Finlandiya Egitim Sistemi

Finlandiya Egitim Sistemi

Finlandiya , bu gün dünyadaki refah seviyesi en yüksek ülkelerden biri ve eğitim konusunda da son yıllardaki atılımı ile bütün dünyaya örnek olmuş durumdadır. Peki Finlandiya eğitim sistemini avrupadaki en başarılı eğitim sistemi yapan nedir ?

Finlandiya Egitim Sistemi Hakkında

Finlandiya , bu gün dünyadaki refah seviyesi en yüksek ülkelerden biri ve eğitim konusunda da son yıllardaki atılımı ile bütün dünyaya örnek olmuş durumdadır. Peki Finlandiya eğitim sistemini avrupadaki en başarılı eğitim sistemi yapan nedir ?

Şüphesiz bu sorunun bir çok cevabı bulunuyor. Şimdi beraber irdelemeye devam ediyoruz. Bakalım Finliler, neyi daha doğru yapmayı başarmışlar.

finlandiya egitim sistemi

1.Finlandiya’da okula başlama yaşı 7 olarak belirlenmiş durumda ve bu yaştan itibaren çocuklar bağımsızlıklarını kazanmaya başlıyorlar. Öyleki okula kendileri gelmeliler. Eve kendileri gitmeliler. Çocuklar, bireyselliğin ne olduğu konusunda fikir sahibi olmalıdırlar.

Bununla beraber kendi sorumluluklarını bilirler. Ebeveynlerin çocukları ders çalışmaya zorlama gibi bi misyonları yok.

2. Bu kısım benim en sevdiğim kısım. Eğitim sisteminde müfredat çok genel ve çerçevesi çok esnek. Yani öğretmenler vermek istedikleri beceriyi kazandırmak için kendileri müfredat oluşturabiliyor ve bu konuda oldukça özgürler. Bu nokta belirtmeden geçmeyelim. Öğrenciler de müfredatlarını şekillendirebiliyorlar.

3. Bizim ülkemizde de uygulanmaya başlanan 1-3 ilkokul seviyesinde sınıflarda not verilmemesi durumu Finlandiya egitim sisteminde 6.sınıfa kadar geçerli. Öğrencilere kesinlikle not verilmemesinin yanısıra buna benzer standart hiçbir teste de tabi tutulmuyorlar.

4. Öğretmenlerin kişisel gelişimlerine zaman ayırması için haftada en az 2 saat belirlemesi gerekiyor. Öğrencilere ise günde sadece 4 saat ders veriliyor. Öğrencilere teneffüs için 75 dakikalık bir zaman dilimi ayrılmış durumda. Bu nedenle bol bol oyun oynayabiliyor veya çeşitli aktiviteleri değerlendiyorlar. Ülkemizde bu süre ortalama 45 dakika kadar.

5. Öğretmenlerin en az 2 yıl yüksek lisanslarının olması gerekiyor. Bunu mesleki açıdan değerlendirdiğimizde Türkiye’de karşılığı yok . Zira Türkiye’de mezun olur olmaz öğretmen olabilen çok az insan var. Bununla beraber üniversite eğitim sistemlerimiz de farklı. Bizde uygulanan pedagojik formasyon, orada uygulanan master sistemine benziyor . Aslında bu şu demek . Öğretmenlerimiz master yapıyor. Üniversitelerde bitirme ödevleri 1 dönem boyunca uygulandığı için ise Tez niteliği yaşıyor.

Öğretmenlik Finlandiya toplumunda en değerli mesleklerden biri ve öğretmenler mesleki açıdan endişe taşımıyorlar. Öğretmenlerin değerlendirilmesi söz konusu değil ve zaten %10’luk bir dilim içerisinden seçiliyorlar. Yani bizim ülkemizde uygulanan saçma sapan 500 kere seçmek ve yine de denetime tabi tutmak gibi bir uygulama yok. Bu da uygulamada öğretmenlerin özgüvenini ve rahatlığını arttırarak verimliliği arttırıyor.

6. Öğrencilere kesinlikle ödev verilmiyor. Bunun sebebi ise öğrenme etkinliklerinin yerinin okul olduğunun düşünülmesi. Bunda kesinlikle haklılar çünkü hiçbir öğrenci hem okulda hem de evde ders içerikleri ile boğuşmak istemez. Öğrenme etkinliği okulda başarılı bir süreç olarak işlendiği taktirde ev ödevine gerek kalmayacaktır.

Bizim ülkemizdeki en büyük eksiklerden biri de hem okulda hem de evde ders işlenmesi zorunluluğudur. Bunun çeşitli sebepleri vardır elbette. Öğrenci sayısından tutun da okul ortamlarının yetersizliğine ve hatta sınav sisteminin varlığına kadar bir çok sebepten ötürü ödevler zorunluluk haline gelmektedir. Öğrencilerin öğrenme ortamlarının kişi sayısı bakımından az olması gerekmektedir. Bu da ülkemiz okullarında pek mümkün görünmemektedir.

7.Her öğrenci için bireyselleştirilmiş eğitim programları uygulanıyor. Her sistemin her öğrenciye uygulanamayacağı göz ardı edilmezse zaten bir çok eğitim problemi otomatik olarak ortadan kalkıyor. Öğrencilerin birşeyleri öğrenip öğrenmediği gözlemleniyor ve öğretmen, sıkılan öğrencilere bireyselleştirilmiş eğitim ortamı oluşturuyor.

8. Finliler spora önem veriyor . Ancak fanatik karşılaşmalar yok ve takımlar kurulmuyor. Bu noktada yarışma ruhunun olmasını istemiyorlar.

9. Finlandiya’da özel okul kavramı oluşmamıştır. Devlet okulların tümünü finanse ediyor ve ücretsiz yemek dahil bütün masraflar devlet tarafından karşılanıyor.

10. Çocuklar zeka seviyesi ve kişisel farklılıklar gözetilmeden aynı sınıflarda okutuluyor. Eşitlik öğrenciler arasında olması gereken ve göz ardı edilmeyen bir unsur. Böylece öğrenciler arasında üstünlük algısının yıkılması hedefleniyor. Modern eğitim sistemlerinde eğer öğretim faaliyetleri için zaman- mekan müfredat kısıtlamaları varsa bu çok riskli bir uygulama. Ancak eğer Finliler gibi böyle endişeleriniz yoksa sınıfların homojen olmasında da bir sakınca yok.

11. Maaşlar ise öğretmenler için oldukça tatmin edici. Bir müdür ile bir öğretmen aynı rakamları alıyorlar. kıdemli öğretmenler ise elbette daha fazla maaş alıyorlar.

12. Son olarak şunu belirtelim. Fin okullarında tüm işleri öğrenciler yapıyor. Öğretmenler ve öğrenciler el ele vererek tüm işleri yürüttüğü için okullarda hizmetli kadrosu istihdam edilmiyor. Böylece öğrenciler sorumluluk sahibi oluyor.

Burada anlattıklarım sizlere Maria Montessori eğitim sistemini çağrıştırmış olabilir . Zira kendisi bu eğitim sisteminin temellerini çok önceleri atmış durumda. Finlilere ise uygulamak kalmış. Dileğim ülkemizde de mümkün kılınabilmesidir.

https://www.youtube.com/channel/UC0g2aiX7Gp_zl2B2GGZc9Dw?view_as=subscriber

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsor