başlıca Özellikler: Piramitlerin İnşası. En eski uygarlık listesinde 3.sırada

Eski Mısır uygarlığı
Eski Mısır Uygarlığı – eski uygarlık

Eski Mısır, bu listedeki en eski ve kültürel açıdan zengin medeniyetlerden biridir. Nil kıyılarından gelen görkemli bir uygarlık olan eski Mısır uygarlığı, olağanüstü kültürü, firavunları, kalıcı piramitleri ve Sfenks ile tanınır.

Medeniyet, MÖ 3150 civarında (geleneksel Mısır kronolojisine göre) Yukarı ve Aşağı Mısır’ın ilk firavun yönetiminde siyasi birleşmesi ile birleşti. Ancak, MÖ 3500’ün başlarında Nil vadisi çevresinde yerleşimciler olmasaydı bu mümkün olamazdı.

Eski Mısır tarihi, ara dönemler olarak bilinen göreli istikrarsızlık dönemleriyle ayrılmış bir dizi istikrarlı krallığa bölünebilir: İlk Tunç Çağı’nın Eski Krallığı, Orta Tunç Çağı’nın Orta Krallığı ve Geç Tunç’un Yeni Krallığı Yaş.

Eski Mısır bize piramitleri, antik firavunları bugüne kadar koruyan mumyaları, hiyeroglifleri ve çok daha fazlasını verdi. Eski Mısır zirvesine, Büyük Ramesses gibi firavunların öylesine bir otorite ile hüküm sürdüğü Yeni Krallık döneminde ulaştı ve bir başka çağdaş uygarlık olan Nubyalılar da Mısır egemenliğine girdi.

2. İndus Vadisi Medeniyeti

Medeniyet Adı: İndus Vadisi uygarlığı
Dönemi: MÖ 3300 – MÖ 1900
Orijinal Yeri: İndus nehri havzası çevresinde
Şimdiki Konum: Kuzeydoğu Afganistan’dan Pakistan’a ve kuzeybatı Hindistan’a kadar
Önemli Özellikler: 1.25 milyon km’yi kapsayan en yaygın uygarlıklardan biri . En eski uygarlık listesinde 2.sırada

Indus vadisi uygarlığı
indus vadisi – eski uygarlık

Bu listedeki en eski medeniyetlerden biri olan İndus Vadisi medeniyeti, İndus Vadisi bölgesinde ortaya çıkan sonraki medeniyetlerin tam kalbinde yer almaktadır. Bu medeniyet bugün Afganistan’ın kuzeydoğusundan Pakistan’a ve Hindistan’ın kuzeybatısına kadar uzanan alanlarda gelişti. Eski Mısır ve Mezopotamya ile birlikte, antik dünyanın ilk üç medeniyetinden biriydi ve üçü içinde en yaygın olanıydı ve 1,25 milyon kilometrelik bir alanı kaplıyordu.

Nüfusun tamamı, Asya’nın en büyük nehirlerinden biri olan İndus nehri havzasına ve bir zamanlar kuzeydoğu Hindistan ve doğu Pakistan’dan akan Ghaggar-Hakra adlı başka bir nehre yerleşti.

Harappan medeniyeti ve adını medeniyet kalıntılarının bulunduğu kazı alanlarından alan Mohenjo-Daro medeniyeti olarak da bilinen bu medeniyetin zirve aşamasının MÖ 2600’den MÖ 1900’lere kadar sürdüğü söyleniyor. İndus Vadisi medeniyetinde sofistike ve teknolojik olarak gelişmiş bir şehir kültürü belirgindir ve başkentini bölgedeki ilk şehir merkezi yapar.
İndus Vadisi uygarlığının insanları uzunluk, kütle ve zamanı ölçmede büyük doğruluk elde etmiş ve kazılarda bulunan eserlerden yola çıkarak kültürün sanat ve zanaat açısından da zengin olduğu açıktır.

1. Mezopotamya Medeniyeti

Medeniyet Adı: Mezopotamya uygarlığı
Dönem: MÖ 3500 – MÖ 500
Orijinal Yer: Kuzeydoğu, Zagros dağlarının yanında, güneydoğuda Arap platosunun bulunduğu
Şimdiki Yer: Irak, Suriye ve Türkiye
Anlamı: Nehirler arası arazi (eski Yunan)
Başlıca Özellikler: Dünyadaki ilk uygarlık Dünya. En eski uygarlık listesinde birinci sırada

Mezopotamya Uygarlığı, en eski uygarlık
Mezopotamya uygarlıkları mezopotamya medeniyeti – eski uygarlık

Ve işte burada, ortaya çıkan ilk uygarlık. Mezopotamya’nın kökeni o kadar eskiye dayanır ki, onlardan önce herhangi bir uygar toplumla ilgili bilinen hiçbir kanıt yoktur. Antik mezopotamyanın zaman çizelgesinin genellikle MÖ 3300’den MÖ 750’ye kadar olduğu kabul edilir. Mezopotamya, genellikle uygar toplumun gerçekten şekillenmeye başladığı ilk yer olarak kabul edilir. İnsanların tarım fikrini geliştirdiği ve yavaş yavaş hayvanları hem yiyecek hem de tarıma yardımcı olmak için evcilleştirmeye başladığı MÖ 8000 civarında bir yerdeydi.

İnsanlar Mezopotamyalılardan çok önce sanat yaratıyordu ama bu insan medeniyetinin değil, insan kültürünün bir parçasıydı. Bunu rafine eden, tüm bu sistemleri ekleyen, resmileştiren ve ilk uygarlığı yaratmak için birleştiren Mezopotamya uygarlığıydı. Günümüz Irak’ının daha sonra Babil, Sümer ve Asur Yaylaları olarak bilinen bölgelerinde zenginleştiler.

Sonuç

Modern zaman kültürü ve uygarlığı, milyonlarca yıllık insan evriminden sonra ortaya çıkan ilk uygarlıklara çok şey borçludur. İnsan uygarlığı, tanımlanmış iletişim araçlarının olmadığı ve avlanmanın birincil besin kaynağı olduğu bir çağdan çok yol kat etti. Yavaş yavaş, tarım yiyecek aramadan devraldı, hayvanlar evcilleştirildi, toplumlar yaratıldı ve geliştirildi ve nihayetinde bugün yaşadığımız toplumlara yol açtı. Burada listelenen her bir medeniyet birçok yönden katkıda bulunmuştur: yeni icatlar, yeni fikirler, yeni kültürler, felsefeler, yaşam tarzları, vb. Medeniyetin beşiğinden günümüze, haline geldiğimiz şey, daha önce gelen tüm medeniyetlerin bir sonucudur.

Continue Reading

Trend Gönderiler